Adalet ve Kalkınma Partili Başkan Vekili Şahin Biba yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kayapa-Kuruçeşme bölgesine yapılması planlanan çöplük konusunda süreci tersten işletiyor.
Önce plan kararını Büyükşehir Meclisi’ndeki çoğunluğuna onaylattı, şimdi plana toplumsal destek bulmaya çalışıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman’ın Meclis’te yaptığı geniş kapsamlı sunumun temel amacı buydu.

Sunumdan çıkan üç sonuç var:
1. Hamitler’in ömrü 2030-2035’te son buluyor,
2. Yenisi için en uygun yer Kayapa-Kuruçeşme,
3. Yeni çöplük ileri teknolojiyle yapılacak!
Sunumu izleyen herkeste aşağı yukarı aynı duygu oluştu: Madem öyle şehrin göbeğine yapılsın, hatta en uygun yer bizim evin yanı!
Durum böyle olunca sorunla ilgili bir hayli inceleme ve araştırma yaptığı anlaşılan CHP’li Meclis Üyesi Zafer Milli’den, sonra da Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’den aynı öneri geldi: Madem ileri teknolojilerle donatılacak bir tesis olacak, o halde Teknosab’a yapılsın, Bursa’nın Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’ne ancak böyle teknolojik bir tesis yakışır!
CHP cephesi Teknosab önerisini ortaya koydu ve adeta “Şimdi onlar düşünsün” diye kenara çekildi.
Meclis’te edindiğim izlenime göre iktidar cephesi böyle bir öneri beklemiyordu. O nedenle olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtmek yerine “konuşalım, bakalım” gibi geçiştirici yanıtlar geldi. Ancak herkes biliyor ki Teknosab’ın sahibi Orman değil!

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in uzun itiraz konuşmasından, sorduğu sorulardan ve o sorulara gelen yanıtlardan altını çizeceğim iki nokta var:
1-Çöplük için 185 hektarlık alan planlanıyor. Kapalı alanın büyüklüğü belli değil. Anlaşılıyor ki “entegre katı atık ve enerji üretim tesisi” yıllara içerisinde peyderpey büyütülecek.
2-Avrupai örnekler üzerinden gitmek güven vermiyor. Örnek verilen ülkelerde kaynağında ayrıştırılan çöp tesisin içine kadar getiriliyor. Oysa bizde kaynağında ayrıştırma yok. Yani mutlaka vahşi depolamaya ihtiyaç duyulacak.
Görüşmelerde Başkan Vekili Şahin Biba’nın dikkatimi çeken iki tavrı oldu.

Birincisi tesisin yapılması planlanan yer ile ilgili olarak, altını çize çize “Kayapa değil Kuruçeşme” şeklinde düzeltme yapması.
İkincisi, tepki göstermek sanki suçmuş gibi “Protestoları yapanı da yaptıranı da hepimiz biliyoruz. Şu anda da orada vatandaşlara broşür dağıtanları da çok iyi biliyoruz.” demesi.
Doğrusu garipsedim!
Bursa’nın yeni çöplüğünün, resmi adıyla “entegre katı atık ve enerji üretim tesisi”nin, bürokrat iddiasıyla “çevre eğitim kampüsü”nün Kayapa-Kuruçeşme bölgesine yapılmasına…
Nilüfer Belediyesi karşı, Nilüfer Kent Konseyi karşı, özellikle doğa ve kent haklarıyla ilgili sivil toplum kuruluşları karşı, akademik odalar karşı…
Bölgedeki mahalle muhtarları karşı, çünkü onlar mahalle sakinlerinin sesi, yani mahalle sakinleri de karşı...
Öyle gizli saklı değil açık açık, göstere göstere, anlata anlata karşı…

O karşıların hepsi Meclis’teki tartışmaların iyice kızıştığı saatlerde 30 Ağustos Zafer Mahallesi’ndeki Zafer Parkı’nda toplanmıştı.
Başkan Vekili Biba’nın deyişiyle protesto yapan da yaptıran da broşür dağıtan da dağıttıran da oradaydı.
Aslında o sunumun da Meclis’te değil Zafer Parkı’nda yapılması gerekiyordu. Çünkü kararı verecek olanlar oradaydı.
Zafer Parkı’ndaki manzara, Kayapa-Kuruçeşme tercihi, 31 kriterden 30’unu da karşılaşa en önemli tek bir kriterden geçemediğini ortaya koyuyordu:
Toplumsal kabul (X) yok!