SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yaşamın önkoşulu barıştır!

Yazının Giriş Tarihi: 01.09.2012 00:01

Savaş politik bir konu olduğu kadar, sağlıkla ilgili de bir konudur.Ortadan kaldırılan insan ve insanın yaşam koşulları olduğuna göre, savaş sağlık ve sağlık çalışanlarının doğrudan ilgi alanına girmektedir.

Amacı insanların acılarını dindirmek ve sağlıklı yaşamalarını sağlamak olanlar için savaştan korkunç başka bir şey yoktur. Öz olarak, savaş bir halk sağlığı sorunudur.

Savaş ölüm nedenidir. Güçleri "Megaton" olarak açıklanan bombalar, füzeler, savaş uçakları, atom bombaları binlerce insanın yok olmasına yol açmaktadır. Üstelik yaşamını yitirenlerin büyük çoğunluğu sivil halktan oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar savaşlarda ölenlerin ve yaralananların %80'den fazlasının siviller olduğunu göstermektedir.

Günümüzde savaşlar Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflamasında "Toplu şiddet" olarak yer almaktadır. Toplu şiddet; kendilerini bir gruba veya bireylere karşı olan bir başka grubun üyesi olarak tanıtan -bu grup geçici veya kalıcı özelliklere sahip olabilir- kişiler tarafından, siyasi, iktisadi ve toplumsal amaçlara ulaşmak için, şiddetin araç olarak kullanılmasıdır.

Uluslar ve gruplar arasında şiddet içeren çatışmalar, devlet ve grup terörizmi, tecavüzün bir savaş aracı olarak kullanılması, evlerinden ayrılmak zorunda bırakılan insanların toplu yer değiştirmesi, çete savaşları -tüm bu sayılanlar-, her gün, dünyanın birçok yerinde yaşanmaktadır. Bu tür olayların, sağlık üzerinde, ölüm, sakatlıklar ve hastalık olarak etkisi çok büyüktür. 

20. yüzyıl, insanlık tarihinde şiddetin en çok görüldüğü dönemdir. Bu yüzyılda, yarısından fazlası sivil olmak üzere, yaklaşık 191 milyon insan, doğrudan veya dolaylı olarak çatışmalar yüzünden yaşamını yitirmiştir.

Savaş hastalık nedenidir. Bomba ve kurşunlarla çok sayıda insan yaralanmakta ve sakat kalmaktadır. İnsanların evleri, fabrikalar, su ve yiyecek depoları yıkılmakta, yanmakta, ölen insan ve hayvan cesetleri ve yaşayanların artıkları kokuşmakta, her tür hastalık etkeni üremekte, kalabalık ve sağlıksız koşullarda yaşanması nedeniyle, bulaşıcı hastalıklar yaygınlaşmaktadır.

Toplu şiddet depresyon, saldırganlık, intihar eğilimi, alkol ve travma-sonrası stres bozukluğu gibi bir yelpaze dolusu, psikolojik ve davranışsal sorunlarla da ilişkilidir. 

Savaş, göç ve mülteci sorununa yol açmaktadır. Halk savaştan kurtulmak için bulunduğu bölgeyi terk etmek zorunda kalmaktadır. Göç eden insanların ilaç, yiyecek, içecek ve barınak bulması sorun olmakta; kalabalık ve kötü yaşam koşulları nedeniyle, ölüm hızları on katına, yirmi katına çıkabilmekte ve ölenlerin çoğunluğunu beş yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır.

Savaş sağlık hizmetlerinin ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Sağlık kuruluşları ve hastaneler yıkılmakta, yanmaktadır. Böylece sağlık altyapısı yok olmaktadır. Sağlık personeli zorunlu olarak savaş cerrahisinde ve tedavi edici sağlık hizmetlerinde kullanılmakta, koruyucu hizmetler aksamaktadır.

Savaş, ülke kaynaklarının askeri harcamalara aktarılmasına yol açmaktadır. Savaş olmadan bile dünyadaki 134 ülkeden 29'unda (%22) askeri harcamalar, eğitim ve sağlık harcamalarından, 49'unda (%36) sağlık harcamalarından fazladır. Silahlanma için yapılan altı aylık harcama, gelişmekte olan ülkelerin on yıllık gıda ve sağlık programlarını finanse edebilmektedir.

Irak savaşının maliyetinin, doğrudan savaş harcamaları ve Irak'ın yeniden inşa edilmesi için harcanacak para ile toplam olarak 2 trilyon doları aşacağı tahmin edilmektedir. Oysaki dünyadaki tüm yoksullara dört yıl boyunca sağlık hizmeti sunulması için gereksinim duyulan para yalnızca 200 milyar dolardır. 

Savaş, uygarlıkları geçmişin karanlıklarına sürüklemektedir. Savaş, aydınlanmanın önündeki en önemli engellerden biridir. Savaş, insanların eğitim ve sağlık olanaklarının bütünüyle ortadan kalkmasına yol açmaktadır.

Savaşlar yaşamı yok etmektedir.

Savaş çığırtkanlığının epeyce arttığı bugünlerde bir kez daha yüksek sesle ve hep birlikte haykırmak gerekiyor: Yaşamın önkoşulu barıştır!

1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun!