İddianamedeki adıyla söylersem, “Mustafa Bozbey-Turgay Erdem Suç Örgütü Davası”nda ilk karar çıktı.
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın 9 gün süren ilk duruşmasının ardından 3 sayfalık karar açıkladı.
63 sanıklı davada 37 tutuklu sanıktan 16’sı tahliye edildi. Böylece davadaki tutuklu sanık sayısı 21’e düştü.
Sanıklar “suç örgütü kurmak ve yönetmek; rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvete aracılık etmek; imar kirliliğine neden olmak”la suçlanıyor.
Mahkeme “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu” gerekçesiyle 21 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Yargılaması tutuklu devam edecek isimler:
“Mustafa Bozbey, Turgay Erdem, Hüseyin Gür, Muhkim Demirtaş, Naci Kale, Şemsi Oğuz, Tamer İşler, Abdulkadir Alkan, Ahmet Atış, Batuhan Abay, Berat Göral, Doğan Gündüz, Faruk Bakgör, Ferhat Bakgör, Mehmet Faruk Çelebi, Mehmet Necati Çelebi, Yusuf Bakgör, Şevket İlhan, Serkan Bayram, Sırrı Aydın, Şener Arslan.”
Tutuklu sanıklar kararla ilgili Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edebilecek.
Savcı ara mütalaasında 9 sanığın tahliyesini istemişti. Mahkeme ara kararında toplam 16 sanığın tahliyesi hükmetti.
-İldam Aydın Bozbey ve Mehmet Fatih Çelebi, beyanların içeriği ve iddia olunan eylemlerin niteliği;
-Orhan Çelebi, mevcut delil durumu;
-Mehmet Ziya Arslan ve Nevzat Güleneli, mevcut delil durumu ile yaş ve sağlık durumu;
-Muttalip Koral ve Serkan Çağlar, iddia olunan eylemler itibarıyla ilgili kurumdaki görevi;
-Sertaç Aşlak ve Tarık Tarım, iddia olunan eylemlerin niteliği ve mevcut delil durumu;
-Ayşegül Erkol, günlük yaşamını idame ettirme konusunda bir başkasının yardımına muhtaç olduğu hususunda Mahkeme’nin bizzat duruşmada gözlem yapmış olması;
-Murat Noyan Rızvanoğlu, Yusuf Berat Rızvanoğlu ve Zafer Rızvanoğlu, mevcut delil durumu;
-Ümit İrven ve Tolga Şen, mevcut delil durumu;
-İsmail Din, mevcut delil durumu ve bir kısım sanık savunma içeriği itibarıyla tutuklu kalmasını gerektirir durumun mevcut olmadığına hükmedilerek tahliye edildi.
Tahliyesine karar verilenlerden…
Mimar İldam Aydın Bozbey ile ilgili olarak Emin Adanur, “Ben kendisini şikayet etmedim, tanık gösterdim.” demişti.
Nilüfer Belediyesi’nin eski çalışanlarından, mimar Mehmet Fatih Çelebi, “Kızımın adı Zeynep. Zeynep, ‘babasının süsü’ demek. Beni süsümden kopardılar. Tutuklandığımda kızım 6 aylıktı. Emekledi, babası göremedi; ilk adımını attı, babası göremedi; ‘baba’ dedi, babası göremedi. Benim vebalim birilerine ağır gelecek. Kim suçluysa cezasını çeksin, umurumda bile değil!” sözleriyle suçsuz olduğunu savunmuştu.
Nilüfer Belediyesi’nin eski çalışanlarından, inşaat teknikeri Muttalip Koral’ın savunmasını yapan avukat gelini, “Kayınpederim 9 aydır tutuklu, 10 aydır oğluyla birlikte borcunu ödemeye çalışıyoruz. Madem bu kadar rüşvet aldı, nerede bu paralar?” diye sormuştu.
Nilüfer Belediyesi’nin eski İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Ayşegül Erkol, duruşma salonuna girip çıkarken, kolundan tutan bir jandarmanın desteğiyle yürüyordu. Kanser hastası olan Erkol, “3 aydır yataktan çıkamıyorum. Banyomu sandalyede bir kişinin yardımıyla yapabiliyorum.” demişti.
Mahkemenin adli kontrol kararları ise şöyle:
- 28 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı devam edecek,
- 18 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı,
- 7 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile imza verme zorunluluğu kaldırıldı,
- 3 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı devam ederken, imza verme zorunluluğu kaldırıldı,
- 1 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi devam edecek,
- 2 sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı devam ederken, ev hapsi sona erdi.
Ev hapsinin sona erdiği sanıklarından biri olan Bahri Atalay, karar açıklanmadan önce duruşma salonunda fenalaştı.
Acil sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini adliyede yaptığı Atalay, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Atalay’ın kalp rahatsızlığı olduğu biliniyordu.
Mahkeme ilk günden son güne kadar hemen her sanık avukatından gelen “birleştirme” talepleriyle ilgili kararı da sonraya bıraktı.
Avukatlar…
Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Turgay Erdem” dosyasıyla Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Mustafa Bozbey-Turgay Erdem” dosyasında yer alan “olay”ların çoğunun aynı olduğu, bazı sanıkların aynı olay nedeniyle iki kez tutuklandığı gibi gerekçelerle “birleştirme” talep ediyordu.
Mahkeme, tutuklu sanık olarak sadece Turgay Erdem’in bulunduğu Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Ağustos 2026 tarihinde görülecek duruşma akıbetinin beklenerek, birleştirme talebinin celse arasında değerlendirilmesine karar verdi.
Mahkeme duruşmayı 5 Ekim 2026 saat 09.00’a erteledi.
Sanık avukatlarının mahkemeye sunduğu kimi bilgi, belge ve delillerle ilgili değerlendirmelerin devam edeceği, üst mahkemeye yapılması olası itirazlar dışında, tutukluluk işleminin dosya üzerinden gözden geçirilme işlemlerinin de 24 Ağustos ve 21 Eylül tarihlerinde yapılacağını ekleyeyim.
---
NOT: Davanın ilk duruşması 9 gün sürdü. İlk gün yoğunluktan dolayı salona alınmadım. Duruşmanın yapıldığı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’ne sadece bir gün gidemedim. Sekiz günün 2,5 gününde duruşmaları izleyebildim. Kalan 5,5 günde gazetecilerin duruşma salonuna girmesine izin verilmedi. Gerekçe olarak sadece “içerideki özel konuşmaların bile sosyal medyada paylaşıldığı” şeklinde bir beyanda bulunuldu. Sosyal medyanın son derece “kirli” bir “bilgi ortamı” yarattığı konusunda söylenecek pek söz yok. Ancak Atatürk’ün “Basın özgürlüğünden doğan sakıncaların giderilme aracı yine basın özgürlüğüdür.” görüşü her zaman yol göstericidir. Zaten buna inandığımız için birkaç gazeteci ısrarla adliyeye gittik. O günlerde kentte bizlerin de üyesi olduğumuz meslek kuruluşlarının, basın özgürlüğüne inanan siyasal parti ve sivil toplum örgütlerinin en azından ses vermesini bekledik. Bizim haber yapmamız, yazı-yorum yazmamız için değil, halkın haber alma hakkı için!