2024 yılında yürürlüğe giren yeni sokak hayvanları yasası, temelde hayvanları sahipli ve sahipsiz olarak nitelendiriyor. Sahipli hayvanlar için sahiplerine çeşitli sorumluluklar yüklenirken, sahipsiz hayvanlar için de özellikle yerel yönetimlere bazı görevler yükleniyor. Bir geçiş dönemi içinde olunduğundan, belediyelerin yüklenen sorumlulukları yerine getirmesi için birtakım düzenleme, iyileştirme ve planlama süreçlerine girmesi kaçınılmaz oldu.
Örneğin, geçtiğimiz günlerde Gemlik Belediyesi’nin “Nurten Gültekin Oğuz Sahipsiz Hayvan Bakımevi, Rehabilitasyon ve Tedavi Merkezi” açıldı. Gemlik’te, kapanan Umurbey Belediyesi’nden kalan, uzun süredir tüm ilçenin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan ve artık yeterli olmayan mahalledeki Rehabilitasyon Merkezi, zaman içinde Kurtul’da açılan yeni tesise taşınacak. Yeni tesis, 16 dönüm alan üzerine kuruldu ve ilk etapta 200 köpek kapasiteli. İlerleyen dönemde bu kapasitenin 1000 patili dosta kadar çıkması hedefleniyor.
Öncesinde ise Yenişehir Belediyesi’nin Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı açılmıştı. Burası da 13 dönüm alan üzerinde kuruldu. Tesiste ilk etapta yaklaşık 500 hayvanın barınması hedefleniyor.
Tabii bunlar yapılırken, maalesef çoğu konuda olduğu gibi yine sosyal medyada da ortalığı birbirine katanları gördük.
Yaşam, en büyük ve temel haktır. Bir insan kadar bir kedinin, köpeğin, bir farenin, bir sineğin de yaşam hakkı kutsaldır. Bu konunun tartışma götürecek bir yanı yok. Hepimiz evlerimizde, bahçelerimizde kedi köpek besliyoruz. Çocuklarımızın hayvan sevgisiyle büyümesini istiyoruz.
Peki, sosyal medyada sağa sola saldırıp hakaretler yağdıran, bunu da hayvanseverlik adına yaptığını söyleyenlere ne demeli?
Herhangi bir belediyenin sosyal medyada paylaştığı, patili dostlarımızla ilgili bir çalışmanın altında, özellikle anonim hesaplardan, hayvan sever olduğunu iddia eden insanlardan gelen yorumlara bakın. Küfürler, hakaretler, yapılan her şeye doğrudan eleştiriler, beddualar…
Bir tesis açılmış. Açılalı 24 saat olmamış. Altına hemen küfür ve hakaretler. Yazan kim, adı belli değil, kim olduğu belli değil…
Bu insanlar, saldırgan tavırlarıyla patili canlara faydalı olduklarını mı düşünüyorlar? Peki, bu tavırlarla gerçekten iyi niyetli, samimi, amaçları sokaktaki canlar rahat etsin, aç kalmasın, sahiplenilsin ve huzurla yaşasın diye mücadele eden samimi hayvan severlere zarar verdiklerinin farkında değiller mi?
Yoksa daha kötüsü, konuyu bulandırmak için provokasyon mu yapıyorlar?
Hiç unutmuyorum, geçen aylarda yanında kendi köpeğiyle bir eyleme gelen kadın, oradaki sahipsiz canlardan biri kendi köpeğine saldırınca, sahipsiz evladı tekmeleyip uzaklaştırmaya çalışıyordu.
Her şey her zaman mükemmel olamaz. Burada derdim, kimseyi savunmak değil. Eğer birilerini savunmam gerekirse, benim de dostlarım arasında olan, yapıcı, zaman zaman eleştirel ama bunu saygı çerçevesinde yapan samimi hayvan severleri savunurum. Elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum.
Fakat sosyal medyada hayvanseverlik adına etrafa hakaretler, küfürler, beddualar saçan provokatörler?
Onları dikkate almayalım.
Hepimizin ortak amacı, patili dostlarımızın huzur ve güven içinde yaşamaları.