SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İnsan ihale ile çalıştırılabilir mi?

Yazının Giriş Tarihi: 28.11.2012 19:18

Ancak son yıllarda bu tanım değiştirilmiş ve emekçilerin de ihale ile çalıştırılmasının önü açılarak taşeronlaştırma başat bir istihdam modeli biçimine dönüştürülmüştür.

Oysa "insan" ne iştir, ne maldır, ne de hizmettir.

Günümüzde taşeron çalışma çoğu kez bir "istihdam modeli" olarak tanımlanmakta ve düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, ciddi sosyal hak kayıpları, sosyal güvencesizlik, işçi sağlığı ve güvenliğinin olmaması ve sendikasızlaşma gibi boyutlar ile birlikte değerlendirilmektedir.

Bugün diğer özelliklerinin yanında artık taşeron çalışmanın despotik emek rejimlerinin bir parçası olduğu da bilinmektedir.

Kalıcı kadrolarda güvenceli olarak istihdam etmek yerine, insanı ihale ile çalıştırmak daha fazla kar etmek için tercih edilmektedir. Burada sözü edilen daha fazla kar emek sömürüsü ile elde edilmektedir.

Bu kâr odaklı modeli kamuda en fazla benimseyen kurum Sağlık Bakanlığı olmuştur.  Kamuda taşeron firmalar aracılığıylaçalıştırılan işçilerin %60'ından fazlası Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlarda istihdam edilmektedir. Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2002 yılında 11 bin olan taşeron işçilerin sayısı (%4.3) 2011 yılında 126 bine (%24.9) çıkmıştır.

Bir başka deyişle, Sağlık Bakanlığı'nda çalışanların yaklaşık dörtte biri taşeron firmalar aracılığıyla istihdam edilmektedir. Bu oranın bazı tıp fakültesi hastanelerinde çok daha yüksek olduğu da bilinmektedir. 

Taşeronlaştırma bir yanıyla taşeron firmalarda çalışmak zorunda kalan emekçilerin güvencesiz, zor koşullarda ve uzun süre çalışması; diğer yanıyla da görevin gerektirdiği nitelikleri taşımayan kişilerin çalıştırılması nedeniyle sağlık hizmeti alanların da sıkıntı yaşaması anlamına gelmektedir.

Sağlık hizmeti sunumu sırasında taşeron şirketlerde çalışanlar işle ilgili hastalıklar yüzünden en fazla hasar gören/ölen kesimi oluştururken; toplum da gerek yoğun bakımlardaki bebek ölümlerinde, gerek hastane yangınlarında, gerekse de sosyal hizmetlere bağlı esenlendirme kuruluşlarında ortaya çıkan sorunlarda taşeronlaştırma gerçeği ile karşı karşıya kalmaktadır.

Taşeron firmalarda işçiler çoğunlukla asgari ücretten çalıştırılırken, ihaleyi kazanan patronlara işçi başına belli bir oranda kar verilmesi bu istihdam biçiminin kamu adına en tartışmalı boyutudur.

Kamu, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere neden böyle bir istihdam yöntemini tercih etmektedir?

Bu tutum Hükümetin emeğe ve emekçilere bakışını gözler önüne sermesi bakımından önemlidir.

Patrona verilen kar işçilerin ücretlerine eklense ve şirket devreden çıkarılsa ne olur?

Bir an kendinizi ihale ile çalıştırılan bir işçi olarak düşünün. Patron işi birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul etmiş, sizi de işe almış çalıştırıyor. Tek amacı daha fazla kar etmek.

Ne hangi koşullarda çalıştığınız, ne de alacağınız ücretin yaşamınızı sürdürmeye yetip yetmeyeceği umurunda patronun.

Çocuğunuza okul harçlığı verememenin,  doğru düzgün bir ayakkabı alamamanın, derme çatma bir gecekondunun bile kirasını düzenli olarak ödeyememenin bütün yükü omuzlarınızda...

Olur olmaz göz yaşı dökenlerin, taşeron işçilere duyarsız kalması ve kazanılan bir çok davaya rağmen bütün kapıları kapalı tutmaya çalışması, içtenliksiz tutumları gün ışığına çıkartıyor.

Çok mu zor?

Çılgın projeleri hayata geçirmek için milyarlarca parayı harcayabilenlere sormak gerekiyor.

Kamunun böyle bir istihdam modelinden ivedilikle vaz geçmesi ve tüm emekçileri kalıcı/güvenceli kadrolarda istihdam etmesi çok mu zor?