SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kuyrukları bitirdik!

Yazının Giriş Tarihi: 23.03.2022 23:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.03.2022 11:36

Gemi kuyruğu

"Çanakkale Boğazı'nı gemi ile geçecekler kuyruk olmasın diye köprü yaptık. Gemi ile günde 10 bin araç geçiyormuş, biz köprüyü yapan firmaya günlük 45 bin araç garantisi verdik, hediyesini de (şimdilik) 200 liracık yaptık. Köprüyü yapana da dedik ki, "Günlük temiz 9 milyar cebinde!"."

"'Peki ya 45 bin kişi değil de 10 bin kişi geçerse, günlük 7 milyar zarar mı edeceğim?' diye sordu, 'o kadarcık milyarcık sana feda olsun, biz arkandayız!' dedik."

* Eee, ne de olsa ağanın eli tutulmaz.

Ancak feda edilen para ağanın kendi parası değil, halkın parası, onu n'edeceğiz bilmem.

"Yurdum insanı yemez yedirir, giymez giydirir, geçmese de, gitmese de, yemese de, içmese de üzerine yazılan borcu seve seve öder, hatta çok zaman ödediğinden haberi bile olmaz, zaten her şeyi bilmesine de gerek yok" dediler ihtimal. 

Pek de haksız değiller aslında. 

Seve seve neler ödemiyoruz ki!

Hükümsüzdür

Bu arada, sayın Cumhurbaşkanımız geçiş ücreti için 200 liracık demekte çok haklı bence.

200 liralık yakıt alıyorsun, ibre yerinden zor kalkıp diğer kademeye zor geçiyor. Birkaç kilometre sonra da kalktığı yere geri dönüyor.

200 lira ile markete gidiyorsun, bir kasadaki hesaba bir de elindeki poşete bakıyorsun, birbirine uymuyor.

200 liraya koskoca bir kıtadan koskoca bir kıtaya geçiyorsun, bir de aklın verdiği parada kalıyor!

Aslında 200 liranın hükmü kalmadığını anlıyor ama kabul edemiyorsun...

Et kuyruğu

Et ve Süt Kurumu da kurum önünde kuyrukta bekleyenleri görmüş ve kırmızı ette satış fiyatına yüzde 48 oranında zam yaparak 'kırmızı ette yaşanan kuyrukları azaltmayı' hedeflemiş. 

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun, “Bizim fiyatlar çok düşüktü, piyasanın yüzde 66 daha altında bir fiyatımız vardı. Bu nedenle çok uzun kuyruklar oluşuyordu. Bu nedenle biz fiyatı arttırdık. Ama yine de piyasaya göre yüzde 15 daha düşük bir fiyat var. Karkas etin fiyatı 80 lira olmuş bizim 56 liradan kıyma satmamız zaten mümkün değildi.”

* Evet, oradaki kuyruk sorunu da çözüldü. Artık Et ve Süt Kurumu kapısında da kuyruk olmayacak. Çünkü kimse artık et alamayacak. Et için hayvan besleyen üretici kaldıysa onlar da ellerindeki hayvanları doğaya salacak. Buna en çok kesim için sıra bekleyen hayvanlar ile hayvan hakları savunucuları sevinecek.

Ya canımız et çekerse ne olacak?

Olta, misina, ok, yay, ağ, mızrak, bıçak, sapan, evde ne varsa kapıp doğaya koşacağız.

Tabii, hayvanın barınacağı orman, otlayacağı mera, sulanacağı temiz su kaynağı, yüzeceği zehirsiz dere müsilajsız deniz kaldıysa ne ala...

Akaryakıt kuyruğu

Benzin mazot kuyruğu mevzusunu daha önce çözmüştük aslında. İki günde bir gelen zamlar dolayısıyla insanlar evlerine dönerken eksilen yakıtları kadar yakıtı uysal uysal alıp bu soruna da çözüm buldular neyse ki. Artık kuyruğa girme, itişme kakışma, birbiriyle dalaşma yok. Pek çok kişi zaten aracını yerinden kıpırdatmıyor. Haliyle onlar akaryakıt istasyonuna hiç uğramıyor. Trafik desen, o da eskisine nazaran rahat.

Lakin, Osmangazi Köprüsü de, Yavuz Sultan Selim Köprüsü de, Çanakkale Köprüsü de, yeni otoyollar da hep geçiş garantili, ancak etrafta akaryakıta yapılan zamlardan sonra geçecek araç parmakla sayılacak kadar az.

Garantili geçişler ile akaryakıt zammı kafa kafaya çarpıştı kısacası.

"Kasko var mıydı sizin?"

Kuyruk varsa...

Eskiden Ruslar bir yerde uzun kuyruklu bir sıra varsa o sıranın daha ne sırası olduğunu bilmeden sıraya girer ve "Uzun kuyruk varsa kaliteli bir şey vardır" prensibiyle düşünürlermiş.

Açlık ve yokluk günleri insanları kuyruklarla yaşamaya alıştırıyor demek...

Dipteyiz ama korkmayın

Neyse ki biz o günlerde değiliz. Bakın Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati: "Türk Lirası dipte, daha gideceği bir yer yok, vatandaş rahat olsun!" dedi. 

Ohh, derin bir nefes aldım. Ne tatlı bir ülkede yaşıyoruz değil mi? 

Gidecek yer varmış gibi bir de o kuyrukta beklemeyelim o zaman. 

Ama ama ama burası neden bu kadar karanlık, neden nefes alamıyorum, imdat, kurtarın, boğuluyorum!

Et yok, tahıl yok

Son 10 yılda Türkiye 10 milyar dolardan fazla para ödeyip et ithal etmiş. (Gemilerle, pislik içinde ve sağlıksız koşullarda getirilen büyükbaşları unutmadınız değil mi?) Bizim hayvancılığımıza ne oldu peki? Nedendir bu zamlar, bu kuyruklar? 

* CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, 2021 Kasım-Aralık aylarında Türkiye'den  Katar’a satılan küçükbaş hayvan sayısının 2.5 milyonu bulduğunu ileri sürdü ve "Katar ve İran gibi ülkeler Ramazan ayı öncesinde et arzını Türkiye’den ithal ettikleri canlı hayvanlarla güvence altına aldılar. Bizde ise et sıkıntısı olduğu için Et ve Süt Kurumu, 'Ramazan ayı öncesinde ete %48 zam' yaptı" dedi.

Ya tarım ülkesi olan Türkiye'ye ne oldu? Nedendir bu ayçiçeği yağı kuyruklarındaki kapışmalar? Nedendir ekmeğin delice pahalılaşması?

* Tarımda en fazla ithalat yaptığımız Rusya ile Ukrayna arasına kara kedi girince böyle oldu maalesef.

Kara kedi nerde?

Ağaca çıktı!

Ağaç nerde? 

Balta kesti!

Balta nerde? 

Suya düştü!

Su nerde?

İnek içti!

İnek nerde?

Dağa kaçtı!

Dağ nerde?

Yandı bitti kül oldu!

Yer bitti

Bizde de yer bitti; Levent Kırca'nın zamcıklarını ve Ak Parti tarafından yıllardır dile dolanan kuyrukların 2022 versiyonunu anlatırken Samsunlu iki kardeşin bir bankanın açığından faydalanarak ceplerine indirdikleri 1 milyar dolardan fazla paraya, bankanın bu büyük tersliği anında fark edemeyişine, Gezek kardeşlerin tesadüf eseri yakalanışlarına; Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın'ın okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması için öğretmenlere yazı gönderişine; Fransa’nın Cannes kentinde GYODER uluslararası yatırım toplantısında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin yatırımcılara seslenerek, "En sevmediğim şey bürokrasidir arkamızda Cumhurbaşkanı var, alaşağı ederiz” deyişine sıra gelmedi. 

Bu itiş kakışları bir yana bırakalım ve yazıyı Ukrayna'da beklemediği bir direniş ile karşılaşan Rusya ile nihayetlendirelim. 

Putin bu işe kalkışırken "Üç güne Pechersk Manastırı'nda ayin yaparız!" dedi mi demedi mi bilmem ama bir ayı geçkin süredir Ukrayna'ya diz çöktüremediğine bakarsak, zamanında Zelensky'yi pek de kale almadığı ortada.

Şimdi de, ''Varoluşsal bir tehdit görürsek nükleer silaha başvururuz'' diyerek "yokoluşsal" bir tehdit savuruyor.

Ak Parti'nin kuyrukları biz bitirdik elhamdüllillah diyeceği gibi, Putin de dünyayı da biz bitirdik elhamdüllillah diyecek ihtimal...

İki oda bir salon dünyada birileri yok olurken diğerleri var olmaya devam edebilecek diye düşünüyor olmalı.

İlginç...