SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Aşikâr

Yazının Giriş Tarihi: 14.02.2019 05:01

Aşikâr; Arapça'dan gelen bir kelime ve zehirli bir sarmaşığa karşılık geliyor. Anlamı ve duygusu bu kadar birbirine denk çok az kelime vardır sanıyorum sözlüklerde.

Şimdilerde nedense sadece "kâr" kısmı kalmış geriye. Duyguların suyu çıkarılmış, hesap kitaplar yapılmış, kim ne kadar duygusal olarak kullanılabilir, çıkarlara uymazsa yaşanmışlıklar yok sayılarak yarı yolda bırakılabilir, arkaya bile bakılmadan, hiçbir vicdani yükümlülük hissedilmeden, değer, kıymet bilinmeden hoyratça harcanılır?  Böyle zamanların içinden geçiyoruz.

Gerçekten bu kadar zehirli midir, bulaşanı öldürür mü, kalan mı giden mi daha çok ölür yoksa hiç var olmadığı için mi aranır bu duygu? Oysa aşk ilişkidir. Kimi zaman güçlü kimi zaman güçsüz olduğunuz ortak hafıza yaratan bir duygudur. Kimi zaman o hafıza sizin zehrinize dönüşse de o hafıza dolmaya başlar. Recorder: Anımsamak; Latincesi: recordis, yani kalbi delip geçmek. Aşk bu kadar işte. Kalbi delen bir şey.

Alınan tek taşlar, güller, çiçekler, hediyeler panzehir midir? İki kişilik bir zehirlenmedir olsa olsa artık diyeceğim. Yoksa karşılıklı bir yanlış anlamadan, görme bozukluğundan ibaret basit bir duyguya fazla anlam yüklemesidir belki de. İnsan yaralarını paranteze alarak sevgiyle iyileştirmeye çalışır. O içinizdeki boşluk kiminle dolar?

Sahici aşklar da var biliyorum. Sevgili arkadaşım Marko'nun yaşadığı. Annesini küçük yaşta kaybeden arkadaşımın yeni annesi doğan kız çocuğuna eşinin yani Marko'nun annesinin adını veriyor hep onlarla yaşasın, var olsun diye. Bugün kaç kişi böylesi naif, ince, duyarlı bir kalbi taşıyabilir? Kaç kişi sevgi ye olan saygısını böylesi etkileyici bir nezaketle kalbindeki iyiliği gerçekliğe dönüştürebilir?

Torununa ısrarla sevdiği fakat kavuşamadığı aşkının ismini koyan büyükanneler var örneğin. Yıllar sonra o beğenilmez ismi neden koyduğunu yüreğinde taşıyamayıp ağzından kaçırıveren. Var sahici aşklar biliyorum. Duymak iyi geliyor çünkü sahici oluyor o zaman. Çünkü yaşam ve zaman aşkın sağlamasını ancak böyle yapabiliyor. Biliyorum.

Çünkü sevgi iyilikle bağlantılı etik bir değerdir. Önce zarar vermemek, karşındakinin ve kendinin değerini korumakla ilgili bir duygudur. Çünkü insan en çok kalbinden yara alır.

Sevgi yazarlardan, şairlerden, kitaplardan çok böylesi nadir yaşanmışlıklarda karşımıza çıkıyor, içimize küçücükte olsa bir umut serpiştirerek. Ne diyor William Faulkner, "Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde yaşayamayacaktı."

Ben insanların aynı dil, kültür, bayrak, millet gibi kavramlardan çok ortak acı aşk ve kederlerden doğduğuna inananlardanım.

Hala sevebilen insanların var olduğunu, hayal, kurmaca olmadığını görmek istiyor insan.  Yoksa varlığı inanılmaz bir halde artık ne yazık ki bu modern çağda. Kaç demet gül aklayabilir ki bu sahteliği?

Her halinizle, hatalarınızla, kusurlarınızla, yalansız, dolansız, hilesiz, hurdasız, sizi yarı yolda bırakmayacak, kimsenin yerine dublör olmayacağınız biri varsa eğer birlikte sarmaşık olup çiçeklenin. Yoksa da bu modern zamanların uydurulmuş gününe ayak uyduramayacaksanız alın bir kitap elinize ve kendi dünyanızdaki sevgili yazarınızla geçirin bu günü derim ben. En azından zehirlenmekten iyidir. Malum çağımız iyileştiremiyor bazı hastalıkları, içimizdeki yaraları.

Ama en çok yine de, "Aşktan, zincirlerden ve çözemeyeceğimiz diğer şeylerden bahsetmeyelim artık."  diyen Leonard Cohen severim ben.