Aşıda tedarik sorunu

Cemal TURHAN 01 Mayıs 2021 Cumartesi, 20:40

İki bin yirmi yılının şubat ayında görülen ilk vakalarla birlikte pandeminin kapısından adımını atan ülke, eylül ayının ortalarına kadar son derece doğru bir yönetim tarzı ile nüfusuna oranla vaka sayılarını kontrol altına almakta başarılı olmuştu.

Eylül 2020'de o zamana kadar olan en yüksek vaka sayılarına ulaşılmış, aktif vaka sayısı bir milyonun üzerine çıkmış toplam ölüm sayısı 90 binlere tırmanmıştı. Bu ilk dalganın hemen ardından alınan sıkı tedbirler ve aşılama uygulamalarının başlatılması vaka sayılarında istikrarlı bir düşüşü beraberinde getirdi. Alınan bu tedbirler o kadar başarılı oldu ki takvimler 2021 Mart ayını gösterdiğinde Sağlık Bakanı artık pandeminin sonuna gelindiğini ve zaferin çok yakın olduğunu yüksek sesle dile getiriyordu. Ancak; kimsenin tahmin edemediği gerçek oldu.

Azalan vaka sayılarının getirdiği gevşeme, siyasiler tarafından peş peşe gerçekleştirilen seçim mitingleri, vakaların en çok arttığı yerlerde dini festivallerin kısıtlamalara uyulmaksızın gerçekleştirilmesi ve varyant virüsün bulaştırıcılığının daha yüksek olması kısa süre içerisinde vaka sayılarının beklenmedik şekilde artmasına neden oldu.

Evet, buraya kadar anlattıklarımız Hindistan'ın pandemi hikayesinin kısa özeti ama okurken kendi ülkemizde yaşananları okuyor gibi hissediyorsunuz değil mi?

Yabancı yayın kuruluşlarında "Hindistan'da milyonlarca insan temiz su içemiyor, kalabalık evlerde yaşıyor, hijyenik olmayan gıdalarla besleniyor ve ölümcül düzeyde hava kirliliğine maruz kalıyor. Fakat bilim insanları tarafından yürütülen iki ayrı yeni araştırma, ülkede her yıl milyonlarca kişinin yaşamına malolan bu kötü koşulların, insanlara koronavirüs karşısında bir avantaj sağlamış olabileceği sonucuna vardı" şeklinde haber bile yapıldı.

Oysa bugün gelinen noktada dünyanın en çok günlük vaka görülen ülkesi Hindistan ile ikinci en yüksek ülkesi Brezilya arasında neredeyse 6 kat fark var. Hindistan'da insanlar hastalık ve ölüm sırasının kendilerine gelmesini bekler durumdalar. Bugün itibariyle günlük vaka sayısı 402 bin günlük ölüm sayısı ise 3600. Yerel otoriteler ise bu sayıların en az 20-30 kat daha fazla olduğu yönünde hemfikir.

Dini inanışları gereği ölülerini yakarak diğer dünyaya uğurlayan Hintliler, yakma işlemlerinin yapıldığı krematoryum alanlarına cesetlerini motosikletlerinde taşıyorlar ve yüzlerce metre uzunluğundaki kuyruklarda bilet alarak saatlerce bekliyorlar. Ölüm sayıları o kadar arttı ki, ateş yakacak odun bile bulamaz hale geldiler, şehir parklarındaki ağaçları keserek odun olarak yakıyorlar. Dünya ticaretinde önemli bir role sahip olan Hindistan'da yaşananların dünya çapında yaşanabilecek olumsuzlukları da tetiklemesinden korkuluyor.

Salgının başında Çin, erken ilk dönemde İtalya, kısa bir süre sonra Fransa, doğal bağışıklığı deneyen İngiltere, uzunca süre gündemden düşmeyen Amerika, son 15 günlük verileri ile Türkiye, şimdi Hindistan. Covid-19 insanların dinine imanına milliyetine bakmadan, alınması gereken kurallara uymayanlar hakkında gereğini yapıyor. Dünyanın en önemli aşı tedarikçisi konumundaki Hindistan'da toplumun sadece yüzde 7'si aşılanabilmiş durumda. Aşılamada elini çabuk tutabilenler ise maskelerini çıkarmaya, sosyal mesafesiz konserler vermeye ve eski normallerine dönmeye başladılar.

Maalesef ülkemizde yeterli aşılamayı yapamadık. Çift doz aşı yapılabilen insan sayısı 9 milyon, toplumsal bağışıklık için ihtiyaç duyulan ise en az 50-55 milyon. Kabul etseniz de etmeseniz de bu ülkenin sağlık ordusu cansiperane çalışıyor. Günde 1.5 milyon doz aşı yapma potansiyelimiz var, yeterli sayıda aşımız olsa yeterli sayıda aşılanmış insanımız da olurdu.

Sinovac firması tarafından verilen sözler tutulmadı, Biontech firmasının aşıları zaten süper güçler tarafından önceden satın alınmıştı, Rus aşısı için sözler alındı ama tutulup tutulmayacağı belli değil, yerli aşı nisanda gelecekti ama şimdi de ekim ayı deniliyor. Sinovac için MHRS sisteminde ilk doz aşısını olmayanlar için randevular kapatılmış durumda. Yalnızca ilk dozunu olanların ikinci doz aşısını olmasına müsaade ediliyor. Velhasıl aşının tedarikinde sorun var.

Tam kapanma(!) esnasında aşı stoğumuzun yeterli miktarda olması ve normalin üzerinde hızla aşılama yapılması, istenilen sonuca hızla ulaşmayı sağlayabilirdi. Eğer aşıda tedarik sorununu aşamazsak bayram sonrası gevşeme 4. Dalgayı beraberinde getirecektir.