Bir devlet konservatuvarına, müzik öğretmeni yetiştiren bir Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalına, devlet sanat kurumlarına, senfoni ve oda orkestralarına, çok sayıda çoksesli koro ve farklı müzik topluluklarına sahip Bursa, yıllardır Türkiye’nin önemli müzik kentlerinden biri olmaz özelliğini taşıyor. Uluslararası Bursa Festivali’nin yanı sıra Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ile Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun düzenli konserleri yıllardır geniş ve sadık bir dinleyici kitlesine ulaşıyor.
Devlet kurumlarının yanı sıra belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları bünyesinde faaliyet gösteren senfoni ve oda orkestraları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası, Nilüfer Senfoni Orkestrası, Nilüfer (Bursa) Çoksesli Koro, Bursa Büyükşehir Belediyesi Türk Halk ve Türk Sanat Müziği koroları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Çalgıcı Mektebi Roman Orkestrası ve Dünya Müziği Derneği Çoksesli Koroları başta olmak üzere çok sayıda amatör ve profesyonel koro, orkestra ve müzik topluluğu Bursa’nın zengin ve canlı müzik yaşamını besleyerek Bursalıları müziğe doyuruyor.
Bu müzikal kalabalık içinde Caz müziğin yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz. Belki de Bursalılar olarak kendimizi 'Caz'a yeterince ait hissetmediğimizden ya da belki yeterince anlamadığımızdan kaynaklı, Bursa'da caz kulüpler ile pek karşılaşmıyoruz.
Bursa'da Caz'a şöyle bir bakacak olursak; dokuzuncusu 24-28 Haziran 2026'da yapılan Uluslararası Nilüfer Caz Festivali ve BUÜ'nin 2019 yılında ikinci kez ev sahipliği yaptığı Avrupa Caz Okulu projesini ve zaman zaman Bursa’da konser veren caz müzisyenlerini sayabiliriz.
(Avrupa Caz Okulu'nun üçüncüsünün 2026 Kasım'ında Bursa'da tekrar yapılma hazırlıklarının başladığını hemen kulağınıza fısıldayayım.)
Bursa'da caz müzik nerede dinlenir diye sorduğumda karşıma şimdi kapalı olan 15 Eylül Kıraathanesi çıktı mesela.
Peki ya konservatuarda müzik eğitimi alan ve caz müziği yapmak isteyen öğrenciler ile caz severlerin mekânı neresiydi?
2026'nın Şubat ayında caz severler yeni bir oluşumla tanıştı ve hemen ama hemen bu oluşumla kaynaştı.
Demek ki ortada büyük bir boşluk vardı...
Fatih Erkoç Sanat Akademi’de piyano öğretmenliği yapan Görkem Ediz ve arkadaşları Fatih Erkoç Sanat Akademi ve Salt Stüdyo’nun katkılarıyla, Bursa Nilüfer FSM Bulvarı paralelinde, Kanunî Caddesi üzerindeki Studyou Cafe’nin üst katında ayda bir kez Jam Session geceleri düzenlemeye başladı.

Görkem Ediz & Friends ile Jam Session geceleri başlar başlamaz caz severler mekânı doldurdu.
Benim de nisan ayında üçüncüsüne, temmuz ayında altıncısına katıldığım, zaman zaman konuk sanatçıların ağırlandığı ve Jam Session'lardan önce genç müzisyenlere yönelik Masterclass'ların düzenlendiği "Görkem Ediz & Friends - Jam Session", temmuz ayı itibarıyla sezon finali yaptı ve yeni sezonda görüşmek dileğiyle hepimizle vedalaştı.
Katıldığım iki program da beni müzik yapan ekibe ve katılımcılara hayran bıraktı. Gençlerin enerjisi, doğallıkları, sadelikleri ve müzikal bilgileri muhteşemdi.
Bilenler bilir ama konuya yabancı olanlar için anlatalım; program şöyle işliyor: Jam Session'ın yapılacağı tarih duyurulunca geceye izleyici ya da müzisyen olarak katılacak kişiler verilen telefonla iletişim kurarak isimlerini yazdırıyor, programda kim hangi parçaya enstrümanı ya da sesiyle eşlik etmek isterse sahneye o geliyor. Cazın doğası olan tamamen doğaçlama ve tamamen bakışarak anlaşılan bir performans ile izleyiciler müziğin evrensel ruhu ile buluşuyor.

Vokalde Ceren Toksöz, Trompette Mert Gültekin, Piyanoda Görkem Ediz, Basta Mert Şen ve Davulda (bu akşam) Emre Aydın'dan oluşan House Band (ev sahibi ekip diyelim), sahneye gelen müzisyenlere eşlik ederken, enstrümanlar geceye enstrüman çalmak için katılanlar arasında hemen el değiştiriyor.
Katılımcılar arasında yaş sınırı yok. On üç yaşındaki Asude İstanbulluoğlu (bas), yine on üç yaşındaki Kuzey Çağılgan (davul) başta olmak üzere enstrümanlar ve mikrofon sürekli yeni ellere geçiyor.
Babalar saksafon ve trompet üflüyor, bagetler havada uçuşuyor, bas ağır abi takılıyor ve tabii ki piyano arada ağırlığını koyarak zarif bir şekilde Jam'i yönetiyor.
Bir bakıyorsunuz soloyu flüt almış, bir bakıyorsunuz davul kendi maharetini sergiliyor. Tüm enstrümanlar demokratik bir şekilde kendini gösterip, kendini müzik ile anlatıyor. Herkes birbirine alan açıp, onun solosuna sessizce eşlik ediyor. Sonra bir bakıyorsunuz mikrofonda Cansu Aydınmakina var. Sürprizlerin sonu gelmiyor.
Ve bu gece ilk kez Jam Session sahnesinde bir akordiyon çalıyor.
İnsan; Cazın serbest formunun müzisyenleri daha doğurgan ve daha yaratıcı yaptığını izlerken, Caz'ın en etkili yanı da bu doğallığı olsa gerek diyor.
(* Kerem Görsev, Kağan Yıldız ve Ferit Odman'ın sahnedeki atışmaları unutulmaz.)
Tabii bu arada katılımcıların hepsinin müzik eğitimi almış ya da müziğe baş koymuş kişiler olduğunu, birbirleri ile müzik dilinde konuşmalarından anlıyoruz.
Ve bir de şunu anlıyoruz;
Bursa'da böyle büyük bir Caz Müzik potansiyeli var...
Notalarla Flört
Kerem Görsev, Bedia Ceylan Güzelce ile yaptığı sohbette "Caz müzik emekçisiyim" der. Caz müzik insanın öngörülemezliği ile şekillenir der. İnsanın o günkü ritmi müziğinin de ritmini belirler der. Caz müzikte aynı parça ardı ardına yüz gün çalınsa ortaya yüz ayrı parça çıkar der. Klasik müzikte yorumunu farklılaştırabilirsin ancak müzik parçasını aynı nota ile çalmak zorundasın der. Cazda form değişmez ama notalarla flört edilebilir der.
Biz her ne kadar negatif anlamda kullansak da, lafı dolandıranlara "Caz yapma!" dememizin ardında da cazın bir tema etrafında dolanıp tekrar özüne dönmesi yatıyor olmalı.
Türkiye'de Caz
Caz'ın ABD'nin güneyinde Afro-Amerikalılar ile 1900'lerde başlayan tarihini anlatmaya gerek yok. Türkiye'de Sevinç Tevs, Ayten Alpman, İlham Gencer, Selçuk Sun, Önder Focan, Okay Temiz, Durul Gence, Ruacanlar gibi bizim dönemimizde de tanıdığımız isimlerin yanında bizden önceki dönemlerde Caz'ın Türkiye'de tanınmasını sağlayan büyük isimler var.
Nat King Cole, Louis Armstrong, Ray Charles, Aretha Franklin gibi isimler Caz'ın dünyadaki efsane isimleri.
Fatih Erkoç, Mehmet Ali Sanlıkol, Jehan Barbur, Elif Çağlar Muslu, Birsen Tezer ülkemizde günümüzün en bilinen caz sanatçılarından sadece birkaçı.
Ve tabii ki bir dönemin kült filmi Cazcı Kardeşler filmini de unutmayalım.
Neyse; ben daha fazla caz yapmayayım ve sezon başladığında Bursa'daki caz sever arkadaşları Görkem Ediz & Friends ile Jam Session'a davet edeyim.
Kendilerini Bursa Caz Topluluğu hesabı üzerinden takip edebilir, kayıt bırakabilir ve sahnede istediğiniz gibi çalabilirsiniz.
Bana da sizi izlemek ve performansınızı ölümsüzleştirmek düşer.
Canlı canlı caz canlı kalınız...