SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Aşağısı sakal, yukarısı bıyık!

Yazının Giriş Tarihi: 22.04.2014 11:53

Ama gelin görün, CHP kendi içinde sağlıklı bir tartışma ve değerlendirme yapmaktan çok uzak...

Bir kere genlerinde olan bir özellik geldi kapıya dayandı...

Her seçim başarısızlığında sağlıklı tartışıp dersler çıkararak önlem alacaklarına, parti içindeki hizip/kanatların yitirdikleri etkinlikleri yeniden kazanmanın peşine düşüyorlar... Bu da biriken enerjinin heba edilmesine ve partinin içine kapanmasına neden oluyor...

Sonuçta, partide bir hizip ya da kanat güçleniyor; kamuoyu algısı ise partinin zayıfladığı üzerine oluşuyor.

Kamuoyu algısı öylesine olumsuz oluyor ki, CHP'ye yönelecek kitleler bile uzak durmaya çalışıyorlar...

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu bir bilimsel çalışmadan bahsetti; bugün itibarı ile Türkiye'deki sosyal demokrat oy tabanı yüzde 20'lerde, kent kültürünün ve eğitimin yükselmesi ile birlikte önümüzdeki yıllarda artabileceğini ifade ediyor.

Bugün itibarı ile CHP'nin oy tabanı yüzde 20-30 arasına sıkışmış gözüküyor...

Bunu bugün CHP'yi yöneten Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi de biliyor...

CHP önlerinde oluşan duvarı aşmak için "merkeze" ve "merkez sağa" yakın kitlelere açılmak istiyor... İstiyor istemesine de, merkez" ya da "merkez sağa" yakın tanınan bazı kişileri alarak aşacağını zannettiler. Tepeden inme parti örgütleri ile bağ kurmayan kişileri ya milletvekili ya da belediye başkan adayı gösterdiler.

Ve en büyük siyasal yanlışı da burada yaptılar... Hem partinin sağa kaydığı izlenimini verdiler hem de bu kitlerle bağ kuracak siyasal projeler üretemediler...

Yani ne İsa'ya ne Musa'ya ne de Muhammed'e yaranabildiler.

Öyle geçici, yüzeysel önlemlerle 90 yıllık bir yapı yenilenip dönüşüm sağlayamaz.

Aslında Bağdat'ı sorarak aramaya gerek yok. Günümüzde Bağdat'a gidebilmenin birçok kolay yolu var. Yeter ki, kafanı ve iradeni kullan...

CHP, çok ama çok acilen tepeden tırnağa gençleşmeli, çok konuşan değil iş üretecek enerjisi dolu bir kuşak artık parti içinde etkin olmalıdır.

CHP, çok acilen toplumun kılcal damarlarına kadar yayılan kadın ve gençleri etkin ve üretken hale getirmelidir.

CHP, özgürlük ve demokrasi düşüncesini çok etkin bir biçimde dillendirmelidir. Giderek totaliter zihniyete yönelen AK Parti için ölümcül bir darbe olacaktır.

CHP, yerel yönetimlerde çok üretken olmak zorundadır. Sosyal Demokrat siyasal anlayışı topluma göstermek zorundadır. Yoksul ve emekçi kesimler bunu yaşayarak hissetmeliler...

CHP, yeniden Türkiye'nin her yerinde etkin olabilmesi için bölgesel hatta küçük birimler için siyasal, ekonomik, kültürel politikalar geliştirmelidir...

CHP, genel merkez, iller, ilçeler düzeyinde AR-GE birimlerini kurmalı, etkin çalışan ve üretken bir yapı oluşturmalıdırlar...

CHP, değişimi çok iyi analiz etmeli ve bu değişimi topluma inandırıcı şekilde anlatabilmelidir. Değişimin özünde Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin kurucu iradesini de yansıttığını hissettirmelidir.

CHP, artık "Kürt Sorunu" konusunda Sosyal Demokrasiye" yaraşır bir söylem ve çözüm yolları üretebilmelidir. Milliyetçi ve dışlayıcı bir dille üçüncü yol açılması mümkün değildir...

CHP, köylünün, işçinin, memurun, esnafın, orta sınıfın iradesini Meclis'e taşımalıdır.

Artık 50 yıldır siyasal sahnede olan ve sermayeyi ve bürokrasiyi temsil eden güçlerden vazgeçilmelidir. Bilgi birikimi başka, halkın istek ve sorunlarıyla yakından ilgilenmek başka...

Halk kendinden olmadığını ve kendi değer yargılarını hissetmediği temsilci ve partilerden uzak duruyor...

Halka yabancılaşan partilerin başında CHP'nin geldiğini bu partiyi yönetenler hala fark edemediler mi?

CHP artık genel başkan değiştirmekle, parti kurultayları yapmakla çözebileceği sorunlar yaşamıyor...

CHP acilen;
Siyasal duruşunu,
İletişim biçimini,
Propaganda söylemini,
Seçim taktiklerini,
Türkiye'yi ve dünyayı algılayış biçimlerini gözden geçirmeli,
Topluma sunmalıdır.

Ve en önemlisi de CHP'de çok acilen demokratik parti disiplini yaşama geçmelidir...