Sayın Kılıçdaroğlu, siz hep yanlış yaptınız, siz hep yanlışın yanında oldunuz...
Biz CHP üyeleri, bu yanlışları gördük, kendi içimizde tartıştık, “kol kırılır yen içinde kalır”, hep sustuk.
Şimdi sadece kolumuzu değil, rakibin verdiği taşla, kafamızı kırdınız, içimizdeki yenip- yutamadıklarımızı söylemenin zamanı geldi artık.
Sosyal demokrasiye inanmış bir CHP üyesi olarak, yanlışlarınızın hangisinden başlayacağımı bilemiyorum...
Örneğin, değil örgüte, parti meclisi üyelerine bile danışmadan, Atatürk Düşmanı olduğu için Mısır'a sürülmüş bir adamın oğlu olan, Ekmeleddin'i Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiniz.
“Tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz” diyerek CHP seçmenini küçümsediniz.
2016’da FETÖ kalkışmasını protesto için Yenikapı’daki mitinge tüm partilerin davet edilmesine rağmen mecliste grubu bulunan HDP’nin, yok sayılmasına ses çıkarmadınız...
Sonra da yıktıracağım dediğiniz “Kaçak Saraya” giderek meşruiyet kazandırdınız.
Oylara sahip çıkacağına söz veren Muharrem İnce’yi, seçim akşamı yalnız bırakıp, mühürsüz oylara avukatlarının yaptığı itirazı geri çektirdiniz.
“Seni başkan yapmayacağız” dediği için, iktidarın tehdit olarak gördüğü Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına “anayasaya aykırı ama” ‘evet’ dediniz.
Kendi kazdığınız kuyuya milletvekilimiz Enis Berberoğlu’nu da düşürdünüz. Sorumlusu siz değilmişsiniz gibi, adalet yürüyüşü başlattınız. Maltepe'deki miting alanına üç kilometre kala "Bundan sonrasını tek başıma yürüyeceğim" diyerek her kesimden katılan kitleyi yarı yolda bırakarak tek adam şovuna çevirdiniz.
‘Hak, hukuk, adalet’ diye bağırırken, Edirne’de siyasi tutsak olan Selahattin Demirtaş’ın adını ağzınıza bile almadınız. HDP Belediyelerine, haksız, hukuksuz şekilde atanan kayyumlara tepki göstermediniz.
CHP Tüzüğünde ‘sosyal demokrat parti’ yazıyor olmasına rağmen altılı masada sağcı partilerle ittifak yapıp, sonra da kazanamayacağınızı bile bile aday oldunuz.
Yaptığınız yanlışlara rağmen cumhurbaşkanı olmanız için Kürt seçmenlere “yüreğinize taş basarak, Kılıçdaroğlu’na oy verin” diyen, böylece Diyarbakır’dan yüzde 70 oy aldığınız halde, seçim sonrası yaptığınız konuşmada Selahattin Demirtaş’a teşekkür bile etmediniz...
Ümit Özdağ ile gizlice yaptığınız ittifak ortaya çıkınca Masaya oturduklarınızı da seçim sonunda dağıttınız. Yetmiyormuş gibi CHP sayesinde meclise giren milletvekillerinin bir kısmı iktidarın yanında yer aldı...
Sayın Kılıçdaroğlu, o kadar çok yanlışınız var ki, “Bir lider neden, nasıl kaybeder” diye kitabınız yazılacak... Büyük yanlışlar yüzünden tam 13 seçim kaybettiniz, her şeyden önemlisi halkın umudunu yok ettiniz.
Ama biz CHP’liler ümidimizi kaybetmedik. Girilen her seçimde kaybettiğimize göre, ‘değişimin zamanı çoktan gelmiştir’ dedik... ‘Biz değişirsek CHP değişir, CHP değişirse, Türkiye değişir’ düşüncesi ile yola çıktık. Bursa’da CHP üyelerinden oluşan, “Çalışma Grubu” çatısı altında bir araya geldik.
Amacımız, tüzüğünde Sosyal Demokrat Parti yazan, CHP’yi fabrika ayarlarına döndürmek idi...
Yönetim kadrolarında yer almayan üyeler olarak, kendi imkanlarımızla, “demokrasi” konulu konferanslar organize ettik. Mahallelerden başlayarak partideki sorunları dinledik, partiden kopmuş üyelere yalnız olmadıklarını gösterdik ve onların sesi olduk.
Sayın Kılıçdaroğlu, 2015 seçimlerinden beri, ön seçim yapılmamış, örgütle bağınız kopmuştu. Belki hatırlarsınız, 2023’te yapılan seçimlerden birkaç ay önce, “ön seçim istiyoruz” diye imzalı dilekçe veren üyelerin dosyasını, Bursa ziyaretinizde, yedi saat kapılarda bekledikten sonra, size ben vermiştim. Ama “tabi tabi“ diyerek üyenin talebini görmezden gelmiştiniz.
Bursa Çalışma Grubu’nun sesi, Ankara, İstanbul, İzmir ve Kocaeli başta olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde yankı buldu. Onlarla görüşerek çözüm yolları aradık. Üyelerin sesi, kelebek etkisi ile kongreye yansıdı. CHP’liler “değişim şart” dedi ve tarihinde bir ilki gerçekleştirerek, Özgür Özel’i genel başkan seçti.
Evet biz üyeler değişimin olması gerektiğine inandık ve başardık. Yerel seçimlerde, Özgür Özel’in genel başkanlığı sayesinde, CHP en yüksek oyu alarak, Türkiye’nin en büyük partisi oldu. Bu başarıyı içine sindiremeyen iktidar ise CHP’yi dağıtmak için düğmeye bastı. Çoğu sizin tercihinizle belirlenen belediye başkanları yargılanmadan, zindanlara atılırken gıkınızı çıkarmadığınız gibi, köşenizde sessizce BUTLAN kararını beklediniz.
Sayın Kılıçdaroğlu, şimdi delegelerin kaldırdığı koltuğa, gerekçesi yazılamayan bir yargı kararı ile oturdunuz. İster BUTLAN’la ister MUTLAN’la gelmiş olun, bizim gözümüzde, siz sadece geçici bir görev adamısınız. Yüksek seçim kurulunun üç kez onayı ile seçilen ve yüzde 98 CHP üyesinin genel Başkanı Özgür Özel’dir...
Sayın Kılıçdaroğlu, meydanlardan taşan öfkeli halk, CHP’yi fabrika ayarlarına döndüreceğinize inanmıyor artık. Çünkü bu ayarı sizin bozduğunuzu çok iyi biliyor.