SON DAKİKA
Hava Durumu

"Çerçeve" içindeki tuzak ve YENİ Parti’nin sınavı

Yazının Giriş Tarihi: 15.08.2026 22:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.08.2026 22:36

Ankara’nın gri kulislerinde bugünlerde ne memurun, ne işçinin, ne emeklinin çığlıkları duyuluyor ne de mutfaktaki yangın konuşuluyor. Varsa yoksa tek bir gündem var: İktidarın ömrünü uzatmak için masaya sürdüğü o meşhur "Çerçeve Yasası" ve onun arkasına gizlenmiş “Yeni Anayasa” pazarlığı.

Gelin bu siyasi kumarın perdelerini ve maskelerin arkasında oluşturulan gizli tuzakları anlamaya çalışalım.

"Barış" Ambalajlı Anayasa Tuzağı: Havuç mu, Sopa mı?

İktidar bloğu, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde yediği o ağır darbenin ardından elindeki devlet gücünü bir "sopa" olarak kullanmaktan çekinmedi. İstanbul’a, muhalif belediyelere kayyumlar atayarak, Ekrem İmamoğlu’nu tutuklatarak muhalefete gözdağı verdi. Ama sadece sopayla bu tekerleğin dönmeyeceğini de çok iyi biliyorlardı. İşte tam bu noktada devreye Devlet Bahçeli’nin o şok edici "Öcalan" çağrısı ve ardından meclise getirilen "Çerçeve Yasası" yani "havuç" girdi.

Bu yasa, adından da anlaşılacağı üzere bir "Barış Yasası" falan değil; düpedüz bir anayasa değişikliğinin alt yapısıdır. İktidar, DEM Parti’ye çok net bir şantaj masası kurmuştur.

"Bir yanda elinden alınan belediyeler ve hapisteki adamların, diğer yanda sana vaat ettiğimiz yasal güvenceler… Eğer Erdoğan’ın yeniden ve süresiz başkan olmasını sağlayacak yeni anayasa değişikliğine 'Evet' dersen, bu çerçevenin içini doldururuz."

DEM Parti ve o çizgideki aktörler ise bu oyunda demokrasinin bayraktarlığını hemen terk ettiler. Onlar, iktidarın bu sıkışmışlığından yararlanıp "selden kütük kapma" peşindeler. "Barış geliyor" masalıyla kendi tabanlarını oyalarken, aslında iktidarın ömrünü uzatacak o tehlikeli anayasa değişikliğine el altından omuz vermeye dünden razı görünüyorlar.

YENİ Parti’nin "Ha-Vet" Çıkmazı ve Bambu Ağacı Sendromu

Peki, bu kirli pazarlığın tam ortasında, CHP’den kopartılarak adeta sürgüne gönderilen ve kendi küllerinden doğmaya çalışan Özgür Özel’in ‘YENİ Parti’si ne yapıyor?

Bambu ağacı hikayesi tam bir siyaset sosyolojisi dersidir. YENİ Parti, iktidarın nobranlığına ve eski partisinin hantallığına öfkelenen milyonların can suyuyla bir gecede filizlendi, devasa bir umuda dönüştü. Ancak ne zaman ki Meclise bu "Çerçeve Yasası" geldi; YENİ Parti’nin o gür yaprakları sararmaya başladı.

Çünkü halk, fırtınalı dönemlerde liderlerden netlik bekler. Siyaset, gri alanları sevmez; hele ki mevzu bahis ülkenin geleceğiyse! Özgür Özel ve kurmayları, tabandan yükselen "Bu oyuna alet olmayın" çığlıklarına rağmen net bir "Hayır" diyemediler. Stratejik davranacağız derken, ne yardan ne serden geçen o ürkek "Ha-Vet" (Hem hak veriyoruz hem şerh düşüyoruz) çizgisine savruldular.

İşte o an, bambu ağacına akan o coşkulu toplumsal su birden kesildi. Seçmen şunu sordu: "Biz bizi silkeleyen, belediyelerimize çöken bu iktidara karşı meydan okuyasınız diye size omuz verdik; siz gidip Mecliste onlarla yasa pazarlığı yapasınız diye değil!"

Sırada Ne Var? İtibar Suikastları ve Kurtuluş Reçetesi

Bugün Özgür Özel’in önüne konulan, adliye koridorlarından önce iktidar medyasının manşetlerine düşen o "gizli" fezlekeler tesadüf değildir. İktidar, "Ha-Vet" diyerek esneyen YENİ Parti’yi tamamen teslim almak, tabanı nezdinde itibarsızlaştırmak için düğmeye basmıştır. Eğer en başında bu çerçeveye net bir "Hayır" denilseydi, iktidarın bu fezlekeleri meclise getirmeye bile cesareti olamazdı. Çünkü karşılarında tüm muhalefeti arkasına almış, toplumsal öfkeyi arkasına rüzgar yapmış aşılmaz bir duvar bulacaklardı.

YENİ Parti’nin bu girdaptan çıkması ve taban algısını yeniden çelikleştirmesi için önünde tek bir yol var: “Meydan okumaya, daha büyük bir meydan okumayla karşılık vermek!”

Meclis'teki o gizli pazarlık masalarını tekmelemek, "Barış" adı altında sunulan tuzakları halka meydan meydan anlatmak, ekonomik bunalımın altında ezilen halkın öfkesini hakkıyla temsil etmek.

Unutulmasın ki; egemenlerin rüzgarına göre yelken açanlar, o rüzgar bittiğinde denizin ortasında yapayalnız kalırlar. Bu ülkenin kurtuluşu, iktidarın çizdiği "çerçevelere" sığmayı kabul edenlerde değil; o çerçeveyi paramparça edecek cesareti olanlardadır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.