SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yeni yıl kumaşları

Yazının Giriş Tarihi: 21.12.2019 22:19

Hayallerle aynı kumaştan biçilmişiz, sonu uykuyla biten. Her yeni bir yıl geldiğinde yeni bir hayalle uykumuzu kaçırmaya çalışıyoruz. Oysa Albert Camus "Umut, yolun dönemecinde, hızla koşarken birden yetişen bir kurşunla yere serilivermektir." diyor yeni yıla yakışan hayallerimize inat.

Yine de biz nedense hep hüznü inkâr ederek yaşamayı seçiyoruz. Hayatın mayası hüzünken bunu başarmaya çabalamak ne çocukça bir safiyanelik!

Kimilerimiz hep pozitif enerji yollama modasına uyarak evrenden beklentilerini sürdürürken, kimilerimiz de gözlerini acıtacak kadar gerçeğe bakarak var olmayı seçiyor. Yeni zamanlar yeni hayaller getirirken doğanın dengesi malum kendi zıddını da yanında taşıyor.

Zaman bohçasını açıyor kucağımıza usulca ve biz o an fark etmiyoruz olacakları. Belki seziyoruz içten içe olacakları. Ama bazen kelimeler susmaya daha çok yaraşıyor. Ve biz bekliyoruz. Belki de elimizden gelen yapabileceğimiz daha sahici bir eylem gelmiyordur. Ya da eylemsizlik.

Zamanın içinden geçiyorken hesap kitap işlerine giriyoruz. Kalana, gidene, geçmişe bakarken son bakiye elimizde kalakalıyoruz. Ne istiyoruz? En zor soru bu. Huzurlu bir uyku mu yoksa dingin bir yaşam mı? Herkesin gözleri başka bakıyor hayata. Cevapları zor bir kaleydoskopun değişkenliğinde oyalıyor bizi zaman içimizden geçip giderken.

Hayal kumaşından yeni biçimler kesiyoruz yeni yılın biraz daha yorgun, yıpranmış, bazı yerleri deforme olmuş bedenine uygun. Külkedisinin camdan ayakkabısı elimizde, olmayan ayaklar bulmaya çalışıyoruz.

Planlarla, kaygılarla, geleceğin bohçasını merak ederek beklemekle oyalanıyorken bir aldatmaca oynuyoruz kendimizle kendimiz arasında. Sanki daha iyi bir hayat sözü verilmişçesine mutluymuş, her şey yolundaymış, şükürler olsunmuşlarla ve güzel düşünelim güzel olsunlarla yaş alıyoruz.

Ben kendimi şairlerle yazarlarla aldatmayı seçtim. İnsanların aldatıcılığından daha estetik bulduğumdandır belki de. Her şey de olduğu gibi acının, ayrılığın ve hatta ölümün bile şık ve sade olanını sevdim her zaman.

Tıpkı Ahmet Erhan şiiri gibi.

Paltomun bir cebine ölümü, bir cebine hayatı koydum/Bir cebine sevinci, bir cebine acıyı/Bana gelişini senin, sonra benden kaçışını/Paltomun bir cebine kahramanlığı, bir cebine korkaklığı koydum/Bir yanına dostlarımı, bir yanına düşmanlarımı.../Ne kadar çok şey var bu dünyada/Nefret edilecek ve sevilecek olan./Paltomun bir cebine aklımı, bir cebine yüreğimi koydum./Ancak böyle yürüyebildim.

Ben kendi hayalimden bu paltoyu biçtim. Bir cebime yazıyı, diğer cebime sevgiyi koydum. Hepsi hayaldi.

Mutlu hayaller...