SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Açılım kazanı kaynarken...

Yazının Giriş Tarihi: 27.04.2013 10:19

İşte size özgürlük için yola çıkıp Saddam'ın heykelini yıkan ve daha sonra onu idam edenlerin bu gün geldikleri hazın durum...

Saddam'ın heykelini yıkan adam El Caburi diyor ki...

"Ben bütün dünyada Saddam'ın heykelini yıkan adam olarak tanındım. Eski bir halterci ve şimdinin motosiklet tamircisiyim. Elimde balyozla Saddam'ın heykelini yıkanların en önünde yer aldığım 2003'ten beri düşüncelerim çok değişti..."

İşte o El Caburi Guardian gazetesine konuşuyor:

"O heykeli yıktığım için şimdi çok pişmanım. ABD'lilerin hakimiyeti Saddam'ın diktatörlüğünden daha beter. Bugünlere gelineceğini bilseydim asla bu işe kalkışmazdım... Saddam'ın devrilmesi hem Irak'a hem Türkiye'ye faleket getirdi. Irak yakıldı, yıkıldı. Bugün bir türlü doğrulamıyor." 

Motosiklet tamircisi El Caburi'nin en önemli tespiti:

"Türkiye içinse Saddam'ın gitmesi terörün hortlaması sonucunu verdi. Ülkemizi bölünmenin eşiğine getirdi... Türkiye de bu süreçten asla kurtulamaz. Irak'a burnunu sokan güç Türkiye'ye de sokmuştur."

Ve isyan edercesine haykırıyor:

"Amerikan çıkarları ile bölgenin çıkarları çatışıyor. Amerikan çıkarlarına uygun politikalar bölgenin istisnasız tüm ülkelerine felaket getiriyor. Bunu hala anlamadık mı?"

Son günlerin açılım muhabbetlerine baktığımızda Saddam'ın heykelini yıkan ve kahraman olarak gösterilen kişinin durumuna düşmemek için, eleştirel aklını kullanarak bir şeyler mi söyledin...

Yaftayı hemen boynuna asıyorlar. Demek ki barışa karşısın...

Ve kendilerini barış yalakası olarak bile lanse edebilirler.

Bu işin içinde bir cinlik bir terslik var mı diye düşünecek oluyorsun; yüzeysel ve içeriksiz mi buluyorsun?

Demek ki sen anaların ağlamasını, sıra sıra tabutlar gelmesini istiyorsun vb...

Bu türden suçlama ve yakıştırmalar, Ortadoğu'nun ve Türkiye'nin üzerinde oynanan toplum mühendisliği çalışması olabilir demeye kalmadan boğuyorlar...

Sıradan bir akla bile aykırı, şaşırtıcı bir bilinçsizlik ve düzeysizlikle saldırıyorlar.

Ve diyorlar ki: "Artık size bu ülkede yer yok!" Gerçi bu lafları 1920'li yıllarda Sevr severler de demişti. Günümüzün yeni Sevr sever versiyonları ortalıkta "barış sevdalısı" olarak arzı endam etmeye başladılar.

Ve "akıllı adamların" biz "akılsız yurttaşlara" akıl ihsan ettiği günleri yaşıyoruz.

İki eşeği düğüne davet etmişler.

Eşeklerden biri çok mutsuz. Geldiğine bin pişman halde otururken, diğeri sorar:

-"Niye üzgünsün, bak bizi de düğüne çağırdılar."

Üzgün eşek:

-"Bak oğlum, düğün sahibinin ya odunu ya da suyu bitmek üzeredir, bunu aklından hiç çıkarma."

Ve ortada büyük bir açılım kazanı var. Birileri kazanın altına odun, birileri de kazanın içine su taşıyor. Kazanın içine gidecekleri de tarih kısa süre sonar yazacaktır."

Barış güvercini "akıllı adamlara" bir soru da ben sormak isterdim. Irak'ta yüzbinlerce insan ölürken siz uzayda mı yaşıyordunuz? Sesinizi hiç duymadık da...!

Bugün Suriye'de kan gövdeyi götürüyor; barış için üç beş laf etmek istemez misiniz?

Korkarım Türkiye'ye de Saddam sonrası gibi bir barış ve demokrasi ortamı hayal ediyor birileri...