SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ÇEK durmuyor, koşuyor!

Yazının Giriş Tarihi: 05.03.2022 21:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.03.2022 08:00

"Her şeyin temelinde eğitimin yattığına" inanan 23 aydın tarafından 25 Temmuz 1995 tarihinde kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi ÇEK'in "16. ÇEK Ödülleri" töreninin konuklarından birisi de bendim.

3 Mart 1924 tarihinde çıkartılan Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu - Öğretim Birliği Yasası'na istinaden kurumlarının başında mutlaka "3 Mart" ibaresi bulunan ÇEK, on altı yıldır süregelen ödül törenini de her sene 3 Mart'ta düzenliyor.

Pandemi dolayısıyla geçen yıl ödül töreni salonda değil ÇEK'in YouTube Kanalı ÇEK TV'de yapılmış, ödüller sahipsiz kalmamıştı. "15. ÇEK Ödülleri" 'Eğitim'de "Yurt Genelinde Görev Yapan Tüm Öğretmenler"e, 'Hizmet'te Yücel Edebali'ye, 'Teşvik'te Ömür Kurt ve Elif Sağdilek'e gitmişti.

On altıncı ödül töreni bu yıl yine eskisi gibi gerçek bir ortamda, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi AKKM'nin Osmangazi Salonunda gerçekleşti. Ödül törenine Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, ÇEK önceki dönem başkanlarından Mümin Ceyhan, Nejat Vardar, Buğra Küçükkayalar, sivil toplum örgütlerinin ve yerel yönetimin temsilcileri, ÇEK gönüllüleri ve ÇEK'in Kır Çiçekleri katıldı. 

Çağdaş Eğitim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Müfit Parlak'ın açılış konuşmasıyla başlayan gecenin sürprizi, Nebil Özgentürk'ün ÇEK'in 25. yılına ithafen hazırladığı "25. Yıl Belgeseli" gösterimiydi. İzleyiciler arasında bulunan Özgentürk de filmi bizlerle birlikte izledi.

Prof. Dr. Müfit Parlak'tan kısa kısa

"16. ÇEK Ödülleri" töreninin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Müfit Parlak sözlerine, an be an telefon ekranlarından şahit olduğumuz Rusya-Ukrayna savaşını kast ederek, tüm dünyanın ekonomik çıkarlar ve emperyalist emeller uğruna verilen bir savaşa tanıklık ettiğinin, hiçbir haklı gerekçenin, Rusya'nın uluslararası hukuku hiçe sayarak Ukrayna'ya başlattığı saldırıyı ve işgali meşru kılamayacağının altını çizdi. Daha fazla acılar yaşanmadan, kan ve gözyaşı dökülmeden, barış için girişimlerin başlatılmasını, "Bir ulusun yaşamı ve bağımsızlığı tehlikeye düşmedikçe savaş cinayettir" diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Yurtta barış, dünyada barış" sözlerine dikkat çekti ve "Savaşa hayır!" dedi.

* "98 yıl önce bugün, laik eğitime, uluslaşma sürecine, modernleşmeye, akıl ve bilime, kulluktan yurttaşlığa ilk adım atıldı, demokrasi tohumları toprağa serpildi, 3 Mart 1924 tarihinde hızlanan devrim, önce yavaşladı, sonra geriye gitti, bugün laik eğitim sisteminin hiçe sayıldığı, Atatürkçü düşüncenin eğitimden arındırıldığı bir süreci yaşıyoruz."

* "Seküler toplum yapımızdan uzaklaşırken sosyal yaşam alışkanlıkları kabuk değiştiriyor. Hukuk, adalet, basın özgürlüğü, kültür sanat, bilim, eğitim, fırsat eşitliği ve sosyal haklar gibi insanlığın temel evrensel değerleri konusunda giderek çölleşiyoruz."

* "Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gerek yaşama geçirdiği devrimleriyle gerekse söylemleriyle yıllar öncesinden bugünlere ışık tutuyor. "Eğitimi, kültüre, bilgiye ve aydınlığa açılan en geniş pencere" olarak tanımlayan Atatürk; ekonomide, sağlıkta, sanatta, sporda nerede bir sorun varsa temelinde eğitimin yatmakta olduğuna dikkati çekiyor."

* "Ülke olarak layık olduğumuz geleceği nasıl inşa ediyoruz? Dante'nin deyişiyle, "Ekmek ve sudan sonra halkın en önemli ihtiyacı olan eğitim"de ülke olarak ne durumayız?"

* "Dünyanın saygın kuruluşları tarafından eğitim alanında yapılan araştırmalarda tablomuz üzüntü verici olduğu kadar çok da düşündürücüdür."

Gerçekler acıdır, acıtır 

Konuşmasına, "Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün 'Eğitime Bakış 2021' raporuna göre, ailelerin sosyo ekonomik durumunun öğrencilerin eğitim hayatındaki fırsat eşitsizliğinde, OECD ülkeleri arasında ne yazık ki ilk sırada yer alıyoruz" diyerek devam eden Parlak, eğitimde geldiğimiz ya da düştüğümüz durumu rakamlarla ve grafiklerle anlattı. 

* "Okul öncesi 3-5 yaş eğitimi ve okullaşma oranı ortalaması OECD ülkelerinde yüzde 83, bizde ise yüzde 39."

* "Ülkemizde 15-19 yaş arasındaki çocukların eğitime erişim oranı yüzde 69, OECD ülkelerindeki ortalama yüzde 84."

* "OECD'nin "Covid 19 Salgınında Eğitim 2020" başlıklı raporunda, ülkelerde giderek derinleşen fırsat eşitsizliğinin eğitim alanındaki yıkıcı etkisinin, salgın sürecinde eğitim sistemi düşük performans gösteren ülkelerde okulların daha uzun süre kapalı kaldığının, internete ve dijital araçlara erişimde büyük sorunlar yaşandığının altı çizilmiştir. Devlet okullarında okuyan öğrencilerimizin bu süreçte yaşadıkları sorunlara birlikte tanıklık ettik."

Umutlarımız hep yeşil

Önümüze serdiği karanlık tablo ile bu güzel geceye gölge düşürmek istemediğini söyleyen Prof. Dr. Parlak, çocuklarımızın ve gençlerimizin, yaratıcı, yenilikçi, girişimci, eleştirel düşünen, sorun çözen, iletişimi güçlü, medya, bilgi, iletişim teknolojileri okuryazarlık, sorumluluk ve liderlik gibi 21. yüzyıl becerileriyle donatılması gerektiğini belirtti ve "Eğitime, kültüre, bilgiye ve aydınlığa açılan en geniş pencere olan ÇEK 3 Mart Eğitim Kurumları'nın; bilimsel yöntemleri uygulayan, sorgulayan, yabancı dil bilen, toplumsal sorumluluk ve demokrasi bilincine sahip, girişimci, sanatsal değerlere önem veren, sportif etkinlikler yapan, 21. yüzyıl becerileriyle donatılan bireyler yetiştirmektir" diyerek, 3 Mart Eğitim Kurumları gibi eğitim veren kurumların sayısının artarak yurt genelinde yaygınlaşmasını diledi.

Ayrıca, proje çalışmaları tamamlanan ve 10 milyon lira dolayında mal olması beklenen spor salonunun yapımı için destek istedi.

Anaokulundan üniversiteye

27. yılında ÇEK'in, kooperatifçilik modeliyle yapılan sosyal amaçlı çalışmalarının ülke ve dünya kooperatifçiliğine örnek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Parlak, ÇEK'in sosyal sorumluluk projeleri olan "Kır Çiçekleri Okusun Diye", "ÇEK(İ)MECE", "ÇEKİRGEM" ve "ÇEKSANAT" hakkında bilgi verdi. Üniversite açma yolunda Bursa Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı'nı (ÇEKVAK) kurduklarını bildirdi ve tüm yurtseverleri bu yapıyı desteklemeye davet etti. 

Rakamlarla ÇEK

Ortak üye sayısı 1815 olan ÇEK'te çalışan sayısı 246.

* Özel 3 Mart Beşevler Anaokulu 195 

* Özel 3 Mart Azizoğlu İlkokulu 498 

* Özel 3 Mart Ortaokulu 424

* Özel 3 Mart Ulviye & Ziya Gökalp Anadolu Lisesi - Özel 3 Mart Halil Güleç Fen Lisesi 327

* Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Öğrenci Yurdu 53

* Görükle Yükseköğrenim Öğrenci Yurdu 228 olmak üzere ÇEK Kurumlarının toplam öğrenci sayısı 1725.

16. ÇEK ÖDÜLLERİ 

Prof. Dr. Müfit Parlak'ın konuşmasının ardından ödül törenine geçildi.

"Eğitim"de Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın ödülünü Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, yine "Eğitim"de Doç. Dr. Canan Dağdeviren'in ödülünü anne babası Mine-Cavit Dağdeviren'e ÇEK eski Başkanı Buğra Küçükkayalar, "Hizmet"te Prof. Dr. Ziya Gökalp Özer ve eşi Prof. Dr. Ulviye Özer'in ödülünü ÇEK eski Başkanı Mümin Ceyhan, "Teşvik"te Müjdehan Örs Filiz'in ödülünü ÇEK eski Başkanı Nejat Vardar, yine "Teşvik"te Mersin Liselileri Derneği Başkanı Ülker Arıkan'ın ödülünü ÇEK Başkan yardımcıları Prof. Dr. Füsun Kuter ve Zafer Tolunay ile birlikte Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdurrahim Korukçu takdim ettiler. 

Doç. Dr. Canan Dağdeviren’in anne ve babası, Prof. Dr. Ziya Gökalp Özer, Prof. Dr. Kayıhan Pala, Müjdehan Örs Filiz, Ülker Arıkan

Prof. Dr. Kayıhan Pala, Müjdehan Örs Filiz ve Ülker Arıkan yaptıkları konuşmalarda ödüle layık görülmelerinden dolayı duydukları gururu dile getirdiler. Doç. Dr. Canan Dağdeviren geceye video konferans ile katıldı ve ÇEK Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Prof. Dr. Ziya Gökalp Özer rahatsızlığından dolayı geceye katılamayan eşi Prof. Dr. Ulviye Özer'in bu geceye özel yazdığı mektubu okudu. 

ÇEK 25. Yıl Belgeseli

Ödül töreninin ardından çay-kahve molası ve sonrasında da Yönetmenliğini Nebil Özgentürk'ün yaptığı "ÇEK 25. Yıl Belgeseli" izlendi. Beyaz perdede kuruluştan bu yana yaşananlar, yapılan çalışmalar, o  günlerden (birçoğuna benim de şahitlik ettiğim) pek çok görüntü aktı geçti. 

Perdeden de yansıdığı gibi, bir gönüllülük, bir aşk, bir sevda, bir ideal öyküsüydü bu. Özgentürk de bu sevdayı anlamış ve özgün diliyle anlatmıştı. 

Film sona erip ışıklar yanınca Nebil Özgentürk geldi sahneye. 

Yaklaşık yirmi dakika süren konuşmada okumamış ama çok okumuş babasının yaşamından, babasının eğitime verdiği önemden, çocuklarını okutmak için verdiği emeklerden, çocukluk günlerinden bahsetti. Belgeselde değindiği gibi, Köy Enstitüleri'nin önemine bir kez daha değindi. Bir Yudum İnsan Belgeseli'nden biraz buruk, biraz eğlenceli anılar paylaştı. 

Bir gecenin ardından

Bu yazıda sizlere tören gecesini ve ÇEK'i anlattım uzun uzun. İstedim ki daha önce duymadıysanız duyun, tanıyın, anlayın ve eğer ki aydınlık bir gelecek istiyorsanız elinizi taşın altına koyun, siz de ÇEK'li olun. Örgütlü çalışma olmadan sadece düşünmekle ya da dilemekle olmuyor hiçbir şey. 

Hareket lazım, devinim lazım, silkelenmek lazım, az ya da çok bir katkı koymak lazım.

Atatürk'ün açtığı yolda ilerlemek için o aklı anlamak lazım. 

"Gelecek beklenmez, inşa edilir"

Bu sözü kim söyledi bilmiyorum ama ÇEK için son derece uygun bir söz.

Kâr amacı gütmeden, hizmet odaklı, gelecek odaklı bir kooperatif kurarak Çağdaş Eğitim Kooperatifi'ni ortaya çıkartan ve bugünlere taşıyan Cumhuriyet çocukları onlar. Yılların yorgunluğu bedenlerinde olsa dahi Ata'mızın açtığı yolda, gösterdiği hedefte son nefeslerine kadar çalışmaya yemin etmişler. Bana ne dememişler, benim tuzum kuru dememişler. Bilgilerini ve birikimlerini paylaşmaktan imtina etmemişler. Yanlarına genç nefesleri yaren etmişler, bu yolda daima yenilenerek güçlenmişler.

Verdikleri ödüller ile topluma örnek olmuş kişilere dikkat çekmişler ve çekmeye devam ediyorlar.

Onların sayesinde karanlığın gittikçe kesifleştiği yıllarda ışığı sönmeyen, umutları yeşerten, pırıl pırıl nesiller yetiştiren örnek bir kurum bugün ÇEK. 

O ışık hiç sönmesin diyorsanız, Müjdehan Örs Filiz'in "Giyilebilir 7/24 Eğitim" projesindeki gibi hiç durmadan, hiç duraklamadan, hiç duraksatmadan, 7/24 desteklemeliyiz bu ateşi. 

Gün durma günü değil, gün koşma günü. Bak ÇEK hiç durmuyor, hep koşuyor!

Sen de koş...