SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Şanslı devlet yöneticileri

Yazının Giriş Tarihi: 30.06.2013 01:11

Herkesin kendisine yüz çevirdiği bir sırada; gazeteler Birinci Dünya Savaşı'nın güçlü adamına ateş püskürüyorlar.

Parka, büyükannesiyle küçük bir çocuk da gelmiştir.

Onlar da bilmeden, Clemenceau'nun yanına oturup, ellerindeki gazeteyi karıştırmaya başlamışlar.

Bir ara çocuk, büyük annesine çirkin bir karikatürü göstererek:

- "Kim bu?", diye sormuş.

İhtiyar kadın içini çekerek:

- "Fransa'yı kurtaran adam", demiş; Clemenceau'nun karikatürü.

Çocuk, daha önce Fransa'yı kurtaran ünlü Janne d'Arc'ın yakılmış olduğunu duyduğu için, heyecanla sormuş:

- "Yaa... Peki onu yakmadılar mı?"

Clemenceau:

- "Yavaşça kalkıp oradan uzaklaşırken, durumuma şükrettim", diye anılarında yazıyor; hiç değilse beni yakmamışlardı.

Clemenceau yine de şükretsin, savaş anında Mustafa Kemal Paşa gibi idam fermanı çıkarmamışlar.

1919 - 1922 yılları arasında varlık yokluk mücadelesinde Mustafa Kemal Paşa'yı öldürmeye çalışan ama beceremeyenlerin torunları bugün yoğun mesai içindeler...

Kapitülasyonaların getirdiği aşama olan "Duyun-u Umumiye", "Genel Borçlar" belasından ancak "Kurtuluş Savaşı" ve "Lozan Antlaşması" ile kurtulduk.

Binbir güçlükle Türk halkına kazandırılan demiryolları, limanlar, madenler tekrar Osmanlıdaki gibi sermaye ve sömürgecilere terk edildi...

Mustafa Kemal Atatürk ve O'nun en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü bugün linç kampanyası ile karşı karşıya...

Hiçbir tarih bilgisi ve bilinci olmayan kişileri yanıltmak ve Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren kahramanları linç etmek hiçbir vicdanın kabul edeceği durum değildir.

Efendim, Atatürk ve İnönü faşist liderlermiş.

1920'li yıllardan 1960'lı yıllara doğru Avrupa baştan başa faşist yönetimlerin elinde inim inim inlerken, bu ülkelerden kaçıp Atatürk Türkiyesi'ne sığınan bilim adamları nefes alabilmişlerdir.

Osmanlı monarşisini cumhuriyete karşı savunmak ve bunu da demokrasi mücadelesi ile cilalamak akıllı kişilerin işi olmasa gerek...

Ünlü siyaset bilimcisi Prof. Dr. Maurice Duverger Atatürk dönemi hakkındaki düşüncelerini şöyle ifade ediyor:

"Amerikan devriminden bir buçuk yüzyıl sonra bile ırklar arasında tam bir hukuksal eşitlik sağlanamamıştı. Atatürk bir ortaçağ toplumundan yola çıktı. Atatürk dönemi Türkiye'nin bugünkü yönetiminden daha demokratikti. Atatürk döneminde Fransız işçisinin oy hakkı var mıydı? Atatürk döneminde niçin demokrasinin tüm kurum kuralları yoktu? Olamazdı da onun için. Atatürk sınıf-cinsiyet-ırk-din ayrımı olmadan tüm yurttaşlar arasında hukuksal eşitliği 15 yıl gibi inanılmaz kısa sürede sağladı. Atatürk yönetimi kendi koşulları içinde olabilecek en demokratik yönetimdi."

Prof. Dr. Maurice Duverger yine bir değerlendirmesinde; "Atatürk gelmiş geçmiş en büyük demokratik diktatördür. O halkı için demokrasiye giden yoldaki taşları temizlemeye çalışmıştır."

Ne mi yapmıştır?

1926 yılındaki "Medeni Kanun" ve 1930'lı yıllardaki kadınlara eşit oy hakkı bile yeter.

Az gittik uz gittik; geldik 2013 Türkiye'sine...

Ve bugün ölen 53 yurttaşımızın Sünni olduğunu ilan ettik...

Demokrasimiz çok gelişip ileri düzeye geldiği için olsa gerek...

Clemenceau gibi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü iyi ki bugün yaşamamışlar...

Yoksa Janne d'Arc gibi linç etmeye kalkarlardı...