Bursa Tabip Odasının (BTB) yeni yönetimi tarafından düzenlenen basın toplantısında anladık ki sağlık cephesinde değişen bir şey yok!
- Toplumun bir bölümü doktor dövme özgürlüğüne sahip olduğunu sanıyor.
- Yaşam hakkı savunucusu doktorlar kendi yaşam haklarını koruyabilmek için göç ediyor.
- Yurttaşlar sanal hastane kuyruklarında randevu avcısına dönüşmüş durumda.

BTB Başkanı Dr. Ferda Firdin, kısa ve öz konuştu, sorulara da aynı netlikte yanıt verdi.
Hastane binalarının ve sağlık alanlarının satışı
Kuşkusuz gündemin en sıcak konusu bir kısım sağlık alanlarının ve hastane binalarının satışa çıkarılmış olması.
Başkan Firdin, Türkiye’nin dördüncü büyük kenti Bursa’nın iş yatak sayısına gelince ancak 35’inci sırada olduğu bilgisini verdi ve tavırlarını yineledi:
“Üzerimize düşen bütün sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Sosyal devlet anlayışına sığmayan karara halkla birlikte karşı çıkmaya devam edeceğiz.”
Randevu krizi
Başkan Firdin, hem acillerdeki yığılmanın hem randevu sistemindeki tıkanmanın çaresi olarak birinci basamağı işaret etti:
“Hekimlerimizin bilgi ve donanımı yeterli. Ancak aile sağlığı merkezlerinin teknik şartlarının iyileştirilmesi ve olanaklarının genişletilmesi gerek.”
Tam bu noktada Dr. Serdar Sarıtaş da önemli bir noktaya dikkat çekti:
“Aile hekimi başına 3-4 bin kişi düşüyor. Oysa bu sayının bin 500’e kadar düşürülmesi gerek.”
Dr. Deniz Alpan’ın tespiti adeta “kral çıplak” dedirtti:
“Yürüyormuş gibi görünse de sağlık sistemi zaten çöktü. Doktorlar mutsuz, sağlık çalışanları mutsuz, hastalar mutsuz. Mutsuz insanların ülkesi olduk!”
Gerçekten de öyle değil miyiz?
Mutsuz… Üzgün… Öfkeli… Şiddet eğilimi yüksek… Hatta kendini şiddetle ifade eder hale gelmiş… Doktorların, avukatların, kadınları ve çocukların, öğrencilerin öldüğü, öldürüldüğü bir iklim…
Huzur köyleri
BTB Başkanı “yaşamdan ve yaşatmaktan yanayız” derken, Dr. Kenan Ergus hem yerel hem genel idareye çağrı yaparak, farklı bir sosyal proje önerdi:
“… Dağ ilçelerinde belli yaş gruplarındaki kimsesiz insanların kalabileceği köyler inşa edilmeli. Dağ yöresinde 200-300 hanelik 3-4 köy kuralım. Bunlardan birinin donanımı tam olsun: Doktoru, hemşiresi, sanatoryumu, tiyatrosu vs. olsun… Köyler arasında geçişler, iletişim ve ulaşımın olduğu bir sistem…”
Gerçekten de huzur köylerine ihtiyacı yok mu Türkiye’nin?
Aşı kararsızlığı
Aile hekimi olarak görev yapan Dr. Özlem Sezen ise “aşı kararsızlığı”na dikkat çekti:
“Aşılanma oranları giderek düşüyor. Bu konuda mutlaka çalışılmalı. Çünkü ileride bu endişe ettiğimiz salgınlar, bilmediğimiz virüsler değil belki de bildiğimiz virüslerden olacak. Belki bir kızamık olacak…”
Şu an salgın boyutunda değil belki, ama son dönemde kızamık vakalarında artış olduğunu söylüyor hekimler.
Aşı karşıtları pandemide çıktı karşımıza… Sonrasında yaşananları düşününce belki belli itirazları anlamak mümkün. Çünkü aşı yeni, yan etkilerin ortaya çıkması da kuşkusuz uzun zaman alacak.
Lakin 60 yıllık kızamık aşısına neden karşı çıkılır ki!
---
NOT: Dr. Ferda Firdin’in başkanlığındaki BTB yönetiminde Dr. Deniz Alpan genel sekreter, Dr. Serdar Sarıtaş sayman, Dr. Özlem Sezen veznedar, Dr. Bülent Aslanhan, Dr. Ufuk Aydın ve Dr. Kenan Ergus üye olarak görev yapıyor.