SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kürtler'den özür dilerim

Yazının Giriş Tarihi: 24.01.2013 08:01

AKP'li Kürtler'den de, BDP'li Kürtler'den de, eğer varsa ve kendilerini öyle hissediyorlarsa CHP'li, MHP'li kısacası kendini "Kürt" olarak tanımlayan tüm Kürtler'den özür dilerim.

Ülke olarak özel bir dönemden geçiyoruz. Tüm zorluklarını hissediyoruz. Ama başarmak zorundayız. Otuz yılı aşkın bir süredir devam eden çatışmalar artık bitebilir. Böyle bir umudumuz var. Toplum olarak canımız çok yandı. Geride gözü yaşlı onbinlerce ana-baba, kardeş, akraba bıraktık. Hepimiz yorulduk. Hepimiz üzüldük. Zaman zaman kahrolduk. Ama artık "bitsin" istiyoruz.

Yeni başlayan "barış süreci" çok zor, hissediyoruz. Bu nedenle "zamanın ruhuna uygun bir hassasiyet" içinde olmamız gerekli. Bunu da hissediyoruz. Siyasal aktörlerin kuracakları cümleler, seçtikleri kelimeler çok daha fazla özen gerektiriyor, bunu da hissediyoruz.
Çözümsüzlüğe oynayanlar var. Bunları da görüyoruz. İşte Paris cinayetleri.

Bu tür ortamlarda intikam duygularını tahrik etmek, yarayı derinleştirmek, düşmanlıkları hep diri tutmak kolay. Zor olan ise acıları dindirmeye uğraşmak ve unutulması için çaba harcamaktır. Barışı savunmaktır. Zordur yani. Bu zoru başarmalıyız.

Bu nedenle neresinden bakarsanız bakın Birgül Ayman Güler'in ırkçı cümlelerinin bu ortamda yeri yok. Kabul etmemeliyiz. Kabul etmiyorum.

Bu cümlelerin arkasında duran kim varsa onları da kabul etmemeliyiz, kabul etmiyorum.

CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler'in TBMM'de kullandığı ırkçı ifadeler bu ülkenin gerçeği falan değildir. İster bir bilim insanı isterse kahvedeki, sokaktaki bir insan bu cümleleri kurmuş olsunn, anlamı tektir. Irkçılıktır.

Güler, "Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz" ifadelerini kullandığı konuşmasını "Bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız" sözleriyle bitirmiş. Güler'in konuşması MHP sıralarından da coşkulu alkışlarla karşılanmış.

Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş yani.

Yetmemiş, Güler bir açıklama daha yaparak ırkçılığını "bilimsel" temellere oturtmaya çalışmış.

Üstelik, BDP'yi AKP ile işbirliği yapmakla suçlayan Güler, üç gün önce Tayyip Erdoğan'ın söylediği "Kürt sorunu yoktur" cümlesini aynen kullanarak, Başbakan'ın tartışma yaratan tezlerine destek vermiş.

Ne diyeyim. Allah akıl fikir versin desem ayıp olur. Koskoca bilim insanı, okumuş profesör olmuş. Herhangi bir cümle hafif kalır.

Irkçılığa bilimsel izah yapmaktan da geri kalmamış.

Tartışma yaratan sözleri konusunda Hürriyet'in sorularını yanıtlayan Birgül Ayman Güler, sözlerinin arkasında durduğunu söylemiş. Kendisinin bilimsel anlamda kullandığı "ulus" ve "milliyet" sözcüklerinin çarpıtıldığını savunmuş. İnsan topluluklarının evriminin tarihsel açıdan üç aşamada ele alındığını, bunların "klan-kabile ya da soy-boy", "milliyet" ve "ulus" olduğunu anlatmış.

Güler, "Türk ulusu ifadem, tüm uluslaşmamış milliyet ve etnik toplulukları kapsıyor. Ulus bu anlamda, insan topluluklarının tarihsel evriminin en ileri biçimini anlatıyor. İnsanlar arasında soya dayalı değil, birey temelinde yeni bir beraberliği ifade ediyor" demiş .Güler bu açıklamasıyla "uluslaşamamış" Kürtlerin evrimin geri bir aşamasında olduğunu savunmuş yani.

Ama ne acıdır ki bir bilim insanı olarak Kürtler'in uluslaşmasının neden ve nasıl engellendiğine değinmeyi tercih etmemiş. Böylece bilimsel açıklamasıyla Kürtler'in ancak Türk Ulusu'nun içinde dahil olarak "evrimin ileri biçimine" geçeceğini savunmuş. Neresinden baksan Güler'in özrü kabahatinden beter olmuş yani.

İster üniversitede hoca olarak isterse kahvede söylenmiş olsun, "Kürtler'le Türkler eşit olamaz" demek Kürtler'e hakaret sayılmaz mı? Bilimsel açıklama diye kurulan onlarca cümleyi elediğinde maalesef üste bu cümle kalıyor. "Kürtler'le Türkler eşit olamaz"

Bu cümleyi Araplar'a, Çerkesler'e, Ermeniler'e, Lazlar'a yani kime kurarsan kur hakaret olur.
Bırakalım her şeyi bir kenara. Ben herhangi bir insanla kendimi eşit görmediğim, yukardan baktığım her tabloyu en hafifinden "ayıp" ve ırkçı bir durum diye hissederim. Özür dilerim.
Şimdi denebilir ki; "sen kimsin, ne diye özür diliyorsun ki?"

Doğrudur. Ben kimim ki. Özür dilemem ne işe yarar ki.

Ama bu ülkede " BİR ARADA, EŞİT ve ÖZGÜR" yaşama umudumuzu zedeleyecek herhangi bir cümle, kimi incitiyorsa, kimlerde alınganlık yaratıyorsa, kimi üzüyorsa bize de dert olur. 

Yoksa ben de farkındayım. Sadece sıradan üyesi olduğum bir partinin kocaman milletvekilinin ırkçı cümleleri benim özürüm ile hafiflemez. Ama olsun. Yine de özür dilerim.