SON DAKİKA
Hava Durumu

'Uludağ artık Bursalıların değil!..'

Yazının Giriş Tarihi: 11.09.2026 21:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 21:57

Bursa’nın yaşam kaynağıyken kanayan yarası haline getirdiğimiz Uludağ, uzunca bir aradan sonra yeniden kentin ana gündemi haline geldi.

Toplumun büyük çoğunluğunun karşı çıkmasına rağmen kurulan Uludağ Alan Başkanlığı, önce 1/50.000 Ölçekli Uludağ Alanı Çevre Düzeni Planı’nı, ardından 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nı askıya çıkardı. Üst ölçekli (1/50.000) planın askı süresinin 5 Temmuz’da sona ermesinden sonra Bursa Barosu ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Bursa Şubesi, iptal davası açtı. Askı süresi 1 Ekim’de sona erecek olan alt ölçekli (1/5000 ve 1/1000) planlar için de aynı yol izlenecek.

Konaklamadan kayak pistlerine, mekanik tesislerden rekreasyon alanlarına, otoparklardan spor alanlarına kadar adeta Uludağ’ın her metrekaresini düzenleyen planlar bugüne kadar ilkeler üzerinden devam eden tartışmaları daha somut hale getirdi.

Tartışmanın bir numaralı maddesi elbette planın katılımcı/uzlaşmacı bir anlayışla hazırlanıp hazırlanmadığı. Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, 5. Turizm Zirvesi'nde Uludağ’ın geleceğiyle ilgili Bursa ile uzlaşma sağlanıp sağlanmayacağı sorusuna “Uzlaşmayacağımız hiçbir taraf yok. Ben bir anlaşmazlık görmüyorum. Planda koruma-kullanma dengesi var.” yanıtını verdi. Zoroğlu, plana itiraz hakkı olduğunu da hatırlatarak, bir anlamda “beğenmeyene adliye orada” demeye getirdi.

Adliyenin yolunu elbette bilen Bursa Barosu ile TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, planlama konusunda uzlaşma aranmadığı/istenmediği görüşünde. Onlara göre, Uludağ’daki karar alma yapısı ekolojik ve bilimsel koruma yaklaşımından çok turizm, ticaret ve kullanım odaklı aktörlerin etkisini öne çıkarıyor.

Planların hazırlık aşamasında akademik odalarla temas edilip edilmediği de ayrı bir tartışma konusu. Alan Başkanı Zoroğlu, mimarlar, şehir plancıları ve orman mühendisleri için “çağırdık, geldiler, görüştük” dedi. Şehir Plancıları Odası’nın böyle bir görüşmeden haberi yok. Mimarlar ise üst ölçekli plana ilişkin bir brifing aldıklarını, ancak planın gerçek yüzünün 1/5000’lik ve 1/1000’lik planlarla anlaşıldığı görüşünde. Planlar üzerindeki incelemelerini sürdüren Mimarlar Odası Plan İnceleme Komisyonu’nun aktardığı bilgiye göre, verilen emsale göre hazırlanacak proje önce alan başkanlığına gidecek, alan başkanlığı uygun görürse proje uygulanacak. Mimarlar bu usulün eşyanın tabiatına aykırı olduğunu savunuyor.

Bu noktada hem plana biraz daha yakından bakalım, hem de planın öne çıkan noktalarına yönelik akademik odaların itirazlarını kayda geçirelim:

1. Turizm hakları tanımlanıyor

Plan: Mevcut tahsis ve yapılaşma hakları plan kararlarına aktarılıyor. Alan Başkanlığı, “yeni hak yaratmıyoruz, mevcut tahsis haklarını plana aktarıyoruz” yaklaşımı içinde. Bu yaklaşımın somut sonucu Beceren Kafe. Beceren Kafe, tahsisinde konaklama hakkı bulunması nedeniyle planla birlikte konaklama tesisi olarak yeniden işlevlendiriliyor. Günübirlik tesisleri koruyan ve yeni günübirlik tesis alanları da planlayan düzenlemede bu alanlar için emsal 0.20 ve azami yükseklik 7,50 metre olarak belirlenmiş.

İtiraz: Akademik odalar, koruma amaçlı olması gereken planların “sürekli yeni yapılaşma ve kullanım hakkı üreten bir araca dönüştürüldüğünü” ve “yapılaşma yoğunluğunun artırıldığını” savunuyor. Özellikle Beceren Kafe kararı bu yaklaşımın en açık örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

2. Konaklama kapasitesi artırılıyor

Plan: Yatak kapasitesi iki bölgede toplam 3 bin 546’dan 4 bin 481’e çıkıyor (8-9 Eylül’de yapılan 5. Turizm Zirvesinde Uludağ’ın mevcut yatak sayısını otelciler 8 bin olarak açıkladı. Sanki rakamlarda bir tuhaflık var).

İtiraz: Yatak kapasitesinin yüzde 26,4 oranında artırılması yoğun kullanım baskısının göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

3. Yeni liftler ve kayak alanları getiriliyor

Plan: Kayak ve eğitim alanları yeniden düzenlenirken, 7 yeni mekanik hat kuruluyor. Bunların bir bölümü yeni kayak pistlerine hizmet ederken, üçü 1. ve 2. Gelişim Bölgeleri arasında bağlantı sağlamak üzere planlanmış. Taşıma kapasitesi saatte 6 bin 450 kişiye ulaşıyor.

İtiraz: Özellikle yeni mekanik hatların insan ve araç baskısını artıracağını savunan akademik odalar, saatte 6 bin 450 kişilik ek taşıma kapasitesinin diğer kullanım kararlarıyla birlikte “bütüncül bir çevresel tehdit” oluşturduğu görüşünde.

4. Spor ve rekreasyon kullanımları genişletiliyor

Plan: 52,77 hektar rekreasyon alanı, 19,25 hektar açık spor alanı ve 15,63 hektar kayak eğitim alanı öngörülüyor. Mevcut kızak alanı genişletilerek 1,50 hektar olarak planlanıyor.

İtiraz: Alan Başkanlığı bu kullanımları turizmi çeşitlendiren ve dört mevsime yayan alanlar olarak değerlendirirken, meslek örgütleri yeni kullanım alanlarının doğal alan üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde. Akademik odaların ortak açıklamasında özellikle 52,77 hektarlık rekreasyon alanının mevcut halde bulunmadığı, planla ilk kez tanımlandığı vurgulandı. Genişleyen spor ve kayak eğitim alanlarının da hassas ekosisteme yeni fiziksel müdahaleler getireceği savunuldu.

5.Yapay karlama ve gölet öngörülüyor

Plan: Kayak sezonunu uzatmak amacıyla yapay kar sistemi ve 6,20 hektarlık gölet/DSİ set alanı planlanıyor.

İtiraz: Söz konusu karara keskin bir şekilde karşı çıkan meslek örgütlerine göre, yağışın yetersiz kaldığı dönemlerde yapay karlama için gölet yapılması, doğal koşulların koyduğu sınırları kabul etmek yerine daha fazla teknik müdahaleyle turizm faaliyetini sürdürme yaklaşımından başka bir şey değil. İklim ve doğal su rejimine yapılacak yeni bir müdahale olarak görülen kararın ekolojik koruma anlayışıyla bağdaşmadığı savunuluyor.

6. Ulaşım-otopark ve ziyaretçi yönetimi yeniden düzenleniyor

Plan: Kontrollü giriş, teleferik-toplu taşıma-otopark entegrasyonu ve yeni yol/park alanları öngörülüyor. Alan Başkanı Zoroğlu, “Mümkünse girişi kontrollü hale getirmek istiyoruz. Otopark dolduğu anda, taşıma kapasitesi dolduğu anda girişi kapatmayı istiyoruz.” açıklaması yaptı.

İtiraz: Akademik odalar taşıma kapasitesinin sadece araç, yatak, bina veya ziyaretçi sayısıyla ölçülemeyeceği düşüncesinde. Bunlara ek olarak altyapı, enerji, su kullanımı, atık yönetimi ve bütün fiziksel müdahalelerin kümülatif etkilerinin bilimsel olarak hesaplanması gerektiği belirtiliyor.

Özetle, Alan Başkanlığı koruma-kullanma dengesi kuralı uyarınca koruma amaçlı bir plan yapıldığını, akademik odalar ise dengenin bütünüyle kullanım lehine değiştiğini savunuyor.

Plan tartışmaları süredursun bir de sahadaki fiili durum var.

Uludağ’da 30’a yakın endemik türün bulunduğu Alpin kuşakta yaklaşık bir aydır dört kepçenin birden çalıştığı, bölgedeki bodur çalıların yok edildiği, kazılan yerlerin kışın kar tutmayacağı sorusu 5. Turizm Zirvesi’nin de gündemindeydi.

Alan Başkanı Zoroğlu, çalışmanın kayak pistlerinin güvenli hale getirilmesi amacıyla yapıldığını belirterek, “Mekanik tesislerimiz 1960'tan beri yatırımcılarda. Mekanik tesis işletmecileri başvuruyor. 2863 sayılı kanun gereği komisyon karar veriyor, izin veriyor. Arkadaşlarımız her gün denetliyor.” diye konuştu.

Bursa’da Doğader bu işlerin takipçisidir. Başkan Murat Demir’e sordum. Adeta bir dokundum bin ah işittim.

O kepçeler niye çalışıyor? Bugün Uludağ’da ne olduğunu biz de bilmiyoruz açıkçası. Uludağ’da yapılanlar ve yapılacaklarla ilgili maalesef biz Bursalılara ne bilgi veriliyor ne soruluyor. Artık Bursalılara fikri sorulmuyor. Uludağ Bursalılardan koparılıp Türkiye’nin başta İstanbul olmak üzere ve Arap turizmi olmak üzere bir grup rant çevresine peşkeş çekilmeye başladı. Artık Uludağ Bursalıların değil maalesef.”

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.