SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

"Ve Günler Ölmeye Başladı"

Yazının Giriş Tarihi: 14.04.2015 01:57

"Ve günler yürümeye başladı. Ve onlar, yani günleri bizi yaptı. Ve bu şekilde doğduk biz, yani günlerin çocukları, sorgulayıcılar, yaşamı arayanlar." (Mayalara göre, Yaradılış) "Ve Günler Yürümeye Başladı" adlı kitabından.

İçimde bir garip kırgınlık..Eduardo Galeano hayatımın en değerli kelimelerimi okumama neden olan yazarım yok artık. Zamanın ağızları suskun. Her kitapçıya gittiğimde ondan yeni bir haber var mı diye rafları didikleyen ben. Arkadaşımı arar, onunla sözleşmişim de o hep gecikirmiş gibi; kitapçılarda karşılaşmayı umar; yazacaklarını, anlatacaklarını, benim dünyama katacaklarını bekler dururum onu okuduğumdan bu yana.

Yanı başımdadır hep ve döner döner okurum onsuz kalmamak için. Uruguay nere Gemlik nere? Montevideo'daki gidip oturduğu cafenin cam kenarındaki masa nere, Belgin'in küçücük yüreğindeki kocaman deniz manzaralı yeri nere?

Yazmak, iyi yazmak böyle bir şey işte. Bir kalem oynatıp, dünyanın bir köşesindeki tanımadığın insanın, hayatını, ruhunu yerinden oynatmak. Gözlerine dokunabilmek.

Latin Amerika'nın kesik damarlarından akan kanla yazdığı o ezilmiş, yok olmuş, tarihin içinde hiç var olmamışçasına yitip gitmişlerin, peşini bırakmayan darbecilerin, yoksulluğun, göçün, acımasız iktidarların, yaşlı ağızlardan çıkanların anlattığı masalların sahibi yok artık.

Karıncalardan, Helena'nın rüyalarından,futboldan, haktan, eşitlikten, dünyanın acısı ve sefaletinden yarattığı, "En sevdiğim yazarken kendime hediye!" diyerek binbir heyecan ve hevesle almaya can attığım kitaplarının devamı yok artık.

Yoğun, kısa, mini öykülerinde yapbozlardan oluşturduğu kocaman resimleri okuyoruz öykücüklerinde. Çünkü insanın yaşadığı onca harap kalpler ancak o göz açıp kapayarak anlayamadan tükettiğimiz hayatçıklarımızı yazdı 74 yıllık ömründe.

Dünyanın vicdanını taşıdı öykülerinin içinde. Söylediği gibi "Üzüm şaraptan yapılmışsa, belki bizler de kim olduğumuzu söyleyen sözcüklerizdir."

İçimde çok garip, içten, samimi bir yalnızlık hissi. Acı değil belki ama yalnızlık daha baskın. Bir yazar sevmek böyle bir şey demek. Ayrılırken içinde kelimelerin bıraktığı kocaman oyuklara, boşluklara verilen adın diğer adı.

"Kucaklaşmanın Kitabı" adlı kitabının "Ölüm" öyküsüne ithafen...

"İspanyol şair Blas de Otero'nun son şiir resitallerine gidenlerin sayısı onu bulmazdı. Ama Otero öldüğünde , Madrid'deki bir boğa güreşi arenasında yapılan anma ve saygı toplantısına binlerce kişi katıldı. Şairin haberi bile olmadı."

Hayat! Zamanın içinde yürüyen bizlere tek eşlik eden şey kelimeler ve yalnızlık. Kimse bir yere gitmiyor, yok olmuyor aslında. Konuşuldukça var olan kelimelere dönüşüyor sadece. Kelimeler ölmez ki. Çünkü onunla vedalaşmadığımı bilsin istiyorum sadece.

"Recordar. Anımsamak; Latincesi: re- cordis, yani kalbi delip geçmek."

Ha bir de, Onu hep "Anımsayacağımı" bilsin istiyorum sadece.