Yine diyorum çünkü daha önce iki kez iptal edildi.
“Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Kayapa ve Kuruçeşme Mahallelerinde yer alan Katı Atık Tesisleri Alanına ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği” Nilüfer Belediyesi tarafından yargıya taşındı.
Önce hatırlatayım:
“Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi” ile ilgili karar Büyükşehir Belediye Meclisi’nden 16 Haziran 2026 tarihindeki oturumda geçti.
“Kayapa’ya çöplük” planı 24 Haziran-23 Temmuz 2026 tarihleri arasında askıda kaldı.
O süre içinde 5 bine yakın itiraz dilekçesi verildi.
İtiraz sahiplerinden biri de Nilüfer Belediyesi’ydi.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi itirazları topluca reddetti, ret kararı kesinleşince de Nilüfer Belediyesi planın iptali için düğmeye bastı.
Peki, idari yargıda görülecek davada Nilüfer Belediyesi’nin iptal talebinin gerekçeleri neler?
Madde madde sıralayayım:
"- 1/1000 ölçekli uygulama imar planı orman alanı içinde yer almaktadır. Orman alanı içerisinde yapılacak katı atık tesisi çevreye, insan sağlığına ve orman alanlarına zarar verecektir. Plan bu yönüyle İmar Kanunu’nun amacına ve genel esasına aykırıdır.
(Amaç: Madde 1 – Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Genel esas: Madde 3 – Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.)”
“-Tesisin planlandığı alan Bursa’nın orman varlığı açısından en önemli alanların ortasında yer almaktadır. Böyle bir tesis, orman alanının bütünlüğünü bozarak, bölgenin bitki örtüsü ile su ve toprak gibi doğal kaynakları olumsuz etkileyecek, çevre kirliliği açısından geri dönülmesi imkânsız zararlara yol açacaktır.”
“- Tesis kurulmak istenen bölgede Kayapa Barajı’nı besleyen Küçükkaraağaçlı Deresi bulunmaktadır. Planda, dere güzergâhı boyunca yeşil alan bandı oluşturulsa da önceki planı iptal eden mahkeme kararında, bandın özellikle 50 metre olması gerektiği belirtilmesine rağmen uygulama imar planı üzerinde güney kısımda yeşil alan bandının 40 metreye düştüğü görülmektedir. Mahkeme kararında, planlama alanındaki dere hattı ve su koruma kuşağının imar planında ilgili mevzuata uygun biçimde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin bu tespitine rağmen, DSİ görüşü doğrultusunda belirlenmesi gereken dere emniyet mesafesi ve su koruma kuşağının yeni imar planına da işlenmediği görülmektedir.”

Nilüfer Belediyesi’nin itiraz gerekçelerinde sık sık plan raporunda sıralanan yer seçimi kriterlerine de dikkat çekiliyor.
“- Yer seçiminde yüzey sularına uzaklık kriteri 500 m. olarak öngörülmüş olmasına rağmen mevcut durumda belirlenen alanın içerisinde dere bulunmaktadır. Bu durum ilgili yer seçim kriterlerine uyulmadığının bir göstergesidir.
“- Bölge topoğrafik olarak yüksek bir konumda olduğundan yer altı kaynak sularına sızıntı riski bulunmaktadır.
“- Bölgedeki hâkim rüzgarlar nedeniyle tesis çevresine olumsuz koku yayılmasına neden olacaktır.”
“- Düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığı 1. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az 1 km. olmak zorundadır (Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik-Madde 15).”

İtiraz gerekçelerinden ikisi de nüfus ve ulaşım başlıklı.
“- Bursa’nın batı yönlü gelişmeye devam ettiği, 1/1000 ölçekli Batı Gelişme Uygulama İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Kayapa Toplu Konut Alanı Uygulama İmar Planında yaklaşık 150-200 bin kişilik nüfus öngörüldüğü, tesisin olumsuzluklarından etkilenecek nüfus büyüklüğünün dikkate alınmak zorunda olduğu…”
“- Tesis alanının güneydoğusunda yaklaşık 1000 m. uzunluğunda 20 m. genişliğinde taşıt yolu planlandığı, ancak bu taşıt yolunun kadastral bir yola bağlanmadığı, ulaşımla ilgili bilimsel ve teknik bir çalışma yapılmadığı, tesisin getireceği trafik yükünün hesaplanandan kat be kat fazla olacağı…”
Sadece maden ocaklarının yarattığı trafik yükünü görünce bile ürküyor insan!
Nilüfer Belediyesi’nin itiraz gerekçelerinde 2021 yılında alınan kurum görüşlerinin yenilenmemesi de tartışmanın başından beri olduğu gibi bir kez daha gündeme getiriliyor. Üstelik deniyor ki “Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Şehir Planlama Şube Müdürlüğü tarafından Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi için hazırlanan Bilgi Notu’nda yeni tarihli kurum görüşü alınması gerektiği Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından da ifade edilmiştir!..”
Son 5 yılda yapılan yönetmelik değişikliklerinin de plan kararlarında değişikliğe yol açacağını savunan Nilüfer Belediyesi’nin temel itiraz gerekçeleri özetle şöyle:
- Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne aykırı olması,
- Yeni kurum görüşlerinin alınmamış olması,
- Orman Kanunu’nun 17. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde süresi bitmiş olan orman izninin yenilenmemiş olması,
- Yol alanına ilişkin Orman Bölge Müdürlüğü’nden herhangi bir izin alınmamış olması,
- Planın bölgenin trafik yükünü arttırıcı olması,
- Mahkeme kararındaki iptal gerekçelerinin hiç birinin yerine getirilmemesi,
- Kamu yararına ve ayrıca İmar ve Çevre Mevzuatına aykırı olması.
Tabii dikkat çekilmesi gereken noktalardan biri de tesisle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) izninin süresinin plan Meclis’ten geçtikten sonra sona ermiş olması…
Kulislerde süresi daha önce de uzatılan 2017 tarihli ÇED’in geçerlilik süresinin bir kez daha uzatılacağı konuşuluyor.
Bakalım neler olacak?