SON DAKİKA
Hava Durumu

Peyzaj deyip de geçmeyin

Yazının Giriş Tarihi: 13.07.2026 23:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.07.2026 23:37

İklim değişikliği artık bir gelecek senaryosu değil yaşadığımız ve etkisini hissettiğimiz bir gerçek.

Bağlı olarak kuraklık dönemleri uzuyor ve yaz sıcakları nedeniyle kent merkezleri ısı adalarına dönüşüyor.

Ani yağışlar kentlerin zaten yetersiz olan altyapısını ciddi biçimde zorlayarak can ve mal kayıplarına neden oluyor.

Dolayısıyla çevre düzenlemeleri yani peyzaj önem kazanıyor ve kentlere ruh da veren görsel zenginlik katmasının çok ötesinde yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent için en güçlü çözüm ortağı oluyor.

Çünkü bilimsel veriler ve teknik analizlerle de kanıtlandığı gibi;

Geçirgen bir yüzey, yağmuru toprağa geri veriyor.

Olgun bir ağaç gölgesi, altındaki sokağı hissedilir biçimde serinletiyor.

Yerel türlerle kurulan bir bahçe daha az su istiyor.

Gelinen süreçte estetik ve işlevin yan yana hatta iç içe geçip çevreye değer katması olarak tanımlanan peyzaj aslında çok önemli…

İki çiçek, bir ağaç, altına da çim al sana peyzaj…

Hiç de öyle değil…

Yanlışı da doğrusu da yörenin florasına ve faunasına doğrudan etki ediyor çünkü…

Onun için,

Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Ahmet Telli’nin kısa bir şiirinden de esinlenerek…

Peyzaj güzel şey ancak doğru bitki, doğru toprak, doğru insanla uygulandığında…

Bu gerçeğin altını teknik bilgiyle çizen

Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği PEYZAJDER de kente dokunan ancak dokunduğu yerleri de acıtan;

“Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz gibi Bursa hala Yeşil mi?

Uludağ’ın eteklerinde, çınarların gölgesinde, ıhlamur kokusunun sokaklara sindiği bir kentte mi yaşıyoruz?

Erguvanlar her nisan bu şehri hala mora boyuyor mu?

Yeşil, ne kadar hissediliyor, gerçekten ne kadar yeşil?

Bir kentin yeşili sadece fotoğraflarda güzel görünmek için mi vardır; yoksa yağmuru tutan, havayı serinleten, tozu süzen, canlılara yuva olan, yaşayan bir altyapı mıdır?” sorularını soruyorlar.

Yanıtını aramak için de yola çıkıyorlar ve Türkiye’de bir ilki başlatıyorlar.

Adına da Bursa Performans Odaklı Peyzaj Uygulamaları Yarışması diyorlar.

Demekle kalmıyorlar önemine ve değerine dair de dikine dikine konuşuyorlar.

Örneğin;

Çizime değil, kanıta ödül vereceklerini vurguluyorlar.

Türkiye’de bugüne kadar pek çok peyzaj ve tasarım yarışması düzenlendi, hepsi değerli ama bu yarışma kâğıt üzerindeki projelere değil, toprağa dokunmuş, dikilmiş, büyümüş, en az bir yılını tamamlamış, yaşayan peyzaj alanlarını değerlendirecek diyorlar.

Estetiğin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekiyorlar ve Ulvi Erhan Erol, Gül Sayan Atanur, Murat Zencirkıran, Osman Zeybek, Fatma Betoş, Mustafa Atıcı, Necla Yörüklü, Kamil Erken, Ayşegül Akpınar, Can Şimşek ve Fulya Akfidan Sevim’den oluşan jürinin;

Görsellikten daha çok ürettiği faydaya, yağmur suyunun ne kadarının yerinde tutulduğuna, bitkilerin ne kadarının Bursa’nın kendi florasından seçildiğine, sert zeminlerin ne kadarının ağaç gölgesi altında olduğuna, bakım maliyetlerine, mahalleye, çalışana, çocuğa, yaşlıya sunduğu katkıya bakacaklarının altını çiziyorlar.

Yarışmaya kimlerin katılabileceğini de Bursa il sınırları içinde uygulanmış ve üzerinden en az bir yıl geçmiş olması koşuluyla dört kategori dört hikâye diyerek şöyle açıklıyorlar;

Nilüfer’de ya da Gürsu’da bahçesine yağmur suyu deposu kuran, çimin bir bölümünü söküp yerine kuraklığa dayanıklı (farekulağı, bodur yonca çimi, Korsika Nanesi) gibi yerel bitkiler diken, domatesini kendi doğal gübresiyle (kompost) büyüten bahçeler,

peyzajını akıllı kurgulayarak daha az sulayan, daha az biçen, daha az ilaç kullanan siteler,

Çevresini, tozu ve gürültüyü süzen yeşil bir filtreye dönüştüren, çalışanına öğle molasında nefes aldıran, çatısından topladığı yağmur suyuyla bahçesini sulayan işletmeler, fabrikalar, oteller, hastaneler...

Sıcak bir ağustos gününde mahallelinin sığındığı gölgeyi, çocukların güvenle oynadığı, yaşlıların banklarında soluklandığı, tekerlekli sandalyelerin takılmadan dolaştığı kamusal alanlar yaratan belediyeler ve kamu kurumlar…

Su, ekoloji, iklim, sosyal değer ve işletme olmak üzere beş performans ekseni üzerinde ölçülecek projeler;

SITES, LEED, BREEAM ve Peyzaj Mimarlığı Vakfı’nın (LAF) landscape performance yaklaşımı gibi uluslararası referans sistemleri ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gözetilerek değerlendirilecek…

23 Ekim 2026, saat 18.00’de sona erecek olan yarışmanın koşulları ve teknik başvuru formları 23 Temmuz 2026 tarihinde www.peyzajder.org adresinde yayımlanacak.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.