SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

"Koro BİZ olmaktır"

Yazının Giriş Tarihi: 02.12.2021 00:40

İçinden geçtiğimiz şu zor günlerde birbirimizden ayrı düşmüş, nefes aldığımız sanat etkinlikleri sekteye uğramış, çok özlediğimiz konserler verilmez olmuşken, geri gelsin diye dört gözle beklediğim o günlerden bir damla, bir iksir gibi damladı ruhuma.

Nilüfer Çoksesli Koro'nun on beşinci yılı özel bir davetle kutlanacaktı. Koro şefi Zeynep Göknur Yıldız'ın davetine icabet etmemek olmazdı elbet.

Seve seve ve koşa koşa katıldığım gecede, Nilüfer Çoksesli Koro'nun on beşinci yılını Nazım Hikmet Kültürevi'nde mini bir konser ile kutladık. 

On beşinci yıl kutlamasına davet edilmek, Nilüfer Çoksesli Korosu'nu izlemek, onlarla birlikte olmak hem büyük bir keyif hem de büyük bir onurdu.
2006 yılında sevgili Zeynep Göknur Yıldız tarafından kurulan koro, verdiği konserler, yurt içinde ve yurtdışındaki yarışmalarda aldığı ödüller ve sahnedeki müthiş enerjisi ile kalplere taht kurmuştu. 

Yurt içinde Bursa, Ankara, Antalya, Uşak, İstanbul ve İzmir; yurt dışında ise Bulgaristan, Macaristan, Rusya, Makedonya, İtalya, Avusturya, İspanya, Almanya ve Yunanistan olmak üzere katıldığı festival ve yarışmalardan çok sayıda ödül almış, bu süreç boyunca 11 altın madalya, 4 gümüş madalya, 1 bronz madalya, 3 en iyi şef ödülüne layık görülmüş, bunlara ek olarak en iyi sahne performansı ödülü, en iyi kostüm ödülü, entonasyon ve homojenite gibi teknik ödüller de olmak üzere 10'a yakın özel ödül kazanmıştı.

Nilüfer Çoksesli Koro'nun kurucusu ve şefi Zeynep Göknur Yıldız, Bursa Uludağ Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğretim görevlisi ve aynı zamanda 15 yıldır Nilüfer Çoksesli Koro'nun şefliğini yürütüyor.
Zeynep Göknur Yıldız Antalya, İspanya ve İtalya'da gerçekleşen festivallerde en iyi şef ödülüne layık görüldü. Ayrıca 2016 yılında Interkültür tarafından Rusya'nın Sochi kentinde düzenlenen Dünya Koro Oyunlarında ilk Türk jüri üyesi olarak davet edildi. Yine Interkültür tarafından 2017'de Letonya Riga'da düzenlenen Avrupa Koro Oyunlarında jüri üyeliği yaptı. 2010'da Antalya'da, 2012'de İtalya'da ve 2014'te İspanya'da düzenlenen festivallerde En İyi Şef Ödülü'ne layık görüldü. 

Yıldız, Nilüfer Belediyesi desteğiyle 2017 yılında gerçekleşen Orhan Kemal Besteleri ve 2019 yılında gerçekleşen Anadolu Ozanları Projesi gibi projelerle Türk koro literatürüne katkı sağladı.

Nilüfer Çoksesli Koro'nun on beşinci yılını kutladığımız gecenin sunucuları genç koristlerden Mehmet Çakır ve Aslı Öztabak idi.

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız, Nilüfer Belediyesi geçmiş dönem başkanı (ki koro kendisi döneminde kurulmuştur) Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlü Nejla Aslan, Nilüfer Çoksesli Koro Şefi Zeynep Göknur Kara Yıldız ve Nilüfer Çoksesli Koro'nun on beş yıllık koristlerinden biri olan ve koronun temsilciğini üstlenen Burak Ekin yaptıkları konuşmalar ile Nilüfer Çoksesli Koro'nun 15. yılını kutladılar.

Mustafa Bozbey Nilüfer'in sahip olduğu bu değere Bursa'nın da sahip çıkması ve Bursa'nın çok sesli müzik ile yoğrulması gerektiğini söylerken, önümüzdeki yerel seçimlerde Bursa Belediye Başkanlığı'na aday olduğunu ve seçildiği takdirde sanata göstereceği özenin haberini, "yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir" alt başlığı ile verdiğini düşündüm.

Turgay Erdem yaptığı konuşmada az zamanda çok yol alan çoksesli koronun başarılarını anlatırken, "Nilüfer çoksesliliği seviyor ve çok seslilikten uzaklaşmayacak." dedi.

Nilüfer Çoksesli Koro'yu doğuran ve bir bebek gibi büyüten Zeynep Göknur Yıldız da, "Koro biz olmaktır. Ve lütfen bizi izlemeye devam edin." dedi.

Burak Ekin çok heyecanlıydı, heyecanında da haklıydı. Yurt dışına, Türkiye'den akla gelen koro olmakla kıvançlıydı.

Ekin, geceye katkısı olan Mehmet Çakır, Gülen Sari ve Sinan Turhan'a koro adına teşekkürlerini sundu.

Nilüfer Çoksesli Koro'da 5 yılını dolduran (Aslı Öztabak, Deniz Tan, Elif Aydın, Emrecan Niksarlı, Eyüp Aktay, Hatice Çeliktaş, İpek Ildız, İsmet Akkurt, Mehmet Çakır, Seda Mintaş, H. Serdar Turan, Turgay Yıldırım, Zeynep Özmelek) koristlere plaketleri Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlü Nejla Aslan tarafından, 10 yılını dolduran (Damla Mersin Alagaş, Gülen Sari, Elif Şerbetçi) koristlere plaketleri Nilüfer Belediyesi Yardımcısı Zafer Yıldız tarafından ve 15 yılını dolduran (Zeynep Göknur Yıldız, Burak Ekin, Emine Mina Kara, Kıvılcım Akın, Sinan Turhan) koristlere plaketleri Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem tarafından takdim edildi.

Herkes ayrı ayrı heyecanlıydı, herkes ayrı ayrı gururluydu.

On beş yıllık bir birliktelik, üstelik hep yükselen grafik ile yaşanan bir birliktelik büyük alkışı hak ediyordu. 

Kutlama konuşmalarının ardından, programın sonuna yaklaşırken koro olarak en iyi yaptıkları şeyle, şarkılarla veda ettiler geceye.

Çok sevilen ve çok istenen şarkılar olan Ceviz Oynamaya Geldim, Kızılcıklar Oldu mu, Çay Şukariye, Mamaliye, Jeriko ve La Cucharacha ile15. yıla özel mini bir konser verdiler. 

Nilüfer Çoksesli Koro'ya emeği geçenler, yolu Nilüfer Çoksesli Koro'dan geçmiş ama şimdilerde başka yerlerde olanlar ve Nilüfer Çoksesli Koro koristleri, daha doğrusu Nilüfer Çoksesli Ailesi hep birlikte sahnede bira araya geldiler. Elbette ki ayakta alkışlandılar.

Bu alkışlar şerefine, düzenlemesi Nedim Yıldız'a ait olan "Ceviz Oynamaya Geldim" halk türküsü bir kez daha söylendi. 

Nilüfer Çoksesli Koro'nun konserlerinde yer bulabilmek zor olurdu. Salonlara sığmayan izleyiciler bazen sadece Nilüfer Çoksesli Koro'yu, bazen de Nilüfer Çoksesli Koro ile birlikte sahne alan birbirinden değerli konuk koroları izlerdi. 

Bu özel gecede kendilerinden dinlediğimiz, adeta ezbere bildiğimiz eserleri tekrar dinledik. Hasret kaldığımız bu enerjiyi ciğerlerimize çektik.

Kutlamalar ve konser sonrası Nâzım Hikmet Kültür Merkezi fuaye alanında verilen kokteylde, uzun zamandır görüşemediğimiz dostlar ile sohbet etme imkânını bulduk.

Sanat, her şekilde birleştiriciydi, bir araya getiriciydi...

Zeynep Göknur Yıldız'ın dediği gibi, "Koro olmak BİZ olmak"tı.

Çok seslilik elzemdi.

Türkiye, farklı sesleri kısmak ya da yasaklamak yerine her sese kulak vermeli, çok seslilikten ahenkli bir ses üretip, şarkılar söylemeliydi.

Ülkenin, birinin nefesinin yetmediği yerde şarkıyı alıp götüren bir başka sese, çokseslilikten sanat yaratan şefe, kısacası BİZ olmaya ihtiyacı vardı.