SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Sol'da ittifak girişimleri

Yazının Giriş Tarihi: 20.01.2022 07:07

Medyaya yansıyan haberlerde, solda bir demokrasi ittifakı oluşturmak gayesiyle, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) çağrısıyla SOL Parti, Emek Partisi (EMEP), Halkevleri, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) ile 18 Ocak’ta Ankara’da bir araya geleceği belirtilmişti. 

Konuyla ilgili olarak SOL Parti, kamuoyuna bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Partimiz bu aşamada hangi koşularda yapılacağı belli olmayan seçime ilişkin bir ittifak tartışmasına girilmesini doğru bulmamaktadır. Bu bağlamda HDP’nin çağrısıyla gerçekleşecek, sınırları ve içeriği belli olmayan, Demokrasi İttifakı adı altında yapılacak çalışmanın parçası olmadığımızı kamuoyu ile paylaşırız" ifadeleri kullanıldı.

Tarih, bazen devrimcilerin önüne, ivedilikle çözmeleri ve katkı sunmaları gereken bazı görevleri ortaya koyar. Şu an bu görev, geniş toplum kesimlerine, özellikle de devrimci Sol güçlere nefes aldırmayan Siyasal İslamcı rejimden bir an evvel kurtulmak için, tüm demokrasi güçleriyle yan yana durmak ve el ele vermektir. Bu görevi yerine getirmek için, içinde bulunduğumuz koşullarda, seçimlerdeen geniş demokrasi ittifakını oluşturmaktan başka bir çare yoktur.

Tabii ki, mevcut iktidarın yenilgiye uğratılması, tek başına yeterli değildir. Seçim sonrası, AKP'nin, Erdoğan'sız bir devamı niteliğinde olacak, benzer bir restorasyon hükümeti ile devam edilmesi halinde, parlamentoda demokratik devrimci bir muhalefeti temsil edecek, devrimci sol temsiliyetin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu durum parlamento dışında, devrimci sol bir mücadeleyi örgütlemeye engel değildir. Bu tutum, AKP sonrası kurulacak restorasyon hükümetine karşı, devrimci tutum alışa da engel değildir.

Bugünün devrimci görevi, örgütsel ayrılıkları öne sürmeyi değil; halk mücadelesinin dönemsel ihtiyaçları temelinde ortaklaşma yönünde çaba harcamayı ve sorumlukla davranmayı gerektiriyor.

AKP iktidarı gitse de gitmese de, Sol'da bir güç birliğine ihtiyaç vardır. Dağınık haldeki sosyalist hareketlerin 'keskin devrimci söylemleri', küçük olsun, benim olsun" anlayışları, kendilerini ülke siyasetinde bir özne haline getirmiyor.

Bütün devrimci sosyalist güçler, enerjilerini, kendilerinin, diğerlerinden ne kadar daha devrimci olduklarını ispatlamaya değil; demokratik kitle örgütlerinde, meslek odalarında ve siyasi partilerde mücadeleyi ortaklaştırmaya ve güç birliği yapmak için harcamalı. Bu sorumluluk tüm devrimci sol güçlerin omuzlarındadır. Hiçbir  siyasal yapı "demokratik Sol güç birliği oluşamamasınınsebebi biz değiliz" diyerek bu tarihsel sorumluluktan kurtulamaz.

SOL Parti’ye gelince, HDP'nin davetini peşinen reddetmiş, yapılacak toplantıya katılmayacaklarını ifade etmişlerdir. Oysa SOL Parti,diğer sol gruplarla masaya oturup, toplantının sınırlarını ve içeriğini birlikte belirleyebilirdi. İçlerine sinmeyecek hususlar olması halinde, bunun gerekçesini anlaşılır bir biçimde kamuoyuna açıklar, masadan kalkabilirlerdi.

SOL Parti'nin: "Partimiz bu aşamada hangi koşularda yapılacağı belli olmayan seçime ilişkin bir ittifak tartışmasına girilmesini doğru bulmamaktadır. Bu bağlamda HDP’nin çağrısıyla gerçekleşecek sınırları ve içeriği belli olmayan Demokrasi İttifakı adı altında yapılacak çalışmanın parçası olmadığımızı kamuoyu ile paylaşırız" açıklamasını anlamak, gerçekten çok zor.

Ülkemizde devrimci Sol güçler, dağınık bir halde bulunmaları nedeniyle, sürekli olarak, iktidar ve yandaşlarından, amiyane ifadeyle, "dayak" yemektedirler.Türkiye Solu'nun "bir çocukluk hastalığı“mıdır, nedir  bilinmez, bir türlü yan yana durmayı ne yazık ki öğrenemedik.

Şimdi soruyorum, güçlü bir Sol birliktelik için masaya oturmak, şimdi değilse, ne zaman olacak?