SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Motivasyonumuzu kaybettik

Yazının Giriş Tarihi: 06.07.2020 00:38

Pandemi gündemimizi tümüyle işgal etmeye devam ediyor. Yeni normal sürece başladığımızdan bu yana vaka sayılarında azalma ivmemizi kaybettik. Her gün yaklaşık aynı sayılarda can kaybı ve aynı sayılarda vaka tespit etmeye devam ediyoruz. Buna karşın yoğun bakımda yatan ve entübe olan hasta sayımız neredeyse iki katına çıktı.

Güncel coronavirüs verilerini dünya çapında anlık olan yayınlayan worldmeters sitesinde yer alan verilere göre toplam vaka sayısında 14. sırada olan ülkemiz toplam ölüm sıralamasında 18, toplam iyileşen hasta sıralamasında ise 10. sırada bulunuyor.

Bilim Kurulunun tavsiyeleri ile Covid-19 tedavisinde ilk seçenek olarak kullanılan hidroksiklorokin etken maddesi bizim aksimize birçok gelişmiş ülkede öncelikli tercih olarak hastalara uygulanmadı. Uzun süredir piyasalarda olan ve yan etkileri bakımından da iyi tanınan bir ilaç olan hidroksiklorokin hali hazırda sıtma hastalığının tedavisi ile bazı romatolojik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor. Salgın sonlandığında tedavide tek doğrunun olup olmadığını da anlayabileceğiz. Yakın zamana kadar Çin'den ithal edilen favipiravir isimli etken maddenin ise yerli bir firma tarafından üretilerek piyasaya sürülmesi ve hatta ihracatına başlanması da sevindirici bir haber oldu.

Normalleşme sonrası verilere geri dönelim. Bursa halihazırda 1545 vaka ile en çok vaka olan iller arasında 6. sırada ve yeni normal sonrası özellikle Yıldırım ilçesi başta olmak üzere vaka sayıları hızla tırmanışa geçti. Bunda en büyük etkenin ise sosyal mesafenin korunmaması ve maske kullanımındaki lakaytlık olduğu bilinen bir gerçek. Peki ama vaka sayılarının azaltılması için alınması gereken tüm tedbirler Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı tarafından mı alınmak zorunda. Yerel yönetimlerin bu konuda üstüne hiç vazife düşmüyor mu?

Salgının başlangıcında tüm yerel medyada yer alan ve fayda/etkinliği soru işareti olmasına rağmen tüm sokakların yıkandığı, her alanın sterilize edildiği görüntüler henüz hafızalarda. Sonra ne oldu da bu görüntüler birden sona erdi. Eğer bu faaliyetler devam ediyorsa medyada daha fazla yer bulması sağlanmalı ve halkın salgın konusundaki motivasyonu üst düzeyde tutulmalıdır.

Şehrimiz özelinde bulaşın en çok olduğu alanlarda kısıtlamalar yapılması, düğün dernek, asker uğurlaması gibi topluluk halindeki organizasyonların durdurulması, ekonomiye de zarar vermeyecek şekilde tedbirlerin alınması değerlendirilmelidir. Toplu taşıma araçlarında kurallara uyulup uyulmadığı, sefer sayılarının arttırılması, maske kullanımının yüksek ciddiyetle denetlenmesi sağlanmalı, cezai yaptırımlar ciddiyetle uygulanmalıdır.

Eğitim ve gelişmişlik düzeyi yüksek toplumlarda kurallar konulur ve uyulur daha fazlasına ihtiyaç duyulmaz ancak gelişmekte olan toplumların kurallara riayet etmeme yönündeki dirençleri oldukça güçlüdür. Nasıl ki hız tespit kamerasının olmadığı alanlarda yüksek hızla gitmek normal karşılanıyor ise denetimin olmadığı alanlarda maske takmamak da, toplu düğün dernek yapmak da normal kaşılanmaya başlandı.

"Yeni normal" ismi insanlarımızın aklındaki korkutucu tabloyu bir çırpıda silip attı. Korkarım böyle devam edersek okulların açılması mümkün olmayacak veya açıldıktan kısa süre sonra tekrar kapanmak zorunda kalacak. Yerel yönetimlerin tüm unsurlarının, tüm sivil toplum kuruluşlarının ve hepimizin salgının sonlandırılması adına en yüksek çabayı göstermemiz ve üzerimize düşeni eksiksiz yapmamız gerekiyor.