SON DAKİKA
Hava Durumu

Her şeye yorum yazmak zorunda mısın?

Yazının Giriş Tarihi: 05.07.2026 23:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.07.2026 23:30

Sosyal medya yaklaşık 20 yıldır hayatımızda. Yeni bir teknoloji gibi görünse de uzun zamandır bizimle. İlk Facebook hesabımı 2008 yılında açmıştım. Sanırım Ağustos ya da Eylül'dü. Kayıt için onay mesajı ertesi gün gelmişti. Yakın çevremizle "arkadaş" olduğumuz, sevdiğimiz şeyleri takip ettiğimiz, az reklamlı, daha rafine bir ortamdı.

Sosyal medya kullanımı yaygınlaştıkça profiller de "hayata karşı duruşumuzu" gösteren alanlar oldu. Dinlediğimiz müzikleri, izlediğimiz filmleri, sevdiğimiz yazarları, okuduğumuz dergi, gazete ve kitapları, üye olduğumuz dernekleri, diğer sivil toplum kuruluşlarını, oy verdiğimiz partileri, oy vermediğimiz partileri, desteklediğimiz siyasetçileri, desteklemediğimiz siyasetçileri; hepsini bir şekilde buradan takip etmeye başladık.

Tanımda, kullanıcı etkileşimli internet ağı anlamına gelen Web 2.0 ile tüketici, okur durumundan üreten, yazan konuma geldiğimiz sosyal medya ortamını siyasallaştırmamız uzun sürmedi. Herkesin kolayca topluluk oluşturabildiği bu sayfalarda siyasi tartışmalar gittikçe arttı. İlçe ve illerde seçim dönemlerinde sahada ve sandıkta yaşanması gereken demokratik rekabet, sosyal medyada karşılıklı söz dalaşına ve yer yer seviyesiz tartışmalara dönüştü.

Siyasi konularda ben de yorumlar üzerinden çok tartıştım. Böyle tartışmalarda asla durup vazgeçmedim, çünkü kesinlikle ben haklıydım! Karşımdaki, haklı olmayı bırakın, fikir sahibi bile olamazdı!

Bir süre sonra fark ettim ki siyasi konular, il ve ilçelerdeki gelişmeler, belediyeler hakkında yazılanlar ve bunlar üzerinden yorumlaşmak tamamen vakit kaybı. Neden mi? Özellikle ilçelerde yorum yapan herkes birbirini bir şekilde tanıdığı için daha sert tepki verebiliyor. Öte yandan, tamamen zıtlaşma üzerine kurulu yorumlarda kesinlikle bir orta yol bulma, görüş birliğine varma ya da fikir alışverişinde bulunma amacı yok; aksine herkes kendi fikrini, kendi doğrusunu kabul ettirmeye çalışıyor. Dolayısıyla bir süre sonra siyasi iddialar tükenince iş hakarete geliyor. İnsanlar öfkeleniyor, tansiyon yükseliyor. Sonuç: Boşa geçen zaman ve anlamsız öfke.

Üstelik yazdıklarınız "dijital ayak izi" olarak bir şekilde internet ortamında kayıtlı kalıyor. Sosyal medya şirketleri, bizler hakkında bilgi topluyor; algoritmalar aracılığıyla hoşumuza gidecek şeyleri göstererek hepimizi oyalıyor.

Uzun zamandır hiçbir şeye yorum yazmıyorum. "Beğeni" tuşuna basmıyorum. Sadece algoritmadan bağımsız, bilinçli olarak kendi tercih ettiğim kaynakları okuyorum. Bazen eşin dostun "Bak o ne yazmış, gördün mü; bak şu kime çakmış, okudun mu; bak bu yine ona sallamış." diye merakımı uyandırdığı oluyor. Eğer yazdıkları herkese açıksa girip bakıyorum. Bu kadar.

Yorum yazmayı kendine iş edinen, yazdıkları sadece sağa sola "sallamak" olan, daha önce de söylediğim gibi kendini Türkçe ifade etmekten aciz fakat kanaat önderi havasına bürünenlere ise hiç yaklaşmamak, kesinlikle bulaşmamak gerekiyor. Dolayısıyla çamur, değdiğinde sizi de kirletiyor.

Tansiyon yükseltmeyecek, faydalı bir sosyal medya için tavsiyem şu: Herkesi takip etmeyin, herkesi ciddiye almayın. Kendi belirlediğiniz kaynaklardan faydalanın.

Her şeyi bilmek, herkesi takip etmek, her şeye yorum yazmak zorunda değiliz…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.