SON DAKİKA
Hava Durumu

Yeniden Atatürk Cumhuriyeti

Yazının Giriş Tarihi: 04.07.2026 00:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.07.2026 15:19

Sorun belli…

Osmanlı’dan miras kalan Sevr’i yırtıp atan,

Lozan’ı direne direne kabul ettiren, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni imzalatan ve ödün vermeden uygulayan bölgedeki tek ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni bölüp parçalamak…

Lübnan ve Suriye’yi de içine alan çok başlı federatif yapı kurmak.

Girişim çok…

Hız kesmeden hedeflerine ulaşmak için her yolu deniyorlar.

İçerideki işbirlikçilerle birlikte aşama aşama planlarını sahneye koyuyorlar.

Sıra Mustafa Kemal Atatürk’ün iki eserinden biri olan

Cumhuriyet Halk Partisi’nde…

Nihai hedef de Türkiye Cumhuriyeti

Ancak unuttukları daha doğrusu unutamayıp diş biledikleri Atatürkçüler, Kemalistler, yurtseverler var.

Onların buluştuğu yer de,

Kurucu Başkan Muammer Aksoy ve onursal başkan Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun öncülüğünde aralarında Nusret Fişek, Celil Gürkan ve Bahriye Üçok’un da olduğu 50 Atatürkçü tarafından kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği

Kuruluş amacı;

Atatürk’ün önderi olduğu Türk devriminin ve bu devrimin temelini oluşturan başta ‘Altıok’ olmak üzere Atatürk ilkelerini, her alanda ilerlemeye açık ve sürekli geliştirici nitelikteki düşünce sistemini, devrimin bugünkü sonuçlarını ve yarınlara uzantılarını, davranışlarını, savaşımlarını ve yapıtlarını incelemek, araştırma konusu yapmak, bunlara karşı geliştirilen yapılanmalar ve düşünceler ile yasalar çerçevesinde mücadele etmek,

Atatürk’ü, Atatürkçülüğü anlayan ve her alandaki uygulamalarını benimseyenlerin bir araya getirilmesi yolunda çalışmalar yapmak; Atatürk’ün belirlediği amaçlar doğrultusundaki atılımları yaygınlaştırıp sürdürmek; Cumhuriyet ve demokratik, laik, anayasal düzen karşıtı kişi ve grupların, Türk devriminin ve bu öze dayanan anayasal düzenin yerine, toplumu, ülkeyi ve anayasal düzeni geri getirmeye yönelik olası çabalarına karşı, toplumu koruyucu yönde, aydınlatıcı ve uyarıcı çalışmalar yapmak,

Atatürk’ü, yapıtlarını ve Atatürkçü düşünceyi yıpratmak ve kötüye kullanmak amacıyla yapılan her tür çalışmaya, söz ve eyleme karşı çalışma yapmak, Atatürk’ün anlayışının, düşüncesinin, devrim ve ilkelerinin özünü halka anlatmak,

Hiçbir ayırım gütmeden ve gözetmeden, anayasal demokratik düzen güvencesinde evrensel hak ve özgürlüklerini üstün tutarak, yurttaşları tam eşitlikle kucaklayıp, ulusal dayanışmanın temeli olan toplumsal barışı sürekli kılmak, her tür teröre ve sömürüye karşı çıkarak, çağdaş sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bütün olarak bağımsızlığının karşısındaki yapılanmalara karşı mücadele etmek”olan

Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye Cumhuriyeti karşıtı odaklar tarafından kurulduğu tarihten itibaren sürekli hedef alındı.

Çünkü ADD’nin kuruluş ilkelerinde yer alan her satır adamların uykusunu kaçıracak, tüylerini diken diken edecek ölçüde…

Onun için de;

Önce derneğin ilk kurucusu ve genel başkanı Muammer Aksoy’u derneğin kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmeden evinin önünde kurşunlatarak,

ADD kurucularından Bahriye Üçok, Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Taner Kışlalı ile aralarında Uğur Mumcu’nun da bulunduğu çok sayıda dernek üyesini dinci, faşist terör örgütlerine katlettirerek susturmaya çalıştılar.

Ama susmuyorlar…

İşte o derneğin Gürhan Akdoğan önderliğindeki Bursa Şubesi, tam da 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi öncesinde

Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığı ödevi yerine getirmek ve Cumhuriyet’e sahip çıkmak için Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsızlık Manifestosu yayınladı…

“Bizler; Büyük Atatürk’ten aldığımız tarihsel görev bilinciyle, yalnızca bugüne değil geleceğe de belge bırakmak, Türk milletini uyarmak,

Cumhuriyetin temel değerlerini savunmak ve emperyalizmin yeni kuşatma girişimlerine karşı toplumsal hafızayı diri tutmak amacıyla bu bildirgeyi kamuoyu ile paylaşmayı tarihsel bir sorumluluk kabul ediyoruz” diye başlayan,

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile Bursa Nutku’nun da yer aldığı manifesto, Cumhuriyet’in ve Atatürk Devrim ve İlkeleri’nin korunup kollanacağına dair içilen Ant’ın yanı sıra aynı zamanda bir uyarı, bir duruş ve bir çağrı niteliği taşıyor.

Parola “ya istiklal ya ölüm” denilerek Lozan’dan da, üniter devletten de, laiklikten de, Tam Bağımsız Türkiye idealinden de vazgeçilmeyeceği vurgulanıyor.

Ve ekleniyor;

Emperyalizmin bu sinsi tuzakları Kurtuluş Savaşı’mız, Kuvayı Milliye Destanı’mız ve Türk Aydınlanma Devrimleri ile nasıl bozulduysa şimdi de öyle bozulacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimiz ve Kemalist Devrim başta bu coğrafyada ve dünyada sonsuza dek mazlum uluslara örnek olmaya devam edecek ve biliyoruz ki; emperyalistler ile onun işbirlikçileri dün olduğu gibi bugünde yenileceklerdir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı bağımsızlık meşalesi; Türk Milleti’nin ellerinde sonsuza dek yaşayacaktır.

Üniter ulus devlet yapımızın, laik cumhuriyetimizin, dil birliğimizin, ülkemiz ve milletimizle bölünmez bütünlüğümüzün ve ulus olma bilincimizin vazgeçilmezliğini,

Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına

Türk Milleti denir” tümcesinde ifadesini bulan ve anayasamızın da 66.

maddesi ile hükme bağladığı millet tanımının ve kavramının tartışılmazlığını,

Politikaları, uygulamaları ve eserleriyle her alanda başarısı kanıtlı Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi “Atatürkçü Düşünce Sistemi” nin günümüzün de şaşmaz pusulası, geçerli reçetesi olduğunu,

Milletimizin Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk Devletinin özgür yurttaşları değil de emperyalizm boyunduruğunda, orta çağ artığı Totaliter-Teokratik bir uydu devletin tebaası olmaya asla razı olmayacağını,

Gerekenin, kuruluşta olduğu gibi meclis eksenli, kuvvetler ayrılığına dayalı, yurttaşların eşitliği esaslı bir hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden yaratmak olduğunu önemle vurguluyoruz.

Evet, Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi

Ortadoğu ve Türkiye Cumhuriyeti üzerine oynanan oyunları, oyun kurucuları ve işbirlikçileri net biçimde ortaya koymuşlar.

Siyasal Partiler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve yurtseverlerle işbirlikleri de sağlanarak “Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’nin” nasıl oluşturulacağına dair öneri ve düşüncelerini Anadolu’nun dört bir yanında anlatacaklar.

Çünkü,

Sorunu saptamak kadar çözüm önerileriyle yol haritasını çizmek ve yol arkadaşlarıyla vakit yitirmeden yola koyulmak da çok önemli…

Çünkü küresel aktörler aynı anda tüm tuşlara bastılar ve tüm güçleriyle saldırıyorlar…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.