SON DAKİKA
Hava Durumu

Altılı Masa'nın en zayıf halkası; İYİ Parti

Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2022 22:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.11.2022 18:50

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Endonezya'nın Bali adasında gazetecilere yaptığı açıklamada gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, İYİ Parti'ye yönelik de bir çağrıda bulundu: "Onlar niye bunlarla aynı masaya düşüyor veyahut aynı konuma geliyor? Temenni ederiz ki bunlar da bir dönüşüm yapmak suretiyle gerek bu masayı terk etmek, gerekse milli ve yerli bir duruş sergilemek üzere konumunu yeniden gözden geçirir.''

AKP Genel Başkanı, tam da İstiklâl Caddesi'nde yaşanan menfur terör saldırısının failinin peşinen PKK-YPG olduğunun açıklandığı bir zamanda, millilik-yerlilik üzerinden, İYİ Parti'nin kadrolarına ve milliyetçi tabanına bir mesaj gönderiyor. Bu mesaj, İYİ Parti Genel Başkanı'ndan başlayarak, partinin ağır toplarının hemen her gün televizyon ekranlarında CHP'lileri rencide eden ifadelerin ayyuka çıktığı bir döneme denk geliyor.

Peki, AKP Genel Başkanı, neden tabanları ideolojik olarak kendisine daha yakın partilere değil de, sürekli olarak İYİ Parti'ye bu çağrıyı yapıyor. Son bir kaç aydır, İYİ Partililerin CHP'ye ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na yönelik ittifak hukukuna hiç de uygun düşmeyen söylemleri, kimsenin gözünden kaçmıyor.

İYİ Partililer, Kılıçdaroğlu'nun olası cumhurbaşkanı adaylığı konusunda CHP'ye yönelik hangi ifadeleri kullanmışlardı, bir hatırlayalım:

Milletvekili Halil İbrahim Oral: "Türkiye'nin yüzde yetmişi muhafazakar profil çiziyorsa, ona hitap edebilen, farklı bir isimle çıkılır. ... Kılıçdaroğlu'nun alevi olması ... Türk toplumu açısından, yani Sünni diyebileceğimiz daha Müslüman kesim tarafından bu bir endişedir. Bu bir oy verilmemesi gereken bir problemdir. Bu açıdan bakılabilir.”

Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın: "Kılıçdaroğlu'nun adaylığa talip olduğunu duymadık, ancak kazanamama riski olan bir adayı kabul etmeyeceğiz."

Genel Başkan Meral Akşener: "CHP'ye destek verenlere bir şımarıklık çöktü ... Masaya davet ettiniz, geldik. Sağcı istemiyorsanız davet etmeyin kardeşim."

İYİ Partililerin bu ve benzeri beyanlarının daha fazlasını burada sıralamak mümkün. Ancak, CHP'den ve genel olarak soldan çıkacak, olası Cumhurbaşkanı adayına karşı en açık, en sert ve en kararlı ifadeleri milletvekili Yavuz Ağıralioğlu sarf ediyor. Sağ seçmenin sol bir adaya sıcak bakmayacağını söyleyen Ağıralioğlu, CHP'lileri rencide eden ve nefret içeren şu ifadeleri kullanıyor: "Bizim klasik sağ, sola oy vermez. Camide, sevabı azdır diye safın soluna bile durmaz. CHP'ye rüyasında oy verdiğini gören sağcı, gusül abdesti alır."

İYİ Partililer, CHP ile aynı ittifak içinde olmak istemediklerini, daha açık nasıl ifade etsinler?

İYİ Parti'nin omurgasını oluşturan aşırı milliyetçi kadroların büyük bir bölümü, ittifak içinde olmanın partilerinin büyümesine engel olduğu görüşünde. Bunlar kendilerini Cumhur İttifakına daha yakın hissediyorlar ve pratikte de öyle davranıyorlar. Bu tutumlarından anlaşılıyor ki, İYİ Parti, merkez demokrat sağ siyasete oturma iddiasından vazgeçmiştir. Aşırı milliyetçiler, seçim tarihi yaklaştıkça -özellikle HDP üzerinden- milliyetçi hamasi söylemlere daha fazla sarılacaklardır.

İYİ Parti, bir yıla yakın süredir sergilediği bu tutumla, ‘Altılı Masa'ya şu mesajı veriyor:

- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP'nin desteğini kesinlikle istemiyoruz.

- 'Altılı Masa’da bizi bir araya getirmiş olan ‘solcu’ ve alevi inancına sahip Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istemiyoruz.

İYİ Parti’nin, CHP Genel Başkanı Kemâl Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak istememesinin nedeni, seçilemeyeceği endişesi değil; tamamiyle ideolojik saikledir. Seçilemeyeceği iddiaları, kamuoyunda böyle bir algı yaratmaya yönelik söylemlerdir.

Çizdikleri cumhurbaşkanı profiline en uygun aday Kılıçdaroğlu olduğu halde, onun cumhurbaşkanı adaylığına neden karşı çıkıyorlar?

Kılıçdaroğlu’nun müteaddit kereler dile getirdiği Türkiye’nin bazı temel sorunlarına yaklaşımı ve çözüm önerilerine bir bakalım.

- Kürt sorunu, müzakereler yoluyla Meclis çatısı altında çözülecektir.
- Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında tüm yurttaşlar eşittir.
- Kimseye etnik, din ve mezhep, cinsiyet ve kılık kıyafetleri üzerinden ayırım yapılmayacaktır.
- Kimlikler üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmuyoruz.
- Neo liberal ekonomi politikaları iflas etmiştir.
- Daha kamucu ve halkçı ekonomi politikaları izlenecektir.
- Devleti adeta esir almış olan mafya düzenine son verilecektir.

Aşırı sağcı milliyetçilerin, Kılıçdaroğlu’nun savunduğu bu politikaların yanında olması mümkün değildir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden CHP'ye sarf edilen yer yer hakarete varan ifadeler, gerektiğinde masayı dağıtmaya matuf hareketler olarak değerlendirilebilir. İşte AKP Genel Başkanı bunu gördüğü için sürekli masanın en zayıf halkasına vuruyor ve “masadan ayrılın" telkininde bulunuyor. Böylece İYİ Parti’ye yönelen aşırı milliyetçi sağ seçmeni caydırmayı hedefliyor.

‘Altılı Masa’daki diğer küçük partiler, masa dışında bir varlık gösteremeyeceklerini bildikler için masaya dört elle sarılmışlardır. İYİ Parti ise, daha geniş bir tabana hitap etmesi nedeniyle her an masaya rest çekebilecek bir görüntü vermektedir.

İYİ Parti yönetiminin, AKP liderinin, “masayı terkedin" telkinine olumlu yanıt vermesi ve masayı dağıtması iki açıdan imkânsız gibi görünüyor. Birincisi, kentli, seküler sağ seçmenin önemli bir bölümünü CHP lehine kaybedeceklerini; İkincisi, küçülmüş, ittifaktan kopmuş bir İYİ Parti'nin, Cumhur İttifakı blogu tarafından kriminalize edilerek siyaset yapamaz duruma getirileceğini İYİ Parti kurmayları çok iyi biliyorlar. Bunu, merkez sağa daha yakın bir siyasetçi olan İYİ Parti milletvekili Ahad Andican, şöyle ifade ediyor: “AKP’nin amacı, İYİ Parti'yi bölmek, parçalamak ve yutmaktır.”

AKP Genel Başkanı’nın bu hamleleri, ülkücü kökenli milliyetçilerin kafasını tabii ki karıştırmaktadır. İttifak partilerinin birbirlerine karşı sergiledikleri olumsuz tutum ve davranışları, çekişme görüntüsü masaya olan güveni ve kamuoyunun teveccühünü sarsmaktadır. Bu da seçimleri kazanamama riskini beraberinde getirmektedir. Cumhur İttifakı partilerinin gayesi de zaten bunu sağlamak.

Seçime sekiz aydan az bir süre kaldı. Bakalım Altılı Masa, bu süreçte, ortak ilkeler çerçevesinde belirlenmiş bir hükümet programı ve ortak bir adayla seçimlere gitmeyi başarabilecek mı?

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.