SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gevşe-me!

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2020 01:24

"İstanbul Wuhan'ımızdı ama atlattık."

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca'nın yüreklere su serpen sözleri...

Başta Sağlık Bakanı olmak üzere yetkililerin açıklamalarına devletin ağzından çıkanı kulağı duyar düşüncesiyle itibar etmek istiyoruz.

Öyle ya onlar; ".....baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, açıkça, özgürce ve namusum üzerine ant içerim" diye biten Hipokrat Yemini etmiş sağlık erbabı...

Bizi kandıracak değiller ya...

Ama bazen şeytan da dürtmüyor değil hani...

Durduk yerde aklımıza takılıp bilim kurulunu oluşturan üyelere bakıyoruz. Toplam 31 kişiden oluşuyor. Aralarında Türk Tabipler Birliği yok. Halk Sağlığı Uzmanı yok. Eczacı yok. Veteriner Hekim yok.

Oysa Halk Sağlığı Uzmanı da, Eczacı da, Veteriner Hekim de doğrudan taraf.

Virüse karşı alınması gereken tedbirlere dair diyecekleri olan meslek mensupları...

Örneğin cephede en ön sıralarda yer alan eczacılar mahallenin sağlık danışmanı adeta... Hepimizin de bildiği ve yaptığı gibi başı ağrıyan eczaneye koşar.

En çok da Tabipler Birliğinden bir temsilcinin olmaması düşündürüyor.

Yoksa muhalif diye mi?

Öyle ya Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman şeffaflıktan, bilimsel verilerden söz ediyor. Duyan yok.

Niye?

Bursaport yazarı da olan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala da; "İstanbul'da kaç vaka var, kaç ölüm var bilmiyoruz. R0 diye bilinen temel üreme katsayısının sürecin başından itibaren nasıl seyrettiğini göremiyoruz" diyerek veri yetersizliğine dikkat çekiyor.

Dolayısıyla aklımız karışıyor.

Oysa etkin bir mücadele için şeffaf bir politika izlemek gerek.

Doğruları söylemek, toplumu yanıltmamak panik yaratmaz aksine bilinçlenmeyi yükseltir. Önerilen tedbirlerin daha da ciddiye alınmasını sağlar.

Aksi takdirde değişik platformlardan farklı sesler çıkınca yurttaş şaşkına dönüyor.

İnsanız ve evlere kapatılmış haldeyiz.

Gerçeği yansıtmayan ve saklanan ancak işimize gelen bilgilerin rehavet hissi yaratma ihtimali var.

Nitekim de öyle oluyor.

Yurttaş fırsatını bulunca hatta türlü dolaplar ve akıl almaz hilelere başvurarak kendisini sokağa atıyor.

Asıl tehlike de ondan sonra...

Uzmanlara göre ise hastalığın tırmanması hızlı ve kolay, düşüşe geçmesi ise güç ve çok yavaş.

İkinci pik görülürse 45 güne yakın bir süredir verilen mücadele boşa çıkar.

Tıpkı ilk sokağa çıkma yasağını iki saat öncesinde duyurup yurttaşın luppo, cola almak için sokaklara dökülmesine neden olunduğu gibi...

Onun için alınan kararların akılcı, kurulan her cümlenin içinin dolu olması ve güçlü verilere dayanması ön koşul.