SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Paranız yoksa organlarınızı bile bağışlamanız zor

Yazının Giriş Tarihi: 28.03.2012 02:12

Hemen başından söyleyeyim bu yazı organ bağışlarına karşı yazılmış bir yazı değildir. Yazının yazarı da organlarını bağışlamış bir yurttaştır.

Bu yazı, ülkemizde sağlık hizmetlerinin ne hale getirildiğine dair bir tür feryattır.

Hepimize yalan söylediler.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı "50 Soruda Sosyal Güvenlik Reformu" başlıklı broşüründe ne denilmişti;

"GSS ile birlikte sağlık hizmetlerinin paralı olacağı doğru değil... Sigortalılar, sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucularından hiçbir bedel ödemeksizin faydalanabilecektir."

Hepimize yalan söylediler.

Resmi Gazete'nin 17 Mart 2012 tarihli sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile özel hastanelerde sigortalı hastalardan alınan "ilave ücretler"in üst sınırına yüzde 28.5 zam yapıldı; yani bırakınız ücretsiz olmayı katkı payları yüzde 70'ten yüzde 90'a çıkarıldı.

Bu ne demek?

Özel hastanelerden sağlık hizmeti alan sigortalı vatandaşlar bundan sonra daha fazla para ödeyecek.

Hepimize yalan söylediler.

AKP Hükümeti, (GSS) topluma kabul ettirebilmek için ne söz vermişti?

GSS kapsamındaki yurttaşların ister kamu, ister özel hastaneye gitsin hiçbir ücret ödemeden hizmet alacağını söylemişti.

Türkiye'de sağlık hizmetleri (her geçen gün daha fazla) paralı hale getiriliyor.

Böyle devam ederse sigortalı vatandaşlar sağlık hizmeti alabilmek için daha fazla para ödeyecekler; ödeme gücü olmayanlar hizmet alamayacaklar.

Bırakınız hasta olduğunuzda para ödemeyi. Öldükten sonra da ödemeye devam edeceğiz galiba.

Abarttı olsun,ajitasyon olsun diye söylemiyorum.

Haberi okudukça, araştırtıkça tüylerim ürperdi.

"Yuh olsun. Bu kadar da olmaz. Bu ne yaaa" dedim.

ORGANLARINI BAĞIŞLAMAKTA PARAN VARSA MÜMKÜN!

Mesele şu, aynen böyle yaşanmış;

Bursa'da bir trafik kazası olur ve meydana gelen kazada 22 yaşındaki Alper Kayık'ın kullandığı otomobil, bir başka aracın arkadan çarpması sonucu yol üzerindeki köprü korkuluklarına çarparak hurdaya döner. Araç içerisinde sıkışan Alper Kayık, ağır yaralı olarak Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'ne kaldırılır.

Kazada olay yerinde annesinin emekli maaşının bulunduğu 970 lira olan cüzdanı da çalınan Kayık, Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde 3 gün yoğun bakımda kalır. Alper Kayık'ın beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine babası ve annesi, oğlunun organlarını bağışlama kararı alır. Kayık'ın böbrek, karaciğer ve kornealarını bağışlayan aile, çocuklarının organlarının başka vücutlarda yaşayacağı içinde mutlu olmuşlar.

Askerden döndükten sonra ailece organ bağışı ile ilgili bir programı izleyen Alper Kayık, ailesine 'Bir gün ölürsem organlarımı mutlaka bağışlayın' vasiyetinde bulunmuş. Sıhhi tesisatçılık yapan Alper Kayık, annesinin 970 liralık emekli maaşını çektikten sonra dönüşte hız tutkunu bir sürücünün otomobiline çarpması sonucu ağır yaralanmış.

Çocuklarının kaza haberiyle perişan olan, ölümleriyle yıkılan ve kazada emekli maaşları çalınan aile, çocuklarının cenazesini ancak akraba ve dostlarından topladıkları para ile kaldırabilmişler.

Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi, Alper Kayık'ın organlarının alınması için organ nakli ekibi çağırmış. Gelen ekip, sabah saatlerinde ameliyatla Kayık'ın böbrek, karaciğer ve gözlerini almış. Karaciğeri, Ankara'da Hacetepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, böbrekleri Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne, korneaları ise Uludağ Üniversitesi'nde ve İstanbul'da hazır bekletilen hastalara nakledilmiş. Karaciğer İzmir'deki bir hastaya, böbrek Kayseri'deki bir hastaya verilmiş.

Alper Kayık'ı İnegöl'de defneden aile, çocuklarının yasını tutarken Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nden gelen fatura ile bir kez daha sarsılmış. Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi, organ nakli için hastaneye çağırılan organ nakli ekibine ödenmek üzere 12 bin 500 lira fatura keserek Kayık ailesinin bu parayı ödemesi gerektiğini, aksi takdirde evlerine icra geleceğini bildirmiş.

Aile, Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nden gelen faturayı alarak Bursa Adliyesi'nde çalışan bir yakınlarına durumu bildirmiş.

Faturayı alan yakınları, Bursa Valiliği'ne giderek, ailenin bu parayı ödeyecek gücü olmadığını, konu ile ilgili yardım istediklerini bildirmiş. Vali Şahabettin Harput'un da devreye girmesiyle aileye fakir ilmihali çıkarılarak borcun 11 bin lirası silinirken, bin 500 lirasının ödenmesi istenmiş.

Aile bağışladıkları organları tekrar almak için hukuki yola başvurmuş.

Dramatik bir açıklamaları var;

"Bizler maddi olarak bir beklenti içinde olmadık ama kesilen fatura çok ağır oldu. Biz bağışladığımız organları geri almak için dava açıyoruz. O gün organları kendilerine vermemiz için yalvaranlar bugün bir teşekkürü bile çok gördüler, birde organları bağışladığımız için ortada bir fatura duruyor."

Hepimize yalan söylediler.

İlave ücretler ve sağlıkta "paralı sağlık hizmetleri" gündeme geldiği günlerde Sağlık Bakanı Recep Akdağ da basına ne demiti;

"Benim görüşüme göre otelcilik hizmetleri ... dışında vatandaşın Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ödediği rakamlar üzerine ciddi rakamlar ödememesi lazım. ... Yüzde 10-20'lik veya buna benzer bir takım katkı payları olabilir. Varsayalım SGK bir özel hastaneye verdiği hizmet için bin lira ödedi. ... Özel hastane de sizden bin lira ilave fazla para istedi. Böyle bir yaklaşımın vatandaş açısından da bizim açımızdan da kabul edilemeyeceği açıktır."

Verilen sözler ve yapılanlar ortadadır.

Hepimize yalan söylediler.

Birde AKP'nin en güçlü yönü sağlık hizmetlerinde yaptığı değişikliklermiş öyle mi?

En çok oyu burdan alıyormuş öyle mi?

İşte "sağlıkta yapılan devrimin" geldiği nokta.

Hepimize yalan söylediler.

Haber kaynak: bursadabugun.com