SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Her şey piyasa için, her şey kâr için!

Yazının Giriş Tarihi: 14.05.2014 01:44

Mesleki çalışmalarım iş kazaları ve meslek hastalıkları üzerinden yürüyor. Hem akademik dünyadan hem de işçi sağlığı pratiğimden öğrendiğim bir tek şey var; Aslında her iş kazası bir iş cinayetidir.

İnanın bu cümleyi bir ajitasyon olsun diye kurmuyorum.

Yaşadığım, tanık olduğum, incelediğim, bilirkişilik yaptığım iş kazalarının bana hayatın içinden öğrettiği yegane gerçek bu.

Bakmayın siz resmi açıklamalara. Bu kazalar kader değil. Önlenebilir ve yaşanmayabilir. Yazgı ise hiç değil. Bize kabul ettirmek için böyle konuşuyorlar.

Çok duyduk bu değerlendirmeleri. İş cinayetleri karşısında AKP iktidarının bulduğu piyasacı çözümün önemli bir parçası olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından artan iş cinayetleri maalesef sürüyor.

Enkazı kaldırıyoruz altından ne çıkıyor. Görüyoruz ki; her geçen gün artan iş cinayetlerinin esas nedeni ucuz emeğe, güvencesizliğe ve örgütsüzlüğe dayalı taşeron sistemi.

Her kaza sonrası yine yüzleşiyoruz. Sorun sadece teknik değil. Sorun AKP'nin iş sağlığı ve iş güvenliği yaklaşımında.

Hatırlıyoruz. Tüm itirazlarımıza rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptığı bir düzenleme ile işyeri hekimliği ve iş güvenliği hizmetlerini piyasaya açtı. İş güvenliği ve işyeri hekimliği hizmetleri de piyasaya yeni bir pazar oldu.

Çıkarılan yönetmelikler yılda yaşanan 80 bin civarı iş kazasını, binleri aşan ölümlü iş kazasını önlemeyi hiç düşünmedi. İş kazalarına ve meslek hastalıklarına kader gözüyle bakılmaya devam edildi. Her şey piyasa için, her şey kâr için düzenlendi.

Şimdi bu kâr hırsının altından çalışanlarımızın cesetleri çıkıyor.

Önlemleri TOMA'ya değil, 'Soma'ya harcasanız; can yakmayı değil, can kurtarmayı düşünseniz...