SON DAKİKA
Hava Durumu

Hürmüz sadece bir enerji krizi değil!

Yazının Giriş Tarihi: 08.05.2026 17:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.05.2026 17:12

Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Mayıs 2026-Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu’nu açıkladı.

Yılın ilk çeyreğine ilişkin verilerle hazırlanan rapor aynı zamanda BUSİAD’ın yeni Ekonomi Komitesinin ilk raporu olma özelliği taşıyor.

Gerçekten de BUSİAD Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Başkanı Ali Kerem Alptemoçin’in dediği gibi son yıllarda dünya ekonomisinin kuralları yeniden yazılıyor.

Alptemoçin, pandemi ile başlayan süreçte yaşananları madde madde koydu önümüze:

- Küresel düzen daha karmaşık, kırılgan ve hızlı tepki veren bir yapıya dönüştü.

- Devletlerin politika tercihleri, toplumların davranış biçimleri ve şirketlerin iş yapma modelleri değişti.

- Tedarik zincirleri kırıldı, lojistiğin önemi anlaşıldı; yeni ticaret ve enerji koridorları şekillenmeye başladı.

- İklim değişikliği ticaret, finansman ve sanayi politikalarının merkezine yerleşti.

- Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi değişiyor: Almanya, Japonya, Fransa gibi gelişmiş ekonomiler gerilerken; Çin, Hindistan, Endonezya teknoloji, üretim ve nüfus dinamiğiyle yükseliyor.

- Devletler ticaret, enerji, teknoloji, finansman ve askeri gücü birlikte kullanmaya başlarken, ekonomik sürdürülebilirlik doğrudan bir ulusal güvenlik meselesine dönüştü.

Mevcut tablo içinde Türkiye hem risklerin hem fırsatların adeta birbiriyle yarıştığı bir ekonomi konumunda.

Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan rapor da işte bu tespitle başlıyor:

“Türkiye bu tablonun hem en kırılgan ekonomilerinden biri hem de stratejik konumlanması itibarıyla en fazla kart elinde bulunduran ülkelerden biri olma özelliğini aynı anda taşımaktadır.”

Doç. Dr. Hekim’e göre, dünya ekonomisi yılın ilk çeyreğinde üç büyük şok yaşadı:

- Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi,

- ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm,

- Avrupa'nın ticaret ve sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması.

Şu aralar Orta Doğu’da kırılgan da olsa bir ateşkes süreci var. ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha büyük bir olasılık. Ancak Derya Hoca’nın raporuna göre, Hürmüz krizi öyle geçici bir kriz değil, üstelik “enerji ötesi” bir kriz.

Ortada “enerji, navlun ve gübre maliyetleri üzerinden tüm tarımsal girdi sistemini etkileyen bir şok” var. Bu da mayıs ayı gelmesine rağmen domatesi biberi neden hala 150 liraya aldığımız (ya da alamadığımız) sorusuna yanıt veriyor. Ve maalesef öyle anlaşılıyor ki henüz pek dillendirilmeyen gübre krizi yüzünden yaz boyunca da fiyatlar düşmeyecek!

Raporda ortaya konan çerçeve içinde tüm dünyada ekonomi bir beka meselesi haline geliyor ve korumacılık yaygınlaşıyor.

Doç. Dr. Hekim’e göre tam da bu noktada "Çin şoku” ile karşı karşıyayız. Başka deyişle Çin, yeni pazar arayışlarına devam edecek ve daha fazla fiyat rekabetine girerek, biraz daha canımıza okuyacak.

Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında muhtemelen 2027 başında yürürlüğe girecek serbest ticaret anlaşması ile de sanırım çift yönlü bir şok yaşayacak:

- Hindistan tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı, mücevher ve kıymetli taşlar gibi emek yoğun sektörlerde AB pazarına Türk üreticiden daha avantajlı koşullarda girecek.

Zaten hep emeğin, emek yoğun sektörlerin başına geliyor ne gelirse!

- Hint malları sadece Avrupa’ya değil Türkiye iç pazarına da gümrüksüz girecek.

Başka deyişle bizim tekstilciyle konfeksiyoncu, bir de bizim ayakkabıcı ne Avrupa’ya satabilecek ne de Türkiye'de Türk’e!..

İşte bu ahval ve şerait içinde elimizde yine kala kala memleketin jeostratejik konumu kalıyor.

O nedenle de diyor ki BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, “çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz.”

Hatunoğlu, iş dünyanın beklentisini de tek cümleyle özetliyor:

“Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz.”

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.