Aramızdan ayrılışının üçüncü yılında Erdinç Çelikkol Hâtırasına düzenlenen gecede onu besteleri ve mûsikî mirasıyla andık. Erdinç Çelikkol Kültür ve Sanat Derneği Türk Müziği Korolarının hepsi bir arada çıktı sahneye o gece. Koro şefi Tuğberk Çelikkol, gecenin sunucuları Serda Doğru&Tümer Doğru idi.
Erdinç Çelikkol Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Selma Gülener'in açılış, Tuğberk Çelikkol'un "hoş geldiniz" konuşmasının ardından konser Tümer Doğru'nun Erdinç Çelikkol'un hayatını anlattığı pasajlarla, Serda Doğru'nun şarkı sunumları, koroların birlikte seslendirdiği şarkılar ve koristlerden Büşra Atila, Orhan Oskan, Ülkü Tetik, Yakup Aslan ve Tuğçe Alp'in soloları ile birinci bölümü tamamladı.
Konserin ikinci bölümünde gecenin konuk solistleri olan Burcu Göktürk ve Nusret Yılmaz sahnedeydi. Kendilerine çelloda Devlet Korosu Viyolonsel Sanatçısı Tuğberk Çelikkol, kanunda Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu sazendesi Savaş Özkök eşlik etti. Konserin tüm müzikleri birbirinden değerli müzisyenler olan, udda Bülent Anıtsoy • Füruzan Balcı • Canan Evci, kemençede Fatih Kurtulmuş, tamburda Zafer Kömürcü, klarnette Levent Yolluk • Mehmet Günç, kemanda Ertan Beyhan • Hasan Dağ • Gökhan Kiviz, ritim sazda Arzu Kaya ve Batın Özkayoğlu'na emanetti.
Kısaca Erdinç Çelikkol
Uzun uzun anlatmaya sayfalar yetmez, o yüzden kısaca anlatalım. Erdinç Çelikkol’un öyküsü, pek çok Bursalının hikâyesi gibi Konya Karaman’da başlıyor, oradan Rumeli’ye uzanıyor. Rumeli’de Mitrovica kasabasına yerleşen büyük dede Yeniçeri Mahmut’un üç oğlu oluyor. Rahova, Bahattin ve Jaja. Erdinç Çelikkol Jaja’nın soyundan gelen ve Rumeli’den Bursa’ya göçen Terzi Rahmi ile Ayşe Hanım’ın evladı olarak 23 Mart 1938 günü dünyaya gözlerini açıyor. İlkokulu Hoca İlyas Okulu’nda okuyor. Orta okulu terk etmek zorunda kalıyor. Amcası Rafet Çelikkol, Erdinç’i 1951 yılında, henüz 13 yaşındayken Bursa Musiki Cemiyeti’ne kaydettiriyor. Çelikkol’un yeteneği kısa sürede anlaşılıyor ve çok geçmeden Çelikkol solist olarak sahnelerdeki yerini alıyor. 1955 ve 1958 yılları arasında İzzet Gerçeker’in yardımcısı olarak çalışıyor. 1958 yılında Neriman Ener ile evleniyor. Bu arada askere gidip geliyor. 1960 yılında tüm aile İstanbul’a göç ediyor ve oraya yerleşiyor.
Erdinç Çelikkol, hocası Emin Ongan ile birlikte Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde meşk etmeye başlıyor. Çelikkol hem cemiyette öğretmenlik yapıyor hem de gazino çalışmalarına başlıyor. Gündüzleri de babasıyla birlikte ticaret hayatını devam ettiriyor. 1962 yılında Bursa’ya temelli olarak dönüyor. Bursa’ya dönen Çelikkol’u Münir Nurettin Selçuk arıyor ve “TRT İstanbul Radyosu’na ses sanatçısı olarak gelmeni istiyorum.” diyor. Çelikkol Bursa’da kalmak istediğini söylüyor. Erdinç Bey Bursa’da bir havlucu dükkânı açıyor. Dükkânın ziyaretçileri Alaaddin Yavaşça, Sadri Alışık gibi pek çok bilinen isim oluyor. O küçük havlucu dükkânında musiki sohbetleri yapılıyor. 1963–1985 yılları arasında (sadece 1 yıl ara vererek) 21 yıl aralıksız Bursa Musiki Cemiyeti çalışmalarına devam ediyor. Recep Birgit, Cahit Peksayar, Burhan Dikencik, Musa Kumral ve Yıldırım Gürses ile birlikte son derece özverili çalışmalar yapıyorlar. Çelikkol, Mustafa Kavurmacı ile birlikte düğünlerin ve mevlitlerin aranılan ismi oluyor. Havlu dükkânı bir süre sonra Bursa’nın ilk stüdyo kaset-plak dükkânına dönüşüyor. Dükkânın yıkıldığı 1983 tarihine kadar burada esnaflığa devam ediyor. 1983 yılında, dönemin Bursa Belediye Başkanı Ekrem Barışık’ın isteği ile konservatuarın başına koro şefi olarak getiriliyor. 1983–2000 yılı Ağustos ayına dek, Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı’nda Şef, Genel Sanat Yönetmenliği ve Müdürlük görevlerini bir arada yürütüyor. Daha sonra Kültür Bakanlığı Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Şefliğine atanıyor. Şeflik ve müdürlük görevlerini 14 Aralık 1999 tarihinden 23 Mart 2003 yılında, yaş haddinden emekli olana dek ifa etmeye devam ediyor.
Beste çalışmalarına 1960 yılında başlayan ve çok sayıda eseri TRT repertuvarına alınan Udî ve Kemanî Erdinç Çelikkol, sözleri Mustafa Töngemen’e ait, Nihâvend makamındaki “Gel gönlümü Yerden Yere Vurma Güzel Ne Olursun” adlı eseriyle, 1991 yılında Milliyet Gazetesi okurlarınca “Yılın Bestekârı” unvanına layık görülüyor.
25 Yıl Önce, 25 Yıl Sonra
TRT İzmir Radyosu Ses Sanatçısı Burcu Göktürk Nusret Yılmaz ile birlikte kâh anılardan dem vurup kâh şarkılar söylerken bir sürprizle karşılaştı. Sözleri Sedat Ergintuğ'a, bestesi Erdinç Çelikkol'a ait Karamsar Olma Gönül İnan Ki Güleceksin şarkısını söylemeye hazırlanırken bir anda 25 yıl geriye gitti. On iki yaşlarında iken Orhangazi Halk Eğitim Merkezi'nde, Erdinç Çelikkol'un yönettiği bir konserde bu şarkı ile soloya çıktığı görüntüler geldi barkovizyona. 25 yıl önceki bu kaydı Tuğberk arşivden bulup çıkartmıştı.
Burcu Göktürk henüz 9 yaşında iken Orhangazi Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 1998 yılında kurulan ve şefliğini Erdinç Çelikkol'un yaptığı Türk Sanat Müziği Korosu çalışmalarına katılmış, koronun 2007 yılına dek düzenlenen tüm konserlerinde solist ve korist olarak yer almıştı. Eğitimini Bursa Kültür Bakanlığı Klasik Türk Müziği Korosu kapsamındaki Gençlik Korosu ve İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı ile sürdüren Burcu Göktürk o günkü heyecanını bizlerle paylaşarak adeta o günlere gitti. Sonra da aynı eseri bir kez de bizler için seslendirdi.
İTÜ'lüler
TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı Nusret Yılmaz'ın 1977 yılında Samsun'da başlayan hayatı, 1989 yılında, Samsun Belediye Konservatuarı Türk Sanat Müziği Bölümünde müzik ile buluşmuş, 1995 yılında, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümüne girmesiyle devam etmişti.
Konserin birinci bölümünde Erdinç Çelikkol'un hayatından kesitler sunan Tümer Doğru da İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarından mezundu. Ancak o Türk Dili ve Edebiyatına meyletmiş, 2008 yılında RTÜK'ün "Doğru ve Güzel Türkçe Kullanımı" ödülünü almıştı.
Bu dört arkadaş, Tuğberk Çelikkol, Nusret Yılmaz, Burcu Göktürk ve Tümer Doğru İTÜ'lüydü. Ayrıca Tümer Doğru'nun babası Eski Köy Hizmetleri Bölge Müdürü Muhittin Doğru, Erdinç Çelikkol'un dostu, arkadaşıydı.
Doğru ve Çelikkol isimleri evlatlarla devam ediyordu.
Babalar ve Oğullar
Gidişinin ardından mirasına sahip çıkıp değerine değer katarak yaşatan bir evlada sahip olmak ayrı, böyle bir evlat olmak ayrı bir kıymet. Ne mutlu ki Tuğberk Çelikkol babasını hem baba hem öğretmen hem de meslektaş olarak besteleri ve mûsikî mirasıyla yaşatmaya devam ediyor. Bu çabada Bursalılar, öğrencileri, hayatına iz bıraktıkları ve müzisyen arkadaşları Tuğberk'i hiç yalnız bırakmıyor. Bursa bir değerine sahip çıkıyor.
Yolu Çelikkol'dan Geçenler
Bu anlamlı gecenin sonunda her zamanki gibi “Gel gönlümü Yerden Yere Vurma Güzel Ne Olursun” eseri okundu.
Son şarkıda gecenin ve koroların şefi Tuğberk Çelikkol, gecenin sunucuları Serda&Tümer Doğru, gecenin konuk solistleri Burcu Göktürk ve Nusret Yılmaz, Erdinç Çelikkol Kültür ve Sanat Derneği Korosu, Bursa Grubu, Orhangazi Grubu, Nilüfer Grubu, ritim ve nazariyat grubu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Orkun Gazioğlu, Yıldırım Belediye Başkan Vekili Mert Tiryaki, Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Devlet Korosu Şefi Hakan Özlev, Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, kısacası büyük küçük, yolu Çelikkol'dan geçen herkes sahnedeydi.
Uzun İnce Bir Yol
Doğanıyla öleniyle, geleniyle gideniyle bir devrandır bu dünya. Bir başlangıç bir de bitiştir nihayetinde. İki nokta arasında yaşar insan. Kimi uzun kimi kısa, kimi iyi kimi kötü, kimi sıra dışı kimi sıradan. Her insan kendince bir iz bırakır ardında.
Kimilerinin hayatı kısa bir film, kimilerinin sonsuz bir şarkıdır. Son kişi isimlerini zikredene dek yaşar onlar. Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâdır arkalarında bıraktıkları.
Ve o sadâ nefes nefes, nesil nesil yaşar yıllarca.
Onu Gördüm
O kalabalık arasında bir ara Erdinç Çelikkol'u gördüm sanki. Her zamanki gibi ön sırada oturuyordu. Adı okununca merdivenlerden kelebek gibi çıktı, mikrofonu eline aldı ve hem koroyu hem izleyiciyi yönetmeye başladı. "Git Diyemeeeemmm!" dedi ve sustu, bekledi, sonra devam etti: "Kal Diyemeeeemmmm!", yine bekledi, "Sen Goncasıııın, Gül Diyemem". Bir kere daha tekrarladı.
Sonra sazlar ve sesler hep birlikte okudu:
"Çok Severim, Söyleyemem, Sorma Güzel Ne olursun".
Lay lay lay lay, lay lay lay lay, lay lay lay lay layyy,
Lay la la laaay, lay la la laaay, lay la la laaay, lay la la lay.
Musikiyi bir ses sanatı olmanın ötesinde, bir edep ve gönül terbiyesi olarak gören, bilgi ve zarafetiyle nice öğrenci yetiştiren Erdinç Çelikkol, bâki kalan bu kubbede çınlamaya devam eden bir hoş sadâ.
Ruhu şâd olsun...