29 Temmuz 2026…
Güne sabah saat 10.30’daki Nilüfer Kent Konseyi’nin “çöplük” konulu basın toplantısıyla başladım.
Bir saat önce de Merinos-Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nın ortaklaşa yürüttüğü Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin son koordinasyon toplantısı vardı.
Merinos’a da uğrayan bazı gazeteci arkadaşlar Nilüfer’e Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın çöplük konusundaki son mesajıyla geldi.
Gazeteci Ersel Peker, Biba’ya, “Buradan Nilüfer Kent Konseyi’ne gidiyoruz. Kayapa bölgesinde oturan vatandaşlar katı atık tesisine karşı çıkıyor. Sizin bakış açınız nedir?” diye sormuş.
Biba’nın yanıtı “Ben kimsenin sözüne değil, bilimin ne söylediğine bakarım” minvaline olmuş.

Doğrusu toplantıyı düzenleyen Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili’nden gelen pası çok iyi değerlendirdi.
“Bilim önce güncellemeye inanır” diyen Aydın, 2014 koşulları ile bugünkü koşulların aynı olamayacağının altını çizdi.
Çöplüğün Kayapa-Kuruçeşme bölgesine yapılmasına karşı çıkanların temel dayanak noktası bu zaten.
Öyle ya!
Madem çöplük yapacaktınız, Kayapa’ya yeni bir şehir kurulmasına neden izin verdiniz?
Söz konusu tesisin kenti yıllarca etkileyecek bir yatırım olduğunu belirten Doç. Dr. Aydın’dan bir de Doğanbey hatırlatması geldi:
“Doğanbey’i bugün kimse savunmuyor.”
Toplantıda Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman’ın Büyükşehir Meclisi’nde yaptığı geniş kapsamlı sunuma yönelik itirazlar da dile getirildi.

Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Okan Aydın, yer belirlenmesiyle ilgili olarak, 2020’de hazırlanan raporun 2015’te hazırlanan raporu “kadük” hale getirdiğini, son raporda imzası olan bilim insanlarının da süreçten rahatsız olduğunu söyledi.
Aydın, güncel verilerle değerlendirildiğinde Karacabey-Muratlı’nın ön plana çıktığını belirtti.
Hem Dr. Aydın’ın hem de Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar’ın ortaya koyduğu yeraltı sularına ilişkin çekinceler de dikkat çekti.
Dr. Aydın, bölgenin karstik yapıda (sünger gibi gözenekli) ve yeraltı suyu kirletici etkisinin yüksek olduğu tespitini bizzat Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığını not ederken, Murat Yaşar bölgede yeterli etüdün yapılmadığı görüşündeydi:
“Bölgede sadece 8 metre derinliğinde 5 sondaj yapılmış. 8 metrede zaten yeraltı suyu olmaz. Karstik yapıda oluşabilecek bir sızıntı, bölgedeki yeraltı su kaynaklarına ve Çınarcık Barajı havzasına doğrudan karışma riski taşıyor.”
Gelelim konuyla ilgili en son tartışmaya…
Son yerel seçimlerin ardından hazırlanan 1/100000’lik plana Kayapa’yı bizzat tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in işlettirdiği iddiasına…
Başkan Vekili Biba’nın “İster inanın ister inanmayın! Buranın 100 binlikte işlenmesi için talimat veren Mustafa Bozbey’dir” sözlerine…
Biba, Büyükşehir Meclisi’nde bunu söylüyor ama Kayapa-Kuruçeşme dışında Karacabey-Muratlı ile İnegöl-Yeniyörük’ün de aynı plana “rezerv” atık alanı olarak işlendiğini, başka deyişle ne Kayapa-Kuruçeşme ne de Karacabey-Muratlı ile ilgili “resmileşmiş” bir karar olmadığını söylemiyor.

1/100000’lik planın üst ölçekli bir plan, bir anlamda “Kent Anayasası” olduğunu; uygulamanın daha ayrıntılı planlarla mümkün hale gelebileceğini anlatmıyor.
Yaklaşık 4 aydır cezaevinde tutulan Bozbey’in yargıç karşısına çıktığı günlerde “Bursa’daki Kayapa Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi gerçeği” başlıklı “mühendislik haberi”ni yaptıranlar da haberi yayanlar da mal bulmuş mağribi gibi üzerinde tepinenler de elbette gerçeği biliyor ama onlara gerçek değil algı lazım!
Öyle görünüyor ki gerçek değil algıdır geçer akçe!

Tam da bu noktada devreye giren Doğader Başkanı Murat Demir, önce “halkı birinci derecede etkileyecek kararları seçilmiş başkanın vermesi gerekir” diye Bozbey’in tutukluluğuna işaret etti, sonra da filmi biraz geri sardı.
“Bursa’nın çöplük alanı Teknosab’ın içinde kalmıştır.
2014’te, 2015’te Bursa’nın gündeminde Teknosab değil Batı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) vardı. Ama şehirdeki OSB’lerin doluluk oranı yeni bir OSB kuruluşuna izin vermeyince işin içine teknoloji lafı girdi.
Kuruçeşme doğal orman yapısıdır, yüzde 70’i meşedir. Oysa diğeri sonradan oluşturulmuş bir orman alanıdır.”
Toplantıda çok söz söylendi ama bana kalırsa en etkileyici cümleleri Kayapa Mahallesi Muhtarı Ali İhsan Dengiz kurdu.
Dengiz’in sözleri idarenin verdiği hiçbir sözlü güvencenin yurttaşta güven duygusu yaratmadığını ortaya koyuyordu:
“Şöyle güzel, böyle güzel yapılacak, hiçbir şeye inanmıyorum!.. Nilüfer’in en güzel yeri çöplük oluyor, biz de altında şemsiye gibi kalacağız.”