Pozitif düşünüyorum!

Cemal TURHAN 31 Mart 2021 Çarşamba, 11:59

Topluma liderlik eden kişilerin söyledikleri birse bin anlaşılır ve rol model görülür, örnek olurlar, söyledikleri ve davranışları taklit edilir. Bu nedenle adı veya mesleği ne olursa olsun lider kişilerin söyledikleri ve yaptıklarının tutarlı olması beklenir. Söz ve eylem arasında bir tutarsızlık olursa lidere odaklanan kesimde ciddiyet eksikliği nedeniyle kendi davranış modelinde gevşemeye meyleder.

Öğretmen derste verdiği ödevin bir kısmı için burası çok önemli değil çocuklar derse, sınıf içerisinde o konuya önem gösteren öğrenci sayısı çok az olur, cerrah ameliyathanede sterilizasyona gereken önemi vermezse ameliyat ekibi de gerekli ciddiyeti göstermez, patron iş yerinde herkese maske takın der ama kendisi maskesiz gezerse çalışanlar da ilk fırsat bulduğunda maskesini savurur atar. Talimat verilen konu hakkında şüpheye sebep olmayacak şekilde kesinlik olsa dahi bu hareket tarzı değişmez işte bu nedenle balık baştan kokar derler.

Sonuna geldik bitirdik dediğimiz noktada dejavu yaşıyoruz. Mavi vatan kavramının hayalini sadece denizcilikte değil salgında da kuruyoruz ama gel gör ki sonuç kan kırmızı. Şırnak haricinde her yer dayak yemiş taze et gibi olmuş. Pozitif düşünelim diyoruz ama kastettiğimiz pozitiflik bu değil tabi ki. Yasakların kalktığı ilk gün gördüğüm manzaradan sonra gelinen nokta çok garip değil, halen vakit varken hastanelerde erken rezervasyon indiriminden faydalanın demek geliyor içimden.

Vatandaşın umursamazlığı mı dersin, siyasilerin gamsızlığı mı dersin, aşı temininde yaşanan zorluk mu dersin bilmiyorum ama ben kasım ayında yaşadıklarımızı tekrar yaşamak istemiyorum. Hala sosyal medyada Covid-19 kandırmacası içerikli yazı yazanlar, aman aşı olmayın bilmem nerenize ne olacak diyenler, o ilaçları kullananlar ölüyormuş diyenler, tedbirler nedeni ile salgının azalmasını fırsat bilerek mantar gibi çoğalıyor ama bu davranışlar en yakınınızdan birisini kaybedinceye kadar sürüyor emin olun.

Belki çok amiyane olacak ama "feminizm kocayı buluncaya, komünizm parayı buluncaya, ateizm uçak sallanıncaya kadar" diye bir söz var (toplumun hiçbir kesimine ön yargılı değilim, teşbihte hata olmaz diye bu örneği verdim). O hesap insanları bilimsel temele dayanmayan laf kalabalıkları ile tedaviden uzaklaştıran bu arkadaşlar ne zaman kendileri bu virüsle karşı karşıya kalırsa, ne zaman bir yakınlarını bu nedenle kaybederlerse belki o zaman güncel bilimsel bilgiye inanırlar.

Evet yeniden işin ciddiyetinin farkına vardıysak artık hepimizin söylem ve eylemleri tutarlı olsun. Önemli olan insanların hastalanmamasını sağlamak. Hasta olanlara hizmet verebilecek bina da, sağlık çalışanı da, ekipman da sınırlı.

Bir kapasitemiz var yani, eğer bu kapasitenin üzerinde insan hasta olursa hizmet veremeyiz. Kasım ayında bu günleri yaşadık tekrar anlatmaya gerek yok. İnsanlar hastanede yatacak yer bulamadı, yoğun bakım kapasiteleri neredeyse iki katına çıkarılmasına rağmen yoğun bakımlarda yer kalmadı, balık hafızalı olmayalım lütfen. Çevrenizdeki birkaç kişi hastalığı semptomsuz geçirdi diye cahil cesareti göstermeyin. Varyant virüslerle gerçekleşen enfeksiyon çok hızla artıyorken, aşıların varyantlar üzerindeki etkinliğine dair henüz elimizde bir veri yokken aşılı aşısız herkesin istim üstünde olması son derece önemli.

Balığın başı da kuyruğu da üstüne düşeni yapsın, insanımızı boş yere kaybetmeyelim. Bir ülkenin en önemli kaynağı insan kaynağıdır. Eğitimli bir insan kaynağına sahip olabilmek için de ilk yapmamız gereken ise  insanımızı hayatta tutmak olmalı.

Kalın sağlıcakla...