SON DAKİKA
Hava Durumu

Bronzla tarih yazan efsane Tankut Öktem

Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2026 13:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 16:23

Orda bir müze var Kumla’da,

Tarihe taştan izler düşüren…

Orda bir atölye var Kumla’da,

Taştan topraktan tarih yontan…

Orda bir heykeltraş var Kumla’da

Anadolu’nun dört bir yanına taştan sevgi tohumları eken…

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan yardımcısı ve ADD Bursa Şubesi Başkanı Gürhan Akdoğan’dan bir ileti;

"Adaş perşembe günü öğleden önce Kumla’ya Pınar Hanım’a gideceğiz."

Sözünü ettiği Pınar Hanım Mimar ve Heykeltraş Pınar Öktem Doğan.

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Osmangazi Belediyesi’nin taşın altına elini sokmasıyla Bursa’nın yüreğine 10 günlük bir çalışmayla Asteğmen Kubilay’ın heykelini diken sanat insanı…

Gidiş nedenimiz de kendisine Atatürkçü Düşünce Derneği’nin teşekkür plaketini sunmak…

Soyadından da anlaşılacağı üzere Pınar Öktem Doğan Prof. Dr. Tankut Öktem’in kaide üstüne heykel koyarak yolundan yürüyen kızı…

Tankut Hoca’nın diğer kızı da babasının izini süren Oylum Öktem İşözen

İki evladı da ülke için, toplum için, sanat için çabalarını esirgemeden sürdürüyorlar.

Değerli babasının adını yaşatmak, eserlerini korumak için Pınar Öktem Doğan haftanın dört ya da beş bazen her günü Kumla’da …

Yirmi yılı aşkın süredir Tankut Öktem’in yetiştirdiği öğrencileriyle birlikte onun ekolünü sürdürüyor, taştan, topraktan, kilden tarihe iz düşürüyorlar.

Yıllar sonra ama bu kez Tankut Öktem Atölyesi’nde kızı Pınar Hanım’ı ziyaret etme fikri açıkçası beni heyecanlandırdı.

40 yıl önce Tankut Hoca’yla röportaj yapmaya giderken olduğu gibi…

Prof. Dr. Tankut Öktem…

Çağdaş insan…

Atatürk’ün sanatçısı…

Taşın toprağın yol taşı Yol arka taşı…

1940 senesinin Eylül ayının 27’nci günü Konya Harası’ndaki evlerinde yarım kalan At tablosunu bitirmeye çalışırken sancılanan ülkemizin ilk kadın veteriner hekimlerinden olan annesi Meliha Öktem dünyayla buluşturmuş Tankut Hoca’yı…

17 yıllık genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş kadını Meliha Öktem,

“Genç Türk annesi:

Büyük Gazi, dünyanın hayret nazarları karşısında yeni Türk Vatanı’nın temellerini kurdu. Büyüterek yetiştireceğin yavru, bu büyük Cumhuriyetin temellerini kuvvetlendirmek ve sağlamlaştırmak gibi ağır bir vazifeyi omuzları üzerinde taşıyacaktır. Senin bugün kucağında uyuyan yavru yarının büyüğü ve ümidi olacaktır. Bundan dolayı senin de vazifen ağır ve mes’uliyetlidir.

“Çocuk anasının eseridir” nazariyesi artık kat’iyet kesp etmiş bir hakikattir. Onun terbiyesi ve ahlakı üzerinde göstereceğin ihtimam ve alaka derecesinde onu mesut, bahtiyar ve yararlı edebileceksin.

Bu kitap, yarının büyüğünü yetiştirmekle mükellef olan sana ithaf edilmiştir.

Yavrunun ilk hareketlerinden itibaren bütün his ve düşüncelerine varıncaya kadar bu kitaba kaydedeceğin hatıralar ona devamlı bir ihtimam sarf etmene vesile olacaktır.

Yeni doğan yavrunun sıhhatli ve uzun ömürlü olmasını temenni ederiznotuyla kendisine hediye edilen Darüşşafaka’daki yetimler okulunun (Himaye-i Etfal Cemiyeti) kimsesiz yavrulara destek olmak için hazırladığı deftere düştüğü günlüklerle çocuk Tankut’un 15 yılını kayıt altına almış…

15 yaşına geldiğinde de aynı zamanda bir manifesto niteliği de taşıyan günlüğü sonsuzluğa göç ettiği ana dek büyük Cumhuriyetin temellerini kuvvetlendirmek ve sağlamlaştırmak gibi ağır bir vazifeyi omuzları üzerinde taşıyacak olan Tankut Öktem’in önüne koymuş;

“Yavrum doğduğun günden, kendini bilip, aklının her şeye ermeğe başladığı güne kadar, senin için tuttuğum bu notları sana 15 yaş hediyesi olarak veriyorum. Bu sahifelerde ne zahmetlerle meydana geldiğini okuyacak ve öğreneceksin.

Büyük Gazi’nin kurduğu vatan ve tesis ettiği Cumhuriyet senden ve senin neslinden kuvvet bekliyor. Sen şimdi bunu takdir edecek ve anlayacak bir yaştasın. Ben seni vatanını ve cumhuriyetini seven temiz kalpli, doğru sözlü, mert bir insan olarak yetiştirmeğe çalıştım. Eğer, çalışarak vatanına lüzumlu bir fert olmağa muvaffak olursan senin için çektiğim bütün zahmetleri ve meşakkatleri helal etmiş olacağım.”

Tanıklıklarımla, gözlemlerimle doğaldır ki duygularımla da ifade etmeliyim ki Tankut Hoca, tam da annesinin istediği bir evlat oldu.

Oylum Öktem İşözen’in altını çizerek vurguladığı gibi Tankut Öktem hangi heykeli yaparsa yapsın öznesine sevgiyi yüklemiş. Temeline ilk harcı da onun yeteneğini çok küçük yaşlarda keşfederek yetiştiren annesi katmış.

Türk Devrimi’nin önemli ve değerli yoltaşı olan Tankut Öktem’i yazmaya ne sütunlar yeter ne sayfalar ne de kitaplar…

Doğu’dan batıya, kuzeyden güneye diktiği sevgi heykelleri birer anıt meşale olarak aydınlatıyor Anadolu’yu…

Şimdi;

Kültür Bakanlığı,

Bursa Büyükşehir Belediyesi,

Gemlik Belediyesi,

Bursa Akademik Odalar Birliği;

Pınar Öktem Doğan’la Oylum Öktem İşözen’in oluşturduğu, sanatla kültürün yoğrulup tarihle buluştuğu müze, kurumsal destek,

Şair Gülseli İnal’ın sözleriyle “sıra dışı bir liderin halkıyla birlikte verdiği özgürlük savaşını yepyeni bir efsaneye dönüştürerek bronzla yazan heykeltraş” ise toplumsal hamle bekliyor.

Ama kendileri için değil.

Toplum için…

Ülke için…

Kumla için…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.