SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ölümün sevdiği ülke: Türkiye

Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2016 07:16

Edip Cansever geliyor aklıma, "Kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da/Herkes biraz var o kadar" dizeleri.

Ölemeyenler ise mahcup bu ülkede. Her gün başka biçimde ölüyoruz. Baş yastıkta, torun torba sahibi olmuş, çok güngörmüş de artık kendi ana yurduna gitme vakti gelmişlerden olamıyoruz.

Minibüslerde, sokaklarda, caddelerde korku içindeyken ölüyoruz. Henüz kaderin tamamlayamadığı günlüğünün yarım kalmış sayfalarında kayboluyoruz. Bir kenar süsü gibi vaktinden önce soluyor çocuklarımız bir sayfanın içinde.

Ölüm doğduğumuz an yaşamın gizli öznesiyken, artık elini kolunu sallayarak ve hoyratça aramızda. Gölge olmaktan çoktan çıkmış, başka suretlerle karşımızda.

Bir bomba, bir kurşun, bir nefret, bir ideoloji, gözü doymaz bir hırs adı her ne ise; bir çocuğun güzel ömründen, bir annenin umudundan, bir babanın gönencinden, bir ülkenin alnı temiz tarihinden daha önemli olabilir mi?

Kirliyiz. Mahcubuz. Ve çok üzgün. Hüzün ise ağır ağır yerleşti her gün içimize. Her gün zerk edilen zehir gibi dokularımızda artık keder.

Biz ne yapıyoruz? Neyi yapamıyoruz? Bu ülkede olmaktan, olamamaktan son derece suçlu ve çaresiziz. Çocuklarını koruyamayan, kana ve utanca bulanmış ülke olarak tarihte yerimizi aldık.

Özgün bir yaşam öyküsü olamıyor hiç kimsenin. Doğuyoruz ve yaşayamadan ölüyoruz. Hepsi bu. Ölemeyenlerin doğum günlerine başka gençlerin ölümleri çakışıyor. Mumları iki kere üflüyoruz. Bir kendimiz bir de, aynı gün ölüme giden için.

Oysa ki Behçet Necatigil'in dediği gibi "Gençlerden ölümleri gizlemek gerekirdi"...

"Kim devirdi bu kalın kütükleri
Nazlı sarı başaklar toprağına?
En verimli tohumları serpmeliydi
Ömrün en güçlü çağına.
Yok etmek gerekirdi yokluklar yoksulluklar
İçine düştükleri,
Belli bir yaştan sonra nasıl olsa artıyor
Hayatın güçlükleri.
Gençlerden ölümleri gizlemek gerekirdi
Ne diye zehir olsun şimdiden içtikleri!
Belli bir yaştan sonra nasıl olsa görür göz
Siyah servilikleri.
Yalnız aşk olmalıydı onların
Acı diye bildikleri,
Nasıl olsa yaşlanınca
Aşkın da hiçlikleri."