SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

30 Ağustos Zafer Bayramı

Yazının Giriş Tarihi: 30.08.2016 08:48

Kime diyorum ?

İşlerine gelmediği zaman 'görmedim; duymadım; bilmiyorum' hikayesindeki üç maymunu oynadıklarını biliyoruz.

Aynen bugün olduğu gibi...

KUTLAMA İPTALİ

Çağdaş, demokrat insanlar romantik olur, ne yazık ki olumlu her şeye çarçabuk inanır.

Birlik beraberlik çizgisinde, her tür desteği veren insanımız, yine beklendik aynı hüsran ile karşılaştı işte:

'Şehitlerin mukaddes hatıralarına duyulan saygıdan' dolayı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları iptal edildi.

Aklınız alıyor mu?

Daha yeni köprü açılışları, düğünler, balon uçurmalar, şarkılar, türküler, marşlar çaldınız.

Bize yalan söylemekten uslanmayacak mısınız ey kandırılanlar ?

Anlayacağınız dilden yazayım:

- Akıl fikir ihsan eyleye, biraz izan yaaa !

NASIL DEMOKRASİ AMA...

Ne yazık ki, her değeri erozyona uğrayan ülkemde, tarihin dişlileri kırılıp, çarkları bazen, benim/senin/hepimizin yüzünden, geri dönebiliyor...

Ve fakat; aydınlık günlere olan inanç, tükenmiyor...

Dün gece, lise üçüncü sınıfa giden kızım, evde tişört seçmeye uğraşıyor. Sordum 'arkadaşlar ile yazıştık, yarın hepimiz kırmızı beyaz Atatürk baskılı tişörtlerimizi giyeceğiz' dedi.

Nasıl sevinmem...

Elbette 'bayrak cumhuriyetçisi' değiliz. 

Ancak, demokrasi nöbeti tutan kardeşlerim, o milyonlarca bayrağı ne yaptı ?

Niye bu müthiş günde evlerini söslemez, balkonlarına asmaz ?
Kıt aklım, almıyor...

- Nerede şehitlerimizin mukaddes hatıralarına saygı, vefa?

ÖNYARGI DEĞİL, ÖNGÖRÜ!

30 Ağustos Zaferinden sonra 'özgürlük-bağımsızlık' uğruna, ulus olarak ne kadar acı çektiysek de, büyük önderimizin 'Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır'
görüşü, hedeftir.

O'nun, devrimlerin takipçisi ve geliştiricisi olarak, sürekli, Türk gençliğini işaret etmesi boşuna değildir.

Her tür olumsuzluğu karşın; çizdiği çağdaş medeniyet seviyesi, mutlaka yakalanacak ve aşılacaktır...

- Tarih, geriye gidemez ki !

GÜZEL RAHAT GÜNLERE İNANIYORDU

Her 30 Ağustos'ta, Kuvay-ı Milliye Destanı, 8.bap 26 Ağustos gecesinin saatlerini, büyük bir gurur ile anarım :
... Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
ne ağaç, ne kuş sesi,
ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin,
gece yıldızların altında kayalardır...
Dedim ya destan...
İki satır da biter mi hiç ?
... Dağlarda tek / tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu...

ZAFERE İNANMAK...

Gözlerimin dolması, yüreğimin kıpır kıpır olması, boşuna değildir.
Destan, inanılmaz anlar ile sarar insanı:
... Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : 'Üç' dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

ULUSAL KURTULUŞ...

Lütfen,
Kuvay-ı Milliye Destanı'nı, bir kez daha, baştan sona okuyun.

Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı daha iyi anlayacak, ata dede ve ninelerinize olan hayranlığınız daha da artacak.

Hüzünler yaşayacaksınız...

Keyif alacaksınız...

Ve hatta, cumhuriyetimizi emanet edeceğiniz, çocuklarınıza da okutun...

Gurur duyacaksınız...

Bugün; yine sıcak bir Ağustos akşamında; çocuklar, gençler ve aileler Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bir kez daha minnet ile anacak kuşkusuz...

- Ne mutlu Türküm diyene !

@OkanArasizm