SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kirli enerji üretiminin Türkiye'ye transferi

Yazının Giriş Tarihi: 29.12.2014 02:39

Gelişmiş ülkeler yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelirken, Hükümet, kömürlü termik santralların sayısını artırmak için özel bir çaba gösteriyor.

Kömürlü termik santraller sağlık, iklim ve çevresel zararları yüzünden ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri tarafından yavaş yavaş terk ediliyor.

ABD Başkanı Barack Obama, küresel ısınma sorununa yol açan karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltmak amacıyla, termik santrallere yeni işleyiş kuralları getirecek bir plan açıklayacağını Haziran 2014'te duyurdu (1).

Obama'nın açıklayacağı planın, ülkedeki 1600 termik santralin yarattığı karbon kirliliğini, 2030 yılına kadar yüzde 30 oranında azaltmasını hedeflediği belirtilmektedir.
Geçtiğimiz günlerde benzer bir açıklama Almanya'dan geldi. Almanya, enerji şirketlerini kömür yakıtlı elektrik santrallerini kapatmaya zorlamak için yeni bir yasa üzerinde çalışıyor.

Almanya'da halen 50 tesisin kapatılması ile ilgili süreç devam ederken, bunlara ek olarak sekiz kömürlü termik santralın daha kapatılabileceği bildiriliyor (2).

Türkiye ise ne yazık ki zararları bilindiği halde kömürlü termik santrallerden vaz geçmiyor; üstelik yeni santraller yapılmasını teşvik ediyor.

Hükümet "İthal bir kaynak olan doğal gazın elektrik üretiminde kullanılması yerine termik santral kurulabilecek özellikte olan linyit sahalarımızın hızla devreye sokulması ve mevcut santrallara yeni ünitelerin ilavesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünden" söz etmekte; bir başka deyişle yerli enerji üretim kaynağı olduğu idiasıyla kömürlü termik santralleri desteklemektedir (3). 

Hükümet ve sermaye çevreleri, kömürün yerli enerji üretim kaynağı olması nedeniyle yeni termik santrallerin Türkiye'nin cari açığında azalmaya yol açacağını da iddia etmektedir.

Hükümetin kömürlü termik santrallere desteği üç açıdan sorunludur:

1. Kömürlü termik santrallerin sağlık, iklim ve çevre üzerine kanıtlanmış çok ciddi olumsuz etkileri söz konusudur. Kömürlü termik santraller erken ölümlere yol açar. Türkiye'de 2010 yılında yaklaşık olarak 7.900 kişinin kömürlü termik santraller nedeniyle yaşamını erken yitirdiği tahmin edilmektedir(4) . Bu sayı aynı yıl trafik kazalarında ölenlerin yaklaşık iki katıdır. Kömür santrallerinin yaydığı kirlilik ölümlerin yanı sıra hastalanmalara da yol açar. Türkiye'de, kömürlü termik santrallerin 2010 yılında, çeşitli hastalık ve sakatlanmalar nedeniyle 1,7 milyon iş günü kaybına neden olduğu hesaplanmaktadır. Diğer tahmini etkiler arasında 800 bin astım krizi ve toplamda 8 milyon güne yayılan solunum yolu hastalıkları mevcuttur. Türkiye'de kömürlü termik santrallerin sağlık etkileri nedeniyle oluşan maliyet 2,4-6,7 milyar Euro arasında hesaplanmaktadır(5) . Türkiye'nin toplam sağlık harcamalarının 2012 yılında, 76 milyar 358 milyon TL(6) (Yaklaşık olarak 32,4 milyar Euro) olduğu göz önüne alınacak olursa; kömürlü termik santrallerin ülkemize ne kadar büyük bir maliyet yüklediği açıkça ortaya çıkmaktadır.

2. Cari açığı azaltmak için toplumun sağlığını tehlikeye atmak kabul edilemez bir yaklaşımdır.

3. Ülkemizde yeni planlanan kömürlü termik santraller ağırlıklı olarak ithal kömürle çalışmak üzere projelendirilmektedir. Yerli kömürle değil. Bu nedenle cari açığın kapatılması da söz konusu değildir. Hükümetlerin politikası sonucunda özellikle 2000 yılı sonrasında yerli kömürün elektrik üretimi içerisindeki payı giderek azaltılmaktadır. Türkiye Kömür İşletmeleri 2013 raporuna göre, 56 tane yeni ithal kömürle çalışacak termik santral projesi sürdürülmektedir!...

Hükümetin kömürlü termik santralleri destekleme politikası kamu yararına bir tutum değildir. İthal kömüre dayalı üretilecek enerjinin ülkenin kaynaklarının kullanılmasıyla ilişkisi yoktur. Yapılan iş kirli enerji üretiminin ülkemize transferidir.

Küresel kapitalizm kârını maksimize ederken, bir yandan kömürlü termik santrallerin çevresinde yaşayanlar hasta olacak, kanserle savaşmaya uğraşacak ve yaşamlarını yitirecek; diğer yandan da çevre kirletilecek ve iklim değişikliği yaşanacaktır.

 (1) The Washington Post, http://www.washingtonpost.com/national/health-science/epa-will-propose-a-rule-to-cut-emissions-from-existing-coal-plants-by-up-to-30-percent/2014/06/02/f37f0a10-e81d-11e3-afc6-a1dd9407abcf_story.html 
   (2) Reuters, http://www.reuters.com/article/2014/11/23/germany-energy-climate-idUSL6N0TD0EG20141123 
  (3) T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Komur 
(4) Sessiz Katil, Türkiye neden kömürlü termik santrallerden vazgeçip yeşil enerjiye geçmeli? Greenpeace, 2014, s.29.

  (5) HEAL, The Unpaid Health Bill, How coal power plants make us sick, A report from the Health and Environment Alliance, March 2013, p.24-25. 
  (6) TÜİK sağlık harcamaları istatistikleri, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15871.

twitter.com/KAYIHANPALA