SON DAKİKA
Hava Durumu

Bir ülke içten nasıl çökertilir?

Yazının Giriş Tarihi: 21.08.2026 08:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 08:36

Bir ülkeyi zayıflatmak, egemenliğini sınırlamak ya da onu küresel projelerin bir parçası haline getirmek için artık sadece askeri haritalara, cephe savaşlarına gerek yok. Modern dünyada bir yapının yönünü değiştirmek, onun taşıyıcı kolonlarını, yani kurumlarını, ekonomisini, nüfus yapısın ve belleğini adım adım dönüştürmekten geçer.

Bugün pek çok aydının, iktisatçının ve yurttaşın sorduğu o can alıcı sorular, aslında tek bir büyük resmin parçalarını oluşturuyor.

Bir ülke içten nasıl dönüştürülürken çöker?

İlk olarak ekonomik bağımsızlık ve finansal güvenceler hedef alınır.

Bir devletin en zor günleri için biriktirdiği “ihtiyat akçeleri”, “altın rezervleri” ve “stratejik varlıkları” eritildiğinde; üretim ekonomisinden vazgeçilip beton ekonomisine geçerek borca ve tüketime dayalı bir model dayatıldığında o ülke dış müdahalelere açık hale gelir.

Getirildi…

Telekomünikasyon gibi ulusal güvenlik düzlemindeki kritik altyapıların satılması, geleceğe yönelik dövize ve enflasyona endeksli ağır garanti yükümlülüklerinin altına girilmesi ve uyuşmazlıklarda Londra mahkemelerinin yetkili kılınması, ekonomik egemenliğin devredilmesi sürecinin yapı taşlarıdır.

Taşlar döşendi ve yollar İngiltere mahkemelerine kadar gidiyor.

Tam da bu amaçla denetlenemeyen, sorgulanamayan “Varlık Fonu” gibi yapılar kurularak devletin zenginlikleri ortak aklın ve hukukun dışına çıkarılır.

Çıkarıldı…

İkinci aşama, devlet örgütünün ve kurumsal belleğin çökertilmesi.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi, denge - denetleme işlevi ve anayasal hükümler işlevsizleştirildiğinde, devlet bir kurumlar örgütlenmesi olmaktan çıkıp kontrolsüz bir güce dönüşür.

Dönüştü…

Ulusal güvenlik sisteminin değiştirilmesi, köklü askeri okulların ve askeri hastanelerin kapatılması, savunma sanayisinin kritik halkalarının el değiştirmesi doğrudan devletin bağışıklık sistemini hedef alır.

Askeri okullar ve hastahaneler kapatıldı…

Liyakatin yerini tarikat ve cemaat yapılanmalarının, holdingleşen yapıların alması ise kurumların içinin boşaltılmasına ve devlet ciddiyetinin yok olmasına zemin hazırlar.

Devletin her kurumuna cemaat ve tarikat yapıları dolduruldu.

Üçüncü ve en kalıcı dönüşüm ise sosyolojik ve nüfus yapısında gerçekleştirilir.

Sınır güvenliğinin gevşetilmesi, açık kapı politikalarıyla milyonlarca niteliksiz sığınmacının ve özellikle genç erkek nüfusun ülkeye kabul edilmesi rastgele bir göç dalgası değildir. Özellikle ABD Afganistan’ı terk ederken yüzbinlerce genç erkek nüfusu Türkiye’ye zorla kabul ettirildi. Bu durum, toplumun kültürel dokusunu, dilini ve geleceğini dönüştürmeyi amaçlayan bilinçli bir demografik mühendislik projesinin sonucudur.

Düzensiz göç sağlandı.

Eğitim sisteminin laik ve bilimsel temelden uzaklaştırılması, üniversitelerin kalitesinin düşürülmesi ve yetişmiş nitelikli insan gücünün (beyin göçüyle) kaybedilmesi, ülkenin geleceğini savunacak nitelikli kuşakların yetişmesini engelliyor.

Orta sınıfın yok edilmesiyle de halk, sadece günlük, karın tokluğunu düşünen ve sorgulama yeteneğini kaybeden bir kitleye dönüştürülür.

Dönüştürülüyor…

Son olarak, bir ulusun tarih bilinci ve kimliği hedef alınır.

T.C. tabelalarının indirilmesi, kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin ve mirasının sistemli bir şekilde silinmeye çalışılması, o ülkenin bir arada durmasını sağlayan çimentoyu yok etme çabasıdır.

Belleğini kaybeden, tarım ve hayvancılıkta bile dışa bağımlı hale getirilen, enerjide büyük keşif masallarıyla uyutulurken, bağımlılığı artan bir toplum, küresel projelerin (Büyük Ortadoğu Projesi - BOP gibi) harita değişikliklerine ve operasyonlarına karşı savunmasız kalır.

Getirildi...

Tüm bu "Neden?" sorularının yanıtı, gelişigüzel hatalarda değil; bir ülkenin kolonlarını içeriden keserek onu küresel sermayenin ve emperyalist projelerin uydusu haline getirme stratejisinde gizlidir.

Tekrar Osmanlı Milletler Sisteminin dillendirilmesi ve bu koroya Kemal Kılıçdaroğlu’nun da eklenmesi “BOP”un hızlandırıldığını gösteriyor

CHP’li belediyelere ve doğrudan CHP’nin örgütsel yapısına yapılan saldırılarda yukarıda açıkladığımızın hedeflere giden yolda engel görüldüğü içindir.

Geleceği kurtarmanın tek yolu ise bu dönüşümün farkına varmak, ortak aklı yeniden canlandırmak ve Cumhuriyet'in kurucu ayarlarındaki o tam bağımsızlık ilkesine sıkı sıkıya sarılmaktır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.