SON DAKİKA
Hava Durumu

Nilüfer'deki çıkmaz sokak ve Şadi Özdemir'in cesareti

Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2026 15:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 22:50

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in ilçedeki kentleşme sorunlarına ilişkin düşüncelerini dinleme fırsatı buldum, birkaç gün arayla…

Önce 24 Nisan’da Mimarlar Odası Bursa Şubesinin düzenlediği Yapı ve Yaşam Kongresinde konuştu.

Başkan Özdemir, Nilüfer’de emsal artışlarıyla başlayan sorunların yaşandığı 10 yılın sonunda neredeyse 30 bin ailenin mağdur olduğunu söyledi.

Hiç de azımsanmayacak bir rakam. Çoluk çocuğuyla 120 bin kişiden söz ediyorsunuz ki neredeyse ilçe nüfusunun beşte biri demek!

Özdemir’e göre, sorumlu kim sorusunun yanıtı da çok net: Masum değiliz hiçbirimiz!..

Siyasetçi de bürokrat da mimar mühendis de yapı denetimci de sorumlu, ortaya çıkan tablodan” diyor Özdemir.

Sözleri sadece kendisinden önceki dönemlere ve Nilüfer’e değil tüm Türkiye’ye dönük bir mesaj niteliğinde:

Arzu ettiğimiz, herkesin aynı koşullar altında aynı sonuçları aldığı bir belediyecilik. Kuralları belli olan, kurallı hareket edilen, kişiye göre değil olaya göre hareket edilen bir belediye…”

Nilüfer Belediye Başkanı’nı dün akşam da görevdeki ikinci yıldönümü nedeniyle düzenlediği toplantıda dinledim.

Geçen yıla göre cesareti biraz daha kırılmış bir Şadi Özdemir vardı karşımızda:

19 Mart süreciyle insanların çok basit gerekçelerle hapislerde yattığını gördük. Bir yıldır yatıyor ama iddianamede adı yok! En üstten ceza alsa yatacağından daha fazla süredir içeride! Dolayısıyla bu operasyonlar bizim hamle gücümüzü zayıflatıyor.”

Karşı karşıya kaldığı ve bir türlü çözüm bulunamayan sorunu şöyle özetledi, Başkan Özdemir:

Bir ruhsat var elinde. Ruhsata göre binayı yapmış ama ruhsat emsale uygun değil. Bugünkü iklimde ruhsata uygun yapılmış olsa dahi yapıların sorumluluğunu alma durumumuz yok.”

Peki, o iklim nasıl bir soruna yol açıyor?

Çok fazla personelimize soruşturma açılıyor. Her şeye soruşturma izni veriyorlar. İçeride belediye çalışanları var. İnsanlar da imza atma konusunda tereddüt yaşıyor.”

Peki, bu süreçte ne yaşanıyor?

İnşaat sektöründe sıkıntı var: Ruhsatın süresi dolacak, emsal-ruhsat ilişkisi nedeniyle ben ruhsatı yenileyemeyeceğim. Yapı denetimci orayı boşaltamadığı için başka iş alamıyor. O bırakırsa yeniden ruhsat lazım, ben onu veremeyeceğim. Şantiye şefi bile ayrılsa ruhsatı yenilemek gerekiyor, ben onu da veremeyeceğim.”

Kısacası çıkmaz sokak!

Peki, bu sorun nasıl aşılacak?

Bunun çözümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda, merkezi hükümette. Onlar önümüzü açarsa biz çözeriz. Ruhsata uygunluk kontrolünü yeterli bulan bir geçici karara ihtiyaç var. Ankara bunu sağlarsa biz de çok kısa sürede burayı çözeriz.”

Türkiye’nin en gelişmiş sekizinci ilçesi olan Nilüfer'de yaşanan soruna baksanıza… Yıllar önce evleri yıkılmış aileler, o yıkıntının üzerine henüz temeli bile atılmayan projeler, bu sürede hayatlarını kaybetmiş insanlar, belki de parçalanmış hayatlar…

Cesaret” kavramını bir metafor gibi kullanarak mevcut durumu daha etkileyici bir şekilde anlatmaya çalışan Özdemir, cesaretin gücünün akıldan geldiğini çok iyi biliyor. Onun için de sık sık ortak akıl vurgusu yapıyor. Ancak o aklı bulma konusunda en az bizim kadar umutsuz olmalı ki Mustafa Bozbey’i, Ekrem İmamoğlu’nu anarken şunları söylüyor:

Orada Downtown duruyorsa, orada Korupark duruyorsa, Bursagaz’ın satışı duruyorsa, Fikirtepe, Esenyurt, Ankara, Melih Gökçek, sorgulanmıyor yargılanmıyorsa içeride olan tüm belediye başkanları suçsuzdur!”

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.