Neo-liberal politikalar dünyada ekonomik ve siyasal krizleri derinleştirince özellikle Avrupa’da aşırı sağ ve yeni faşist hareketler güç kazandı.
Bu durum doğal olarak demokratik sosyalist hareketlere alan açılmasını sağladı.
ABD'de sağlık reformunu gerçekleştiren, ücretsiz üniversite eğitimini ve zenginlerin vergilendirilmesini ana akım haline getiren ve kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlayan ABD’li Senatör Bernie Sanders’in,
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin,
İşçi hakları, yeşil yeni düzen ve iklim odaklı sosyalist politikalarını savunan Alexandra Ocasio ve Rashida Taib’in çıkışları ve sonuç almaları sosyalizmin 21’nci Yüzyıl’da yeniden umut olmasını sağladı.
Tam da bu aşamada…
İçeride yaşanan siyasal ve ekonomik krizler yeni bir partinin de doğumunu tetikledi ve Yeni Parti kuruldu…
Adı yeni olan partinin söyleminde de, eyleminde de “yeni şeyler “olması gerek.
Dünya değişirken,
İnsanoğlu giderek evrimleşirken,
Teknoloji dijitalleşir ve devrim niteliğinde dönüşüm yaşanırken ülkeyi yönetmeye talip olan bir siyasal hareketinde çağa ayak uydurması beklenir.
Bana göre Yeni Parti’nin tüzüğünde yer alan en anlamlı ve demokratik madde siyaset kurumunu bir ur gibi saran delegelik sistemini kaldırması…
Uygulanır ve yaşama geçerse ümmetten millete dönüşün geç atılmış önemli bir adımı olur.
Çünkü…
Siyaset feodalizm kalıntısı uygulamalarla geçiştirilemeyecek ölçüde önemli bir kurum aslında…
Doğru insan, doğru girişim ve akılcı uygulamalar çıkış yolu…
Onun için de tabandan yükselen sese ve önerilere kulak vermek gerek.
Önceki gün bu çerçevede umut veren bir gelişme oldu Bursa’da…
Aralarında Bursa siyasetinde önemli ödevler ve görevler üstlenmiş insanların da bulunduğu Yeni Partili Demokratik Sosyalistler gerçekleştirdikleri Açık Kürsü Buluşması’nda duruş ve düşüncelerini belirten, iyi çalışılmış, toplumun her kesimine seslenen kucaklayıcı, ilkeli ve kararlı bir “manifesto ”açıkladılar.
Yeni Parti'ye destek açıklaması için düzenledikleri buluşmada partinin programı, tüzüğü ve örgütlenme modeli üzerine değerlendirmelerde bulundular.
Yeni Parti’nin yeni tüzük ve programının geniş katılımla hazırlanması gerektiğini belirttiler ve kitlelerin önüne gerçek bir demokratik programın konulmasını istediler. Sürecin parti üyelerinin ve farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini söylediler.
Amaçları yön vermek değil çemberin içinde olmak…
Düşünce üretmek… Ürettikleri düşünceleri eylemle destekleyerek yaşamın içine zerk etmek…
Siyasetten ekonomiye, eğitimden sağlığa, uluslararası ilişkilerden güvenliğe, spordan kültür sanata dek toplumları var eden tüm değerleri ayrı ayrı ele alan demokratik sosyalistler; sırça köşklerden değil hayatın içinden dünyayı okuyorlar.
Para, kimlik siyaseti ve ahbap çavuş ilişkilerini reddediyorlar.
Liyakat diyorlar
Ahlak diyorlar…
Onur diyorlar…
Erdem diyorlar.
Yeni Parti’nin programında yer alan il ve ilçe meclislerini önemsiyorlar.
Aşağıdan yukarıya doğru yapılanmanın adil ve eşitlikçi olacağını savunuyorlar.
Sol ve sosyalist partilerin hiziplerden ve ayrışmalardan çok çektiğini belirtiyorlar ve ısrarla ortak aklı ve ortak iradeyi öne sürüyorlar.
Siyasetin kriterlerle yapılacağına dikkat çekiyorlar.
Gergin bir aks üzerinde ilerleyen siyasete ılımlı yaklaşıyorlar ve örgütlü halkların siyaseti değiştireceğine vurgu yapıyorlar.
Meslek temsiliyeti üzerinden oluşturulan siyasal yapılanmaların sonuç odaklı olacağına inanıyorlar.
Umarız ve dileriz Bursa’dan yükselen bu anlamlı ve umut veren çıkış Yeni Parti kurmaylarında olumlu etki yapar ve siyasete sürdürülebilir temiz bir soluk gelir.