Yıllar önce Duygu Asena önemli bir sosyal soruna pencere açarak
"Kadının adı yok" demişti…
Aradan yıllar geçmesine karşın o pencereden güneşten çok fırtına, özgürlükten çok şiddet giriyor hala…
Elbette ki pek çok alanda kadının adı da var kendisi de…
Yanı sıra eşitliği sağlamaya yönelik girişimler de…
Kadın bakanlar,valiler,kaymakamlar,belediye başkanları,milletvekilleri,sivil toplum önderleri yaşamın her alanında etkin görevler alıyor, önemli sorumluklar üstleniyorlar…
Yeterli mi?
Sayısal veriler yetersiz diyor…
Mustafa Kemal Atatürk’ün sanayi devrimini gerçekleştirmiş,rönesansla dünyaya ışıklar saçmış bir çok Avrupa ülkesinden önce kadına tanıdığı hakların üzerine aradan geçen 90 yılda çok da bir şey konduğu söylenemez.
Konmuş olsaydı toplumsal cinsiyet eşitsizliği, şiddet, pozitif ayrımcılık gibi kavramların yerine yeni kazanımlar konuşuluyor olurdu…
Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2026 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’ndaki veriler; 145 ülke arasında 126’ncı sırada yer alan erkek egemen ülkemizin 21’nci yüzyılda (Türkiye Yüzyılında!) geldiği yerin en somut göstergesi…
Elbette ki,
Daha yukarılara yükseltmek için iş-yaşam dengesi, iş dünyasında her seviyede kadın temsili ve liderliğinin güçlendirilmesi ile şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki uygulama ve deneyimlerini farklı açılardan ele almak üzere oluşturulan UN Global Compact Türkiye gibi yapılar ve atılan adımlar da var.
İşte o yapının Bursa Platformu 9 yıldır bazen ışık hızıyla bazen de eril dil egemenliğinden dolayı kaplumbağa hızıyla atılan adımlara 10’ncusunu ekledi geçtiğimiz günlerde…
2016 yılında UN Global Compact Türkiye’ye bağlı olarak BUİKAD, BUSİAD ve Yeşim Grup koordinatörlüğünde, KALDER’in de desteğiyle kurulan Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu iş dünyasının önde gelen temsilcilerini, 9. Gücümüz Eşitliğimiz Zirvesi’nde bir araya getirdi…

Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, KALDER Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Tokgöz Altun açılış konuşmalarında şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliğini giderek daha fazla önceliklendirmesine rağmen kadınların üst düzey karar alma mekanizmalarındaki temsilinin hâlâ istenen seviyede olmadığına dikkat çektiler.
Eğitimde, istihdamda ve beceri gelişiminde fırsat eşitliğinin güçlenmesi gerektiğini, karar alma mekanizmalarında ve üst yönetimde eşit temsiliyeti,güvenlik ve yaşam hakkının korunarak şiddetin her türüne karşı sıfır tolerans anlayışının benimsenmesini özellikle vurguladılar.
Kuşkusuz çabalar iyi niyetli…
Söylemler somut…
Öngörüler umut taşıyor…
Ancak bir de gerçekler var…
UN Global Compact Türkiye’nin 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’ne göre Türkiye’deki şirketlerin yüzde 89’u cinsiyet eşitliği ve kadın haklarını önceliklendiriyor önceliklendirmesine de elde edilen veriler ise kadınların iş hayatına katılmasının yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Araştırmalar üst düzey kadın yönetici oranının yüzde 37’ye ulaştığını,CEO’luk görevini üstlenen kadın sayısının ise sadece yüzde 14’lerde kaldığını gösteriyor.
Sayıyı arttırmak için de kadınların kariyer yolculuklarının her aşamasında eşit fırsatlara sahip olabilmelerine zemin hazırlamak gerekiyor.
Bu ihtiyaç, yapay zekânın iş dünyasını hızla dönüştürdüğü bir dönemde daha da önem kazanıyor.
Hem kadın, hem işveren olarak masanın her iki tarafında da yer alan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci’nin tespiti kadınlar açısından pek iç açıcı değil ancak önerileri dikkate değer…
Mevcut ilerleme hızıyla yol yürünürse küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanması yaklaşık 120 yıl sürecek.
Çünkü sürekli yeni teknolojiler, yeni işler ve yeni çalışma biçimleri ortaya çıkıyor
Geri kalmamaları için de:
Kadınların elde ettiği kazanımlar korunmalı,
Yanı sıra dönüşümün getirdiği yeni fırsatlardan kadınların eşit biçimde yararlanabileceği bir gelecek yaratılmalı.
Kadınlar gelişmelere uyum sağlarken, geleceği şekillendirenler arasında da eşit biçimde yer almalı denilen zirvede, önerilerin, gelinen noktanın ve sahadaki durumun irdelendiği bir de panel gerçekleşti.

Moderatörlüğünü BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun üstlendiği “DENGE: Dünün Deneyimi, Yarının Vizyonu” başlıklı panelde;
FİBA Holding Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Özmen, Enerjisa Enerji İletişim Direktörü Göktürk Demirel, Oyak Renault Tedarik Zinciri Direktörü Sibel Bayat ve MAPSİS Metal Kurucusu Filiz Akkaş Demir çalışma ve ev yaşamının getirdiği yükleri, zorlukları ve deneyimleri çarpıcı biçimde ortaya koydular.
Anlaşılan o ki kadın istihdamı da…
Toplumsal cinsiyet eşitliği de…
Şiddetten arınmış bir dünyada erkek baskısını hissetmeden kadın olarak çalışmak da hatta yaşamak da kısa vadede çok olanaklı görünmüyor.
Çok anlamlı ve yerinde tespitlerin yapıldığı ve çözüm önerilerinin sunulduğu panel de erkek sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olması düşündürücü…
Gerçekten de;
Söz konusu olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermekse sonuca erişmek için çaba göstermek kadınlardan çok erkekler için sorumluluk ve zorunluluk…