SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

TC numaranı ver, sana kim olduğunu söyleyeyim

Yazının Giriş Tarihi: 21.08.2013 03:16

Önce George Orwell Avrupa'daki Son Adam (1984) kitabında "Büyük birader" ile öngördü geleceği.

Ardından "biri bizi gözetliyor" yaklaşımı hem TV programlarında hem de askeri operasyonlarda çıktı karşımıza.

Önceleri ne olduğunu anlayamadı çoğu kişi, birilerinin yaşamlarının bütün ayrıntılarını izlemekten hoşlananlar bile oldu.

Ne zaman ki sıra kendilerine geldi; durup düşünmeye başladı insanlar.

Geldiğimiz nokta şudur: T.C. kimlik numaranızı elde eden bir kişi/kurum kimi zaman yasal yollardan, kimi zaman da yasal olmayan yollardan hakkınızdaki bütün bilgilere erişebilir.

Bilindiği gibi, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Türkiye'deki bütün kamu kuruluşlarının veri tabanına girerek, kişisel gizlilik gerektiren verileri "online" olarak ve izin gerektirmeden alabilmesine ilişkin protokollerin varlığı ilk kez bir Bakan tarafından doğrulandı.

Sahibi olduğunuz gayrimenkuller, bankalarda bulunan menkullerinizin tamamı, sağlığınızla ilgili veriler ve sizinle ilgili kayıtlara geçen her şey artık erişim altındadır.

"Mahremiyet" dönemi sıradan insanlar için sona ermiş bulunmaktadır. Özel hayatın gizliliğini unutmanın zamanı gelmiştir.

Bırakın bankadan aldığınız borçları, kadınların adet günleri bile kayıt altındadır artık.

Daha da ilginci, sağlık bilgileriniz metalaştırılmış, satışa hazır hale getirilmiş bulunmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun halkın hastalıklarının neler olduğunu ve hangi ilaçları kullandığını bir firmaya sattığı iddiası belleklerdeki canlılığını korumaktadır. İddiaya göre, bilgileri satın alan şirket de bilgileri işledikten sonra istediği başka firmalara satabilecektir.

Sizi bir süre sonra zorunlu bırakacakları "ek ve tamamlayıcı sağlık sigortası" için şirketlerin kapısını çaldığınızda; sağlığınızla ilgi her hangi bir bilgi vermeniz gerekmeyecektir.
Şirketler artık her şeyin farkındadır doğal olarak.

Elbette hasta başvurusunu kayıt-dışı ya da başkalarının adıyla yapabilen ayrıcalıklı kişiler bu sürecin dışında kalacaktır.

Onlar zaten yalnızca sağlık kayıtlarında değil, İsviçre'deki banka hesapları, yurt dışındaki off-shore hesapları ve eşe/dosta alınmış gibi gösterilen gayrimenkul kayıtları açısından da bu sistemin dışındadır.

Bu arada; görevden ayrılanlar dahil milletvekillerinin, bakanlık yapanların ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin sağlık durumu ile ilgili belge ve bilgiler gizli tutulmakta, ilgililerden başkasına açıklanması yasaklanmaktadır.

Peki neden vatandaşın sağlık bilgilerinin gizliliğine, özel hayatına müdahale ediliyor?

Hasta ile hekimi arasında paylaşılan bilgiler, hekimin mesleği gereğince öğrendiği ya da saptadığı sağlık verileri bütünüyle hasta sırrıdır.

Hastanın sırrını korumak, hasta izin vermediği sürece bu bilgileri paylaşmamak hekimliğin evrensel etik değerleri arasındadır ve bu nedenle Türk Tabipleri Birliği Sağlık Bakanlığı'nın hasta bilgilerini paylaşma girişimlerine karşı çıkmaktadır.

Ancak 12 Temmuz 2013 tarihinde kabul edilen "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile hasta bilgilerinin paylaşılmasının önü açılmış bulunmaktadır.

Söz konusu yasaya göre Bakanlık ve bağlı kuruluşları, mevzuatla kendilerine verilen görevleri, e-devlet uygulamalarına uygun olarak daha etkin ve daha hızlı biçimde yerine getirebilmek için, bütün kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarından; sağlık hizmeti alanların, aldıkları sağlık hizmetinin gereği olarak ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna vermek zorunda oldukları kişisel bilgileri ve bu kimselere verilen hizmete ilişkin bilgileri her türlü vasıtayla toplamaya, işlemeye ve paylaşmaya yetkili kılınmıştır.

İtiraz ne yazık ki sınırlı kalmıştır.

Kamuoyu pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da ilgisiz/duyarsız kalmış; kimileri sorunu görmezden gelmiş, kimileri ise iktidar milletvekillerinin oylarıyla yasalaşan bu düzenlemeyi izlemekle yetinmiştir.

Gelinen noktada, karşımızdakine kim olduğunu söyleyebilmek için arkadaşını bilmeye artık gerek kalmamıştır.