SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kaçış!

Yazının Giriş Tarihi: 01.07.2021 00:10

Sokak röportajlarında dikkatimi çeken ve üzüldüğüm konu daha hayatlarının baharında, kendisi ve ülkesi adına çok iş başaracak durumdaki gençlerimizin aklında yurt dışına gitme fikrinin olması. Eğitimli eğitimsiz o kadar çok insan "kurtuluşu" kaçmakta görüyor ki üzülmemek elde değil.

Kaçmak kelimesini bilinçli olarak kullandım çünkü daha önce yaşanan beyin göçünden farklı bir durum söz konusu. Üniversite okumuş ve doktora yapmak için ABD'ye giden gençlerden bahsetmiyorum. Liseyi bitirip üniversiteye girememiş kendi ülkesinde iş imkanı bulamamış insanlarımız da yurt dışına gitmeyi hayal ediyor. "Ne iş olsa yaparım yeter ki gideyim abi" modunda bir kaçış var. Sosyal medyada dönen paylaşımlar da bu süreci tetikliyor tabi ki. ABD'de çalışan bir mühendis 1 aylık maaşı ile 4-5 yaşında lüks bir SUV araç alabilirken Türkiye'de görev yapan bir mühendisin maaşı ile ancak bilindik markalardan ayakkabı alabiliyor. Bu örneği kim görse kafasında soru işaretleri oluşmaz ki.

2012 yılında sadece 59 doktor yurt dışında mesleğini icra etme kararı almışken 2021 yılının ilk 5 ayında bu rakam 400'ün üzerine çıkmış durumda. Sorun iş bulma sorunu desek değil, bu insanların kendi ülkelerinde hekim olarak işsiz kalmak gibi bir ihtimalleri bugün için yok ancak gelecek 5 sene içerisinde 100 bin doktorun daha tıp fakültelerinden mezun olacağını düşündüğünüzde bugün tıp fakültesine giren bir tıp öğrencisinin mezun olduğunda atanabilmek için KPSS sınavına girmesi gerekeceği şimdiden görünüyor.

Türkiye'ye her yıl yurt dışından binlerce öğrenci okumaya geliyorken neden bizim insanımız kaçmayı tercih ediyor. Soru kendi içerisinde cevabını da barındırıyor aslında.

Herkes kendisinde olmayanı arıyor

Türkiye'ye gelen öğrencilerin en çok hangi ülkelerden olduğuna baktığınızda tablo biraz daha netleşiyor. Suriye, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve İran ilk beş sırada. Bizden daha kötü eğitim imkanlarına sahip olanlar, ekonomik olarak bizden kötü durumda olanlar, bizden daha az özgür ülkeler, hukukun bizden daha az işlevsel olduğu ülkeler de siyaseten daha sıkıntılı ya da savaşın yaşandığı ülkeler. Üstelik yabancı öğrenci olarak ülkemize gelen bu insanlar kendi insanımızdan çok daha avantajlı şartlarda çok daha iyi üniversitelerde ve bölümlerde okuma imkanı buluyorlar. Kendilerinde olmayan özgürlüğü, hukuku, barışı ve adaleti güvenliği aramaya geliyorlar. Bizim gençlerimiz de aynı sebeplerle gitmeyi tercih ediyorlar.

Kur hareketlerini ne tahmin etmek ne de takip etmek mümkünse, satın alma gücün her geçen gün düşüyorsa, her gün başka bir kirli ilişki ve yolsuzluk haberi sosyal medyadan gerçek hayata akıyor ve tüm suçlamalar karşısında tek bir adli makam harekete geçemiyorsa, bir gazete yönetimi; hakkında ciddi iddialar ortaya atılan gazetecisini işten çıkarırken bu gazeteci ile ilişki kuran siyasiler görevlerinde kalmaya devam ediyorsa, baro seçimlerinde avukatlar ironi için bile olsa mafya liderine oy atıyorsa, anne babasını tacizlerine tecavüzüne maruz kalan el kadar bebeklere hakimler değil sosyal medya sahip çıkıyorsa, kendi insanı şifa bulsun diye görev yapan hekim her gün vatandaştan dayak yiyor ve bunu yapanlar hiç ceza almıyorsa, her üniversite sınavından sonra yine sorular çalındı mı şüphesi oluyorsa, 4 milyon seçilmemiş Suriyeli eğitimine yemene içmene ticaretine ortak olup üstüne bir de sana küfrediyorken, 40 milyar doları onlara verip Merkez Bankası rezervlerin eksiye düşüyorsa, kendi öz çocuğumuz yabancı ülke çocukları kadar kıymet görmüyorsa bu insanların kendileri adına bir gelecek hayali kurmasını, ümitvar olmasını bekleyerek nereye ve niye gidiyorsunuz demeye hakkımız var mı, düşünmek gerekiyor. Bu insanlar mı ülkelerinden kaçıyor yoksa ülke elinden pırıl pırıl zihinleri mi kaçırıyor ?

Bütün bunlara rağmen hala ülkemize göç eden yabancılar olduğunu düşünürsek Allah bu ülkelerde yaşayan insanlara güç kuvvet versin. İşleri gerçekten çok zor.