SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Silah(sız)lanma

Yazının Giriş Tarihi: 02.06.2020 03:11

1983 yılında doğdu. 2007 yılında polis memuru rütbesiyle mezun olarak Ağrı'nın Doğubeyazit ilçesinde mesleğe ilk adımını attı. Bursa'ya tayin oldu. Emine Özcan'la evlendi. Babasını kaybetti. Oğlu doğdu 2 yıl önce... Babası Hamza'nın adınıverdi. Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde göreve başladı.

Gençleri düştükleri bataklıktan kurtarmak için kaynağına indi. Kurutmak için mücadele etti. Gece demedi, gündüz demedi, sokak satıcılarının, torbacıların, uyuşturucu baronlarının peşine düştü.

En son...

Kentin merkezinde kanlı bir hesaplaşma...

Patlayan silahlardan çıkan kurşunlar...

Olay yerinde görevini yapmaya çalışan gencecik bir polis memuru.

Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli 37 yaşındaki 1 çocuk babası polis memuru Erman Özcan Yıldırım'da iki grup arasında çıkan silahlı kavgada olaya müdahale ederken vuruldu. Kurtarılamadı. Şehit oldu.

Geride gözü yaşlı bir eş ve henüz yaşamının ilkbaharında bir evlat bıraktı.

Yazıklar olsun o fidanı koruyamayanlara...

Yazıklar olsun silahlanmayı teşvik edenlere...

Yazıklar olsun silah üretip insanları birbirine kırdıran gözünü para hırsı bürümüş tacirlere...

Çok değil 8 ay  önce

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yasa'nın kapsamı genişletilmiş ve daha çok insana silah edinme hakkı sağlanmış.

Aralarında eski yeni kamu görevlileri var. Ama birileri daha var. İşte onlar çok şaşırtıcı ve gerçekten de can alıcı;

Silah edinmedeki 'ağır suç' yasağı da kaldırılarak, daha önce affa uğramış bile olsalar silah edinemeyen ağır suç mahkûmlarının belli koşulları sağlamak kaydıyla silah edinebilmelerinin önü açıldı. Değişen hükme göre, ağır suçlardan mahkûm olanlar da infazlarının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra memnu haklarını yeniden almaları halinde silah edinebilecekler. 

Yıllarca Cumhuriyet Savcılığı yapmış çok sevdiğim bir ağabeyimin sevgili Özcan için üzüntüsünü dile getirirken vurguladığı şu sözler aslında durumu çok iyi ortaya koyuyor;

"Yıllardır bu tepkimizi her fırsatta ortaya koyduk. Bırakın silahlanmayı engellemeyi pompalı tüfeği bile taşınması ve bulundurulması yasak silahlar kapsamına aldıramadık. Ve dolayısıyla 6136 Sayılı Kanun hükümlerini uygulayamadık."

Daha neyi konuşuyoruz biz?

Cumhurbaşkanı taziye mesajı gönderdi.

İçişleri Bakanı cenazeye katıldı.

Garnizon Komutanı ve İl Emniyet Müdürüde cenazedeydi.

Hadi bakalım sıvayın kolları.

Yoldan geçene vermeyin silah edinme ruhsatını.

Hatta kimseye vermeyin.

Polis, asker...

Can ve mal güvenliğimiz polise, ulusal güvenliğimiz askere emanet.

Silah onlara yakışır.

Sivile silah ne gerek?

Daha çok polisin, daha çok kadının, daha çok yurttaşın ölmesini istemiyoruz.