Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in peşinde uzun ve yoğun bir gündü.
Kamuoyuna açıklanan programda yer almıyordu ama Özel, Bursa temaslarına cezaevinde tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret ederek başladı.
Yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından Özel, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde (NOSAB) sanayi ve iş adamlarıyla bir araya geldi.
Görüşme baştan sona kadar basına kapalıydı.
Başka şehirleri bilmiyorum ama Bursa’da, söz konusu muhalefet lideri olunca iş dünyası ile buluşmalar hep basına kapalı oluyor. Bu tercihin arkasında korkunun ecele faydası olmadığını hala öğrenemeyen iş adamları var, ne yazık ki!
Koskoca adamlar sanki bizi istemedikleri toplantılarda ne konuştuklarını, ne anlattıklarını, ne dert yandıklarını bilmiyormuşuz, bilmesek de öğrenemeyecekmişiz, dahası korktukları adamlar da bunlardan bihabermiş gibi davranıyorlar!
Her neyse…
Özgür Özel, Cuma namazı için Ulu Cami’ye vaktinde girdi, önce vaazı sonra ezanı dinledi, namaz için cemaati bekletmedi.
Cami çıkışı basın açıklaması için önce Batı kapısı önündeki Ulucami Caddesi’nde hazırlık yapıldı, ancak daha sonra tertibat Kuzey kapısının sol tarafına kaydırıldı.
Nerede yapılsa kargaşa yaşanacaktı, yaşandı!
Yakından izleme şansı olmayınca ben de çareyi Ulu Cami’nin minaresine çıkan merdivenlerine çıkmakta buldum.
O esnada Nöbetçi Gazete Muhabiri Nazlı Yiğit’in objektifine takılmışım.

Yukarıdan gördüğüm manzara acaba partinin iletişimcileri böyle mükemmel bir kare için mi açıklama noktasını değiştirdiler, diye düşündürdü bana.

(Fotoğraf: Yeni Parti)
Bana kalırsa açıklama noktası olarak bir zamanlar Demokrasi Parkı/Meydanı adı verilen Orhan Gazi Parkı seçilmeliydi. Böylece cami avlusunda siyaset yapıldığı görüntüsü de ortaya çıkmazdı. Oradan Koza Hanı’na girilir, Taç Kapı’dan çıkılıp ister Kuyumcular Çarşısı’ndan geçilerek, ister Borsa Sokak’tan inilerek Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüş devam ederdi.
Peki, Özel açıklamalarında hangi mesajları verdi?
FON KRİZİ
“Tera Fon kapalıyken, yani kapalı bir fon olarak siz size kapıp kapıp hisseleri yükseltiyorken o fonda kimlerin parası vardı? Yakında bazı isimlere soracağım. ‘Sen hiç Tera Fon’dan işlem yaptın mı? Tera Fon hissesi aldın mı? Ne zaman aldın, ne zaman sattın?’ diye. Bu sorulara hazırlansınlar.”
CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI MEHMET UÇUM’UN ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI
“Sarayın danışmanlarının ne saraydaki diğer kişilerin değil; milletin ve milletin vekillerinin bileceği işler bunlar. 360 milletvekili karar vermeden bu dedikleri meselenin gerçekleşmesi mümkün değil.”
BOZBEY YENİ PARTİ’YE KATILACAK MI?
“Hem gönlü hem bütün desteği bizimle birlikte. Çıktığında da büyük bir onurla yakasına YENİ Parti rozetini ben takacağım.”
PARTİNİN ADI DEĞİŞECEK Mİ?
“Anayasa Mahkemesi görüşür, ‘Bizce iltibas yok’ der. ‘Var’ derse, küçük bir değişiklikle... Ama YENİ Parti’nin adını millet koydu, milletin koyduğu ismi kimseye değiştirmeyiz.”
Açıklamalarının ardından partililer eşliğinde yürüyüşe geçen Özel, Ulucami Caddesi’nden Cumhuriyet Caddesi’ne indi, oradan da Cemal Nadir Caddesi’ne kadar yürüdü.
Yazarken bir cümle ama yürüyüş 1,5 saatten uzun sürdü. Özel, adeta pop yıldızı gibi isteyen herkesle fotoğraf çektirdi, öpüşmekten tokalaşmaktan fırsat buldukça dükkânlara girdi, esnafa kulak verdi. Bu arada bir esnafa da kendi rozetini taktı.

(Fotoğraf: Can Topaktaş)
“Şemsiyeli Kadın” heykelinin yanında her ihtimale karşı nokta mitingi hazırlığı yapılmıştı ama program sarktığı için gerçekleşmedi.
AKÇALAR’DA MAZOT HESABI

(Fotoğraf: Bülent Civanoğlu)
Biz Heykel’den İzmir Yolu’na inip de Acemler’e gelene kadar Özel’in bir lastik fabrikasında yapılan işçi buluşmasını çoktan tamamladığı, Fadıllı’ya doğru yola çıktığı haberi geldi. Konvoyu Akçalar’da, önü traktörlerle kesilmiş halde yakaladık.
Akçalarlı çiftçilerle yol ortasında koyu bir sohbete dalmış halde bulduğumuz Özel, litresi 100 lirayı bulan mazot ile dikkat çekici bir hesap yaptı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’dan aldığı 100 liralık banknotu köylülere gösteren Özel, “Bu banknot ilk piyasaya çıktığında (2009 yılı) 40 litre mazot alıyordu (o yıl litresi 2,5 lira civarındaydı), şimdi 1 litre mazot alıyor!” diyerek, durumun vahametini anlattı.
BURSASPOR TARAFTARINDAN NE İSTEDİ?
İncir üreticisi de süt üreticisi de Bursaporlu da derdini anlattı ayaküstü Özgür Özel’e.
Boynuna Bursaspor atkısı sarılan Özel, Bursaspor’un her ligde şampiyonluk yaşayan tek Süper Lig şampiyonu olduğunu söyledi.
Özel ile vatandaşlar arasında son derece ilginç bir diyalog geçti.
-Son maçınızı izledim, 2-2 biten, 43 bin seyirci vardı statta.
-Bursaspor’u Bursaspor yapan da Mustafa Bozbey’dir.
-Tabii…
-Şimdi hakkı yeniyor, unutuluyor.
-Tabii, unutulmaz da bu sabah gittim yine Bursaspor’dan bahsediyor cezaevinde. Bursaspor taraftarı da bu hafta bir hatırlasın Mustafa Bozbey’i.
-Bozbey diye slogan atmak yasak başkanım, Bozbey yazan kaşkol takmak yasak, Bozbey atkılarını stada girmeden önce topladılar genel başkanım.
FADILLI MEYDANI’NDA İNCİR FORUMU
Yeni Parti Lideri’ni Fadıllı’da kalabalık bir grup bekliyordu. Köy meydanında adeta bir forum yapıldı. Önce üreticiler sorunlarını anlattı, sonra Özgür Özel konuştu:

(Fotoğraf: Yeni Parti)
“- Üretici kooperatifi kuracaksınız, fiyatı siz belirleyeceksiniz. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130-120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere'deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere’de üçte birine düşmüyor.”
“- Geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV’siz, KDV’siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek.”

(Tıraş param dediği 200 lirayı Yeni Parti'ye bağışlayan İzzet Dede, Fadıllı'da Özgür Özel ile buluştu)
Özgür Özel, Nilüfer Belediyesi’nin Uluabat Gölü kıyısında açtığı Leylek Kafe’de yemeğe otururken, biz yine yola koyulduk. Zira akşam trafiğinde Fadıllı’dan Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’na gelmek kolay olmayacaktı. Ana yollar ara sokaklar derken, Acıbadem Kavşağı’na indik, bizden kısa süre sonra da Özel geldi.
Yeni Partililerin günlerdir emekçileri emeklileri, kadınları erkekleri, gençleri yaşlıları, hak arayanı hakkını isteyeni, kısacası bütün vatandaşları davet ettikleri yürüyüşte büyük coşku vardı.
Özgür Özel önde, muhalifler ardında; büyük bir kortej, dillerinde sloganlarla ellerinde pankartlarla bulvarı aştılar, arkasında “Teyzem Sağ olsun” yazan parti otobüsünün yolu kestiği noktaya kadar geldiler.
Otobüsün üstüne önce belediye başkanları, ardından milletvekilleri ve son olarak da Özgür Özel çıktı. FSM’deki organizasyonun mütevazı bir yürüyüş olarak planlandığını, bir bank veya bir şeftali kasası üzerinde konuşma yapmayı beklerken, on binlerce Bursalının katılımıyla alanın dev bir mitinge dönüştüğünü söyleyen Özel, çarpıcı mesajlar verdi:

(Fotoğraf: Yeni Parti)
“- Bursa benim memleketim, biricik kızım İpek de adını Bursa ipeğinden alıyor.”
‘BURSA SEÇİMİNİ YENİLEYELİM’
“- Bozbey, 44 bin oyla seçim kaybettiğinde Bursa’ya kızmadı, küsmedi, milletin kararına saygı gösterdi. Bursa’nın evladı ikinci seçimde 167 bin farkla kazandı, 167 gündür içeride. Bursa’nın iradesini kabul etmediler, her kumpası kurdular. Bursa’yı Bursalıların seçtiğine değil Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığına yönettiriyorlar. Cesaretin varsa gel Bursa’da seçimi yenileyelim, millet karar versin.”
ADALET BAKANI’NA SERT TEPKİ
“- (Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek’ açıklaması) Şuurunu kaybetmiş, demokrasiden milli iradeden bihaber. Kendine güvenen, karşımıza çıksın, hodri meydan.”

(Fotoğraf: Yeni Parti)
‘MİLLETE GÜVENDİK’
“- Karşımızda koca devlet, arkamızda ana muhalefetin imkanları vardı. Onları geride bırakıp, koca devletin gücünden korkmayıp, bir kişiye, sana güvendim.”
EMEKLİ MAAŞI-ÇEYREK ALTIN HESABI
“- Bu ülkeyi 24 yıldır yöneten Erdoğan, geçtiğimiz günlerde ‘SSK’lı bir işçi olarak sizler gibi bu kardeşiniz de çok güçlükler çekmişti’ dedi. Erdoğan’ın SSK’ya giriş tarihi nedir diye baktım. 1974. İlk yatan maaşı bin 200 TL. 1974’te çeyrek altın 128 TL. Erdoğan’ın ilk asgari ücret aldığı maaşla 9,5 çeyrek altın alınıyor. Bugün ise asgari ücretle 2,5 çeyrek altın alınıyor. 1974’te rahmetli Ecevit, asgari ücretli Erdoğan’a 9,5 çeyrek altın veriyorken, 2026’da o Erdoğan, bu milletin evlatlarına 2,5 çeyrek altın veriyor. Yazıklar olsun.”

(Fotoğraf: Yeni Parti)
‘(SARIBAL’IN YERİNE) BENİ YAZIN’
“- Bursa’nın belediye başkanları istisnasız firesiz YENİ Parti’nin yeni iktidar yolundalar. Belediye başkanlarında firemiz yok, milletvekillerinde fire var sanmasın kimse, nazarlık olsun diye bir eksik, beni yazın onun yerine Bursa vekili diye. Biz kötüleri, kötülük yapanları iktidara yanaşıp muhalefeti bırakanları geride bıraktık, iktidara yürüyoruz.”
BURSA NUTKU’NU HATIRLATTI
“- Mustafa Kemal, en zor günlerinde güvenecek kimsesi yokken bir yere güvendi. Kendisi çok iyi bir askerdi, cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı’na bırakmadı. Çok sevdiği partisini kurmuştu, Cumhuriyet’i, partisinin genel başkanlarına emanet etmedi, Cumhuriyet’i kendisinden sonraki cumhurbaşkanlarına, başbakanlara emanet etmedi. Gazi, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Gazi, Bursa Nutku’nda ‘Türk genci devrimlerin ve Cumhuriyet’in sahibidir, bekçisidir’ demiştir. Cumhuriyet’e, devrimlere, ülkemize, YENİ Partimize sahip çıkın.”

(Fotoğraf: Yeni Parti)
Özel’in konuşmasıyla uzun gün sona ererken, az önce kat ettiğim yolu tekrar adımlayarak BursaRay’a kadar yürüdüm. Dönüş yolunda nereden takıldıysa aklıma, partinin adını düşünüp durdum. Adı yeni değil de bir ara yazılıp çizildiği gibi yürüyüş mü olsaydı acaba? Özel her gittiği şehirde böyle bir yürüyüşle miting alanına ulaşsaydı!
Yoksa bu düşünce Zülfü Livaneli’nin “Merhaba” şarkısı çalınıp dinlendikten sonra söylediği son sözlerden sonra mı takıldı aklıma:
“Zülfü Livaneli’ye selam olsun, yeni yürüyüşe, YENİ Parti’ye, yeni umuda, iktidara merhaba!..”

(Fotoğraf: Yeni Parti)
NOT Şimdi yine birkaç gün kalabalık tartışması yaşanacak. Eee, Özgür Özel, “On binler” dedi, Yeni Partililer “ucu bucağı görünmeyen kalabalık” diye tarif etti. Ben de bu işlerin kompetanı, güvenilir kaynağımdan aldığım yaklaşık 20 bin rakamıyla tartışmaya dahil olayım. Lakin bana kalırsa rakamın fazlaca bir anlamı yok. Artık alana zorla mı yoksa isteyerek mi geldiğin, elinde tuttuğun pankartı kimin yazdığı, dilindeki sloganın gönlünde de olup olmadığı daha önemli.