SON DAKİKA
Hava Durumu

Yanan sadece bir otel değil, vicdandı

Yazının Giriş Tarihi: 02.07.2026 00:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.07.2026 00:43

2 Temmuz 1993...

Takvim yapraklarında yalnızca bir tarih değil; bu ülkenin alnına kara bir leke olarak kazınmış utanç günüdür.

Madımak Oteli'nin önünde toplanan öfkeli, kışkırtılmış kalabalık yalnızca bir binayı ateşe vermedi. O gün ateşe verilen; düşünce özgürlüğüydü, sanattı, bilimdi, şiirdi, hoşgörüydü, laiklikti, insanlıktı.

Otelin içinde sıkışıp kalan 33 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel çalışanı ve 2 gösterici olmak üzere toplam 37 insan yaşamını yitirdi. Aralarında halk ozanı, şair, akademisyen, tiyatrocu, genç öğrenciler vardı. Yaşama umutla bakan insanlar, nefretin körleştirdiği bir cahil kalabalığın ve devletin yetersiz kalan müdahalesinin gölgesinde can verdi.

Sivas Katliamı sonrasında dönemin devlet yöneticilerinin açıklamaları ve tavırları yıllardır tartışma konusu olmuştur.

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Olay münferittir. Ağır tahrik vardır" diyerek geçiştirmiştir.

Dönemin Başbakanı, Tansu Çiller, "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir" diyerek adeta katliamı ve yobazları korumuştur. Bu söz, otelde yaşamını yitiren 33 aydın, 2 otel çalışanı ve olaylar sırasında ölen 2 kişi düşünüldüğünde büyük tepki çekti.

Recep Tayyip Erdoğan, ilerleyen yıllarda yaptığı bazı konuşmalarda Madımak'ta yaşananları kınadığını ifade etti. Bununla birlikte, davanın zamanaşımına uğramasının ardından kullandığı, "Milletimiz için hayırlı olsun" ifadesi yoğun eleştirilere yol açtı.

Yakılan yalnız bedenler değildi.

Yakılan, bu ülkenin ortak vicdanıydı.

En acısı ise, o alevlerin yalnızca Madımak'ın duvarlarını değil, yıllardır süren cehaleti, yobazlığı, fanatizmi ve siyasal hesaplarla beslenen nefreti de görünür hale getirmesiydi. Çünkü nefret bir günde oluşmaz. Onu besleyen söylemler, kutuplaştıran siyaset ve sessiz kalanlar vardır.

Madımak bize şunu öğretti, bir toplum, farklı düşünen insanlarını koruyamıyorsa, yarın hiçbir yurttaş kendini güvende hissedemez.

Aradan geçen onca yıla rağmen acının dinmemesinin nedeni de budur. Toplumsal kutuplaşmalar çözüleceğine adeta toplumu bölüp oradan oy devşirmeye çalıştılar hala çalışıyorlar. Çünkü adalet yalnız mahkeme salonlarında dağıtılmaz; toplumsal hafızada acı yerini aldı. Unutulan her katliam, yeni nefretlerin önünü açar.

Bugün hala Madımak'ı küçümsemeye çalışanlar, "geçmişte kaldı" diyerek üzerini örtmek isteyenler var. Oysa geçmişte kalan sadece takvimdir. Acı hala diri, vicdan hala kanamaktadır. Madımak katliamında bir insanın vicdanı kanamıyorsa o bir katil adayıdır…

Madımak'ı anmak, ölenleri hatırlamak değildir sadece. Cehalete, fanatizme ve insanı inancı ya da düşüncesi nedeniyle hedef alan her zihniyete karşı dimdik durmaktır.

Çünkü bir ülke, sanatçısını, yazarını, düşünürünü ateşe teslim ediyorsa; kaybeden yalnız o insanlar değildir. Kaybeden bütün bir toplumdur.

Madımak'ın dumanı gökyüzünden çekildi belki...

Ama vicdanlardan çekilmedi. Çekilmesi de mümkün değildir.

Ve çekilmeyecek.

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız.

Çünkü insanlık, ancak utançlarıyla yüzleşebildiği ölçüde geleceğini aydınlatabilir.

Pakistan’ın önde gelen şairlerinden Ahmed Faraz, özgürlükçü düşünceleri ve devrimci şiirleri sebebiyle baskılara maruz kalmış bir isim. Bir dönem hapis yatan, ardından sürgün hayatı yaşayan Faraz’ın ‘Sesleri Öldürmeyin’ şiiri sanki Madımak katillerine seslenmiş

Sesleri Öldürmeyin

Siz kendi inançlarınızın mızraklarını

Her kalbe saplayıp geçersiniz

Biz sevgi ehliyiz

Bize niye hançer sallarsınız?

Bu kentte aksın nağmeler

Ne olur sanki biz de bu köyde oturmaya devam etsek?

Biz çiçek yetiştirenleriz

Güzel kokulara bekçilik edenleriz

Kimin kanını içmeye geldiniz siz?

Biz sevgi dersi verenleriz

Harflerin ölümünden sonra

Bu şehirde kalmaz bir şey

Ezgiler kılıçtan geçirildi mi,

Şiirlerimiz hicret etti mi,

Öldürüldü mü çalgılarımız,

Seslerin kıtlığı da gelip çattı mı,

Şehrimiz de döndü mü o zaman viraneye,

İşte o zaman siz kimleri taşlarsınız?

Aynada kendi yüzlerinizi

Görmekten bile korkarsınız…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.