SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Zapt-u rapt!

Yazının Giriş Tarihi: 11.05.2020 00:04

TMMOB, TTB, Tabip Odaları, TBB ve Barolar Anayasa ile kurulmuş meslek örgütleri.

Mensuplarının hak ve çıkarlarını korumak ve kollamak, onların mesleki bilgilerini geliştirmek için varlar.

Yanı sıra ve asıl önemlisi de,

Ülkemizin yeraltı-yerüstü kaynaklarını ve kentlerini, çevresiyle, doğasıyla, suyuyla, toprağıyla, tarımıyla, peyzajıyla, gıdasıyla, ulaşımıyla, enerjisiyle iletişim altyapısıyla, madenleriyle, malzemeleriyle, sanayisiyle, bilişim uygulamalarıyla korumaya çalışıyorlar.

Ama ne hikmetse öteden beri siyasal iradeler toplum çıkarlarını gözettikleri için muhalif olan odalarla uğraşıyorlar.

Çünkü kamu kurumu niteliğindeki özerk meslek örgütlerinin kuruluş yasaları çerçevesindeki faaliyetlerinden ve örgütlü toplum yapılarından rahatsızlık duyuyorlar.

Onun içinde yasal mevzuatlarının değiştirilmesi konusunu sürekli olarak gündeme getirip onların sesini kısmak, iktidarın dümen suyuna sokmak için zemin arıyorlar.

Demokratik yollarla ele geçiremedikleri özerk demokratik mesleki yapıları seçim yöntemlerine müdahale ve diğer yollarla bertaraf edip işlevsizleştirilerek tasfiye etmek istiyorlar.

Fırsat buldukça temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sofraya getiriyorlar.

Son olarak Diyanet İşleri Başkanının ötekileştirici tutumunun insan haklarına aykırı olduğunu öne sürerek dava açan Ankara Barosu'nu bahane edip akademik odaları hedef tahtasına koydular.

TMMOB'ye bağlı Odalar doğal olarak ve aklı öne alarak Odaların disipline edilme girişimlerine karşı duruyorlar.

"Ülkemizden, kamu yararı uygulamalarından, özerk, demokratik, mesleki örgütlülüğümüzden yana olan mücadelemiz kararlılıkla sürecektir" diyerek ve "ocu, şucu, bucu" biçiminde ayrışmaksızın tüm odalar önceki gün bir açıklamayla odalarla ilgili mevzuat değişikliğinin gündeme gelmesi üzerine kaygı ve düşüncelerini dile getirdiler.
Demokrasiye ve meslek odalarının demokratik bir şekilde yapılan seçimlerine gösterilen tahammülsüzlüğe son verilmesini istediler.

"Bizler, meslek disiplinlerimize ve örgütlerimize yönelik tasfiye edici politikalar ile ülke çapında izlenen belli kesimlerin çıkarına dayalı politikalar ve toplumsal muhalefetin sindirilmesi çabaları arasındaki bağların bilincindeyiz." diyerek Cumhuriyet'e, demokrasiye ve laikliğe olan inançlarını vurguladılar.

Eşitlik, özgürlük, barış, kardeşlik ve güvenceli çalışma yaşamının vazgeçilmezliğinin altını çizdiler. Sosyal hukuk devleti, planlama, sanayileşme, kalkınma, kamusal yarar, kamusal hizmet ve kamusal denetime yönelik mücadelelerini her koşulda sürdüreceklerini belirttiler.

Son söz olarak da;

"Mesleki, bilimsel, teknik doğrulara dayanarak ülkenin en karanlık dönemlerinde bile çalışmalarımızı yürüttük. TMMOB'ne bağlı meslek odaları olarak; hukukun, insan haklarının ve demokrasinin evrensel normlarına bağlılığımız devam edecektir. Üyelerimizin demokratik iradelerinin ortaya koyduğu güçle, bundan sonra da antidemokratik uygulamalara karşı duracağımızın bilinmesini isteriz." dediler.

Aslında toplum için yapılacak olan en önemli hizmet söz konusu meslek örgütlerinin görüşlerine başvurmak, önerilerini dinlemek ve dikkate alıp yaşama geçirmek.

Çünkü onlar önlerine gelen sorunlara bilim ve tekniğin ışığında bakar, akılcı çözümler üretir ve sunarlar.

Bu gerçeği görmemek için kör olmak gerekir.