Helalleşme

Güner DEMİRCİ 17 Kasım 2021 Çarşamba, 05:20

Helâlleşme etimolojik olarak dini bir kavramdır. Ancak halk arasında, birbirlerinin hakkını, hukukunu ihlal ettiklerini düşünen bireyler arasında, diğer tarafa yaptıklarından dolayı  bir çeşit bir özür dileme, geçmişe bir sünger çekerek, yeni bir sayfa açma; yani bir barışma, kucaklaşma anlamında da kullanılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yayınladığı bir video ile farklı toplum kesimleriyle partisi arasında geçmişten kaynaklanan husumeti ve mesafeli duruşu ortadan kaldırmaya yönelik bir video paylaştı.

Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda, "Ben ömrümde, ülkemizde nefreti ve sevgiyi gördüm. Artık sevgi kazansın istiyorum. Ülkemizin iyileşmeye, helalleşmeye ihtiyacı var. Helalleşmek geçmişi değiştirmez ama geleceğimizi kurtarır. Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım..." ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu'nun gerek HDP'ye karşı daha makul yaklaşımı ve Millet İttifakı'nı genişletme çabaları gerekse toplumun her kesimiyle diyalog kurabilen pozisyonuyla son bir yıldır siyasi gündemi belirliyor olması, saray iktidarını -deyim yerindeyse- çıldırtıyor.

Her geçen gün seçmen desteğinin eridiğini gören AKP, bir taraftan Cumhurbaşkanının seçilme yeterliliği olan yüzde 50+1 oranını düşürmeyi dillendirirken, diğer yandan sağ iktidarların yaptığı olumsuzlukları CHP'nin üzerine yıkarak, bu partiyi şüpheli duruma sokma, şeytanlaştırma ve HDP'ye yaklaşımı nedeniyle terörle özdeştirme sürecini hızlandırmıştır. İşte böyle bir süreçte Kılıçdaroğlu, toplum kesimleriyle "helâlleşme" turuna çıkacağını ifade etmiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu

"Helâlleşme" istediğini belirten taraf toplumda genellikle olumlu karşılanır. yaklaşımlar pozitife döner ve ilişkiler normalleşmeye başlar. Bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı kamuoyunda (menfi, müspet) geniş yankı bulmuştur.

'Dindar' muhafazakar kesimin, CHP'ye olumlu yaklaşımlarından endişe eden iktidarın sözcüleri ve medyadaki kalemşorları hemen saldırıya geçtiler.

"CHP, 28 Şubat mağdurlarıyla helalleşecek mi, idam edilen Adnan Menderes ile helâlleşecek mi, çeşitli toplum kesimlerine, dindarlara yapılan 'zulümler' nedeniyle (tarikat ve cemat mensuplarıyla helâlleşecek mi? vb..."

Bir asra yaklaşan Cumhuriyet tarihinde, 1950 yılından itibaren tarikat ve cemaatlerle iç içe bir şekilde sürekli iktidarda olan Türk-İslam sentezli sağ iktidarların işledikleri suçları da muhalefetteki CHP'nin üzerine yıkarak, olumsuz algıyla Kılıçdaroğlu'nun girişimini tersine çevirmeye çalışıyorlar.

Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışının istismar edileceği ve her türlü vasıtayla olumsuz algı yaratmaya devam edecekleri açık. Oysa, siyasal İslamcıların da ortak oldukları Türk-İslam sentezli sağ iktidarlar döneminde işlenen suçların ya sebebi ya da bizzat failidirler. Bunlardan bazılarını kısaca bir hatırlatalım; bakalım bu zat-ı muhteremler de özür dileyerek, bir helalleşme isteyecekler mi?

Ey Zat -ı muhteremler!

Yapılan bir provokasyonla 6 Eylül 1955'te ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve iş yerlerinin yakıp, yıkılmasından, yapılan saldırılarda masum insanların ölmesinden helallik isteyecek misiniz?

Bir şekilde iktidarda ya da iktidarın köşesinde, bucağında olduğunuz dönemlerde Sivas'ta, Maraş'ta, Çorum'da Alevi yurttaşlara, solculara yönelik katliamlar nedeniyle helallik isteyecek misiniz?

70'li yıllar boyunca, Bahçelievler'de, 7 TİP'li öğrencinin boğularak öldürülmesi dahil, yüzlerce gencin, bilim insanı, gazeteci, aydın ve yazarın öldürülmesi sebebiyle helallik isteyecek misiniz?

İktidarlarınız döneminde bu ülkenin ötekileştirdikleri kesimlerine; Alevilere, Kürtlere, gayrimüslim azınlıklara yapılan zulümlerden dolayı helallik isteyecek misiniz?

Toplum kesimlerini birbirine düşman ettiğiniz, toplumsal barışı bozduğunuz için, toplumun bir bölümüne "illet, zillet" diyerek nefret tohumları ektiğiniz için helallik isteyecek misiniz?

Yurtlarda, Kur'an kurslarında vuku bulan çocuk tecavüzlerini, neredeyse her gün işlenen kadın cinayetlerini önlemediğiniz için çocuklardan ve kadınlardan helallik isteyecek misiniz?

Bu ülkenin emekçilerini sefalet ücretine mahkûm ettiğiniz ve yaptığınız yolsuzluklarla ülkenin kaynaklarını, doğasını yağmaladığınızdan dolayı halktan helallik isteyecek misiniz?

Kılıçdaroğlu'nun helallik dilemesini istismar ederek, sakın üste çıkmaya çalışmayın. Hemen her dönemde bir şekilde, ya iktidarın bir yerlerine yamanmış olarak ya da bizzat iktidarlarınız döneminde, işlenen tüm suçların sebebi ya da failisiniz. Öyle bütün suçları CHP'nin üzerine yıkarak kurtulamazsınız.

Evet, devleti yönetenlerin yapılan zulümlerden dolayı toplumun ezilen ve mağdur edilen kesimlerine karşı bir özür borcu vardır. Ancak bu, sadece CHP'nin helallik dilemesiyle olmaz. 

İşlenen suçların tekrar etmemesi, toplumsal barışın sağlanması, temiz, yeni bir sayfanın açılması için toplum kesimlerine karşı işlenen suçlar nedeniyle özellikle bu işte dahli olan tüm kesimlerin; siyasi parti ve örgütlerin samimi olarak özür dilemesine ve adil bir yargılama ile hukukun işletilmesine gerçekten ihtiyaç vardır. 

Öyleyse, egemen muktedirler, hadi büyüklüğünüzü görelim; siz de Kılıçdaroğlu gibi, "biz de büyük hatalar yaptık" deyip, helallik istemeye var mısınız?